Enver Aysever

‘Yandım yandım ki ne yandım!’

31 Ağustos 2020 Pazartesi

Uyumlu muhalefet olursanız iktidarın ekmeğine yağ sürersiniz. Gün gelir bayramları yasak ederler, dahası Anıtkabir’de yandaşlarına alkışlatırlar kendilerini. Şu tez yanlıştır: “Biz bir şey yapmasak da iktidar içten içe çürüyor, çökecek.” İyi de aynı zamanda toplum da çürüyor, çöküyor.

***

Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmazmış, doğrusu neden kargaya güvenmezler bilmiyorum, ama “sol liberaller” kadar berbat pusula bulamaz kimse. Akşener açıkladı: “Gülü sol liberal çevre destekliyor” dedi. Biz hep söyledik ama bu bilgi içerden.

Sözü edilen kişiler gazetemizi de bir süre ele geçirdi. Radikal, Yeni Yüzyıl, Taraf ve hatta dinci medyada yer aldılar. Şimdi de sosyal medyada etkililer. Ayrıca AB’den fonlanıp sanal gazeteler çıkarıyorlar. Bir de muhalif kılığına girip aramıza sızdılar. Sandılar ki farkında değiliz onların. Belleğimiz dipdiri!

***

Mazhar Alanson Saray’a iman ederek tarafını seçti. Geçen gün Bodrum konserleri vardı, hiç bilet satılmadığı için iptal edildi. Güzel halk hareketi! Bu tokat herkese örnek olmalı. Cumhuriyetle hesaplaşırsan bedelini ödersin. Her yargılama mahkemelerde yapılmaz. Öyle bir zaman olur ki sokağa çıkamaz hale gelirsin, bundan büyük ceza var mı?

Sol liberaller de aynı şekilde vicdanlarda yargılanacak. Şimdilerde Atatürk’lü paylaşımlar yaparak vaziyeti idare etmek istiyorlar, yemeyiz asla!

***

Bizim mahallede oturan emekli bir albay yolumu çevirip uzun uzun anlatırdı. İçi boş tahlillerin ardından da neden MHP’ye oy vermek gerektiğini söylerdi. Baktım muhalif yayın organlarında yine anlatıyor fikirlerini. Güler misin, ağlar mısın?

Mavi vatan” tartışmalarına bakıyorum da çok tehlikeli seyrediyor. Birkaç entelektüel asker hariç, çoğu AKP kayığına farkında olmadan binmiş durumda. Savaş hiçbir topluma huzur, güven, refah getirmez. Ha bir de bu ekibi destekleyen komplocu yazar çizer, akademisyen tayfa var. Sol liberaller bir yanda, onlar bir yanda.

***

Herkese boncuk dağıtan muhalif belediye başkanları gözünü cumhurbaşkanı adaylığına dikmiş durumda. Yazık ki gerçek görevlerinden sapıyorlar, daha kötüsü atamalarıyla risk alıyorlar. Her gün tarikat, cemaat ataması ihbarı geliyor. Kültür yaşamını çöle döndürdüler, bu da ayrı dert.

Biri popülizmin sonunun kötü olduğunu iyice anlatmalı bu isimlere. Üç ahbap çavuş ilişkileri kötüdür. Herkesle iyi geçinen birine güvenilmez. Mazhar örneği siyasiler için de geçerlidir!

***

Bizim memlekette cehalet, riyakârlık, bayağılık ödüllendirilir. Eğer “İhvan”a karşı çıkmaya cesaretiniz yoksa o kürsülerde, görevlerde ne işiniz var? Dünün sağcılarından halk kahramanı yaratanlara şaşkınlıkla bakıyorum doğrusu.

Alın işte, laik bazı kimselerin bayıldığı “Ziya Hoca” öğretmen maaşının en büyük sorun olduğunu buyurdu. Uzlaşı diye diye çöktü Cumhuriyet. Bu cehalet günlerinden nemalananlar sanıyor ki herkes unutkan.

Dün iktidara koltuk değneği olanların, şimdi de en önde muhaliflik oynamasına elbette gülüyorum. Tarih diye bir disiplin var ve hepsi kayıtlı orada.

***

Cumhuriyet, erdemli insan arar. Yani aydınlanmacı olacaksın, elbette görgülü de olacaksın. Sosyalizmden korkanların da bilmesi gerekir ki çıkar gruplarıyla bu iş olmaz. Sadece dinciler gerici değildir, azgın milliyetçiler, imanlı piyasacılar da gericidir!

Bayram günleri reklam filmlerinde Atatürk gösterip sorumluluktan kurtulmak mümkün değildir!

***

Dağ gibi sorunlarımız var. Roman kahramanıyla romancıyı bir tutan yazarlar var! “Kürt sorunu yoktur” diyen aydınlar(!) var. “Sınıf”ı yok sayan sosyalistler var. Sosyalistleri ikinci cumhuriyetçilerle karıştıran Kemalistler var. Dincileri demokrat sanan liberaller var. Hesap vermesi gerekenlerden akıl alan halkımız var!

Zamanın sarsılmaz terazisine güvenmek lazım!

***

Cumhuriyet değeri olan bayramların yasaklanması ne iyi oldu. Böylece halk sahip çıktı, hem kurucusuna hem de bayramlara. Her yer bayram yeri adeta. Yasak var diye dövünenleredir sözüm: “Cumhuriyeti kurarken izin almadık ki kutlarken alalım!

Her bayram günü hastalık mazeretiyle ortadan kaybolan Gül ve benzerleriyle yol alınamayacağını herkes iyice anladı sanırım. Ona öykünenlerin de kulağına küpe olsun.

Yenisini de kuracağız elbette. Eşit, özgür, devrimci Cumhuriyeti!


Yazarın Son Yazıları

Loris Teyze! 12 Ekim 2020
Kendine adalet! 8 Ekim 2020
Kayyım cumhuriyeti 5 Ekim 2020
Hakikat! 1 Ekim 2020
Entelektüel 28 Eylül 2020