Maske bazen takılır bazen indirilir!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Maske bazen takılır bazen indirilir!

07.05.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bilime en çok bugünlerde gereksinim duyuyor insanlar. Haliyle bilimciler de sınav veriyor, gelecek onlardan söz edecek. Zaman hızlı akıyor, kısa süre sonra “korona günleri” diye söz açıldığında, konu Türkiye’ye gelince “Orada Bilim Kurulu vardı” denecek. Kurul üyelerinin adlarını az çok öğrendik, tutumlarını anlamaya çalışıyoruz: “Söyledikleri kadar söylemediklerinden de sorumlular.

İnsan ya aydınlanmadan yana olur ya da tersidir.

***

AVM ve betona tutkun siyasal İslamcılar “darbe” yapılacağından endişe ediyor. Günlerdir düşünüyorum. “Kim yapacak bunu?” diye. Silahlı kuvvetler, polis ve akla gelen resmi/gayri resmi (!) tüm kolluk güçleri iktidarın elinde. Hukuku diledikleri gibi kullanmakta da mahirler. 15 Temmuz’dan bu tarafa, eğer FETÖ türü örgütler yargı karşısına çıkarılamadıysa kabahat de onların. Piyasacı iktidar varlığını sürdürmek için yine düşman yaratmak peşinde. Oysa gerçek şu ki zaten insanlık ağır darbe almış durumda.

Darbe alçaklıktır. Darbeci insanlığın yüz karasıdır!

***

Devrimci tarihi ileri götüren kişidir. Devrim kırılma anıdır, bir dönem sonlanır, yenisi başlar. Mustafa Kemal devrimciydi. Gerici imparatorluktan Cumhuriyet yaratmak büyük iştir. Kuldan yurttaşa geçmek. İradeyi gökten indirip millete vermek. Ümmet olmaktan millet olmaya geçiş kolay değildir. Sözle olmaz, bilinç gerekir. Dönemin milliyetçiliği ilericidir. Laiklik son derece önemlidir. Yazık ki tam anlamıyla hâlâ gerçekleşememiştir. Devlet ancak hukuk varsa anlamlıdır. Halkın çıkarı esastır.

En önemlisi sürekli devrimcilik ilkesine bağlı kalmaktır.

***

Tarih akıyor. “Milliyetçilik” kavramı giderek aşındı. Hitler ile birlikte ırkçılık anlamına büründü. Kavramlar önemlidir. Kirlenen sözcüğün yerine “ulus” kondu. “Ulus” içinde herkes olursa anlamlı hale gelir. Aidiyet ne kadar güçlenirse o zaman halk olur. İlericiler “yurtseverlik” kavramını ürettiler. Böylece ırka dayanan tüm vurgudan kurtuldular. Geniş kesimlerin yan yana yaşayacağı bir memleket düşüydü bu. Elbet bunun için hukukun üstünlüğü gerekliydi. Başarılamadı bir türlü.

Irkını sevmekle memleketini sevmek ayrıdır.

***

Cumhuriyet devrimdir. Tamamlanmamıştır. Eğer Köy Enstitüleri süreci yarım kalmasaydı, kaçınılmaz olarak dümen sosyalizme kırılacaktı. Olmadı. Devrim yenik düştü. Darbeyi gerici güçler kol kola girerek başardı. Bakarsanız her biri Mustafa Kemal’e bağlı kişilerdi. İlkelere bağlıydılar. Milliyetçi, laik burjuvalardı. İşte yeni bir sorun daha çıkmıştı ortaya: “Hangi Atatürk” diye sormak zamanıydı.

Doğan Avcıoğlu, Uğur Mumcu, İlhan Selçuk, Ali Sirmen gibi devrimciler, “sınıf” bilinciyle davrandılar. “Antiemperyalist” olmak yetmiyordu, ileri gitmek “antikapitalist” olmak gerekiyordu. Yeni mücadele alanı “Gardırop Atatürkçüleri”ydi artık. Sermayenin gücüyle halkına nefes aldırmayanlarla savaşmak gerekiyordu. 12 Mart’ta, 12 Eylül’de bunlarla karşı karşıya gelindi. Karşıtlık öylesine derindi ki Nadir Nadi Bey, “Ben Atatürkçü Değilim” diye yazmak zorunda kaldı.

***

Kabul edelim, ahali eskinin “merkez sağ” siyasetçisini arar oldu. Nedeni darbelerdir. Atatürk adına sahaya sürülen Evren, elinde kutsal kitap ve bayrakla siyasal İslamcıların önünü açtı. Sıkı milliyetçiydi. Hem de laikti. Özde ABD’ciydi. Toplum bilerek kutuplaştırıldı. Kaba karşıtlıklar incelikli düşünmeye engeldir. Derinleşmiş sorunlar sumen altı edildi, herkes birbirine benzesin istendi. Kangren olan sorunlar ancak sosyalistler eliyle çözülebilirdi. Meydan milliyetçi, muhafazakâr, piyasacı İslamcılarla milliyetçi, laik, piyasacı “poster Atatürkçülerine” kaldı.

***

Maske satılacak mı, dağıtılacak mı?” bir türlü karar verilemedi. Koronadan korunmak için maske takmak lazım. Gericilik virüsünden kurtulmak için de maskeleri indirmek lazım. Öyle günlerdeyiz. Siyasal İslamcıları biliyoruz. Ya diğerleri? Sınıf bilinci olmadan ileri gitmek mümkün mü? Salt yaşam biçimi üzerinden itiraz ederseniz, kapitalizmle mücadeleniz yoksa size “sahte muhalif denir.

Gazetelerden, kürsülerden kendinizi kandırabilirsiniz ama tarih akıyor.

***

Diyeceğim bilime her alanda gereksinim duyuyoruz. Eski kavramlarla yol almak söz konusu değildir. AVM’leri açacak olanlar piyasacılardır. Sürekli “millet, bayrak” diyerek bağırıyorlar. Kiminde takke var, kiminin elinde bayrak, bazısı “Gardırop Atatürkçüsü”...

Herkes, yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla kişisel tarihini yazıyor!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020