Liberal bariyer!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Liberal bariyer!

04.10.2018 09:00
Güncellenme:
Takip Et:

Genlere işlenmiş bir sorundur memleketimde ‘aydın düşmanlığı’. Güruh/yığın; düşünen, soran, tartışan, bilgiyi arayan kişilere düşmandır coğrafyamızda. Dönüp kendine bakmaz; ‘ben niye okumuyorum, dünyayı anlamak için neden çaba sarf etmiyorum’ demez. Güç gelir okumak! Düşünmek, araştırmak emek ister. Aydın kişiyi yabancı sayar kalabalıklar, dışlar! Türlü sıfatlar takar! ‘Entel’ der. Bizde halkçılık cehaletin kutsanmasıdır. Lümpenlik moda, geçerli bir davranış biçimidir!
CHP’nin Abant çalışması sonrası yaptığı açıklamayı okuyunca acı acı gülümsedim. “Entelektüel, akademik ve elitist bariyerleri aşıp sağ partilere oy veren büyük kesimin diliyle konuşmak” konusunda uzlaşı sağlanmış meğer! Yani? Diyorlar ki; devletin bilinçli olarak geliştirdiği, dayattığı ‘aydın/aydınlanma düşmanlığı’nı biz daha iyi yapalım. Yapamazsınız! Belki dünya tarihinin bu konuda en başarılı, yetkin örneği AKP karşımızda durmakta! Ona benzeyerek, ondan rol çalmaya çalışarak olmayacağını defalarca gördük. Daha Ekmeleddin olayı bellekte. Ya İhsan Özkes’e ne diyeceğiz? Gül meselesine hiç girmiyorum…
Berlin Duvarı yıkıldı, ardından liberal tezler dünyada kolayca cirit atmaya başladı. Şimdi görüyoruz ki, iki kutuplu dünya küresel bir dengeymiş. Pazarlanan “ideolojiler bitti” söylemi, en hızlı sonucu bizim ülkede aldı. 12 Eylül 1980 ile birlikte örgütlü işçi sınıfı ve onun tarihsel dostu, yoldaşı aydınlar katledildi. İşte bunun sonucudur bugün yaşanan milliyetçi, dinci, mezhepçi söylemin iktidar olması. Bir anlamda kökü Özal’dır bu işlerin, nihai sonucu da RTE’dir. Bayağılık, vasatlık, cehalet, hamaset iş görür oldu. Sıfatı akademisyen olan kimi tipler “Cahillerin ferasetine güveniyorum” diyebildi mesela. ‘Ğ’ harfinin neresine çizik atacağını bilemeyen başbakanasahip oldu ülke. Örnek çok. Sağ tüm bunları yarattı ve halka dedi ki: ‘İşte senin gibi insanlar yönetiyor ülkeyi!’ Yani? Cehalette buluşalım!
Azra Erhat’ın “Osmanlı Münevverinden Türk Aydınına” kitabı Cumhuriyet Devrimi nasıl yeni insan yaratmak ister, onu anlatır. Osmanlı münevveri ile Cumhuriyet aydını arasında köklü fark vardır. Biri (Osmanlı) münevveri saraydan ve çevresinden beslenir. Düşünsel gelişimi her nasıl olursa olsun, o egemen güce yaslar sırtını. Devrimci kimliği yoktur, arayışı belli ölçülerde değişimi içerir. Bu yüzden halktan uzaktır. Oysa Cumhuriyet aydını doğrudan halkın içinden çıkmış, mücadelesini onunla kol kola vermiştir. Somut örnek Köy Enstitüleridir. Yurdunu tanıyan, toprağını bilen, okuyan, sanatla, bilimle iç içe, cesaretli insan yaratmaktır amaç. Elbet bu insan aydınlanmış olacaktır ve kaçınılmaz biçimde de solcudur! Cumhuriyet kendi yarattığı bu insan tipinden korkmuş, ricat etmiştir. Asıl mesele budur, bu amaca, iddiaya geri dönmek gerekir.
CHP raporunda ne diyor? “Ben sağcı olacağım”! Neden? Aydınlar halktan kopuk çünkü! CHP’ye solcu demedi kimse ama kurucusunu da mı işitmez bir parti. Mustafa Kemal ‘Konya Söylevi’nde doğrudan Osmanlı münevverini eleştirir, yukarıda saydığım gerekçelerle. Oysa Cumhuriyet aydını neye sahip olduğunu bilmekte, halkın yanında durmaktadır. Seçkin bir dil kullandığı iddiası külliyen yalandır. Nâzım mı halktan kopuk, Orhan Kemal mi, Ruhi Su mu, Uğur Mumcu mu, Server Tanilli mi, Niyazi Berkes mi, Hasan Hüseyin mi? Kim?
Eğer halktan kopuk dil arıyorsanız Fethullah’ın vaazlarına bakın, daha düne dek AKP’nin ortağı olan hani! Şimdilerde benzerleri her yanda! Mesele açıktır, CHP liberal tezlerle savrulup durmaktadır, ülkenin aydınlığa çıkmasının önünde tek engel bu ‘liberal bariyer’dir! Cumhuriyet aydını saray sofrasına oturmaz, mahpus yatar sözünden dönmez! Bu hep böyle olmuştur, ötesi ucuz ezberdir! AKP ülkeyi düşkünler, muhtaçlar toplumu haline getirdi. Buna ancak aydınlar, aydınlanmacılar, sosyalistler karşı durabilir. AKP’ye benzeyerek onun imamlarından biri olur, Cumhuriyet’in cenaze namazını kıldırırsınız!
Sağın dilini konuşursanız sonuç ne mi olur, merak ediyorsanız söyleyeyim;
Sendikasız işçiler iyice yalnızlaşır, güvencesiz çalışma dayatılır; tarikatlar, cemaatler zaten almış yürümüş durumda, iyice pervasız davranırlar, gizli kapaklı yurtlarda çocuklarımıza tecavüzler artar; artık soluk almanın imkânsız olduğu şehirlerimizde, kalan bir avuç alana da betondan AVM’ler dikilir; hırsızlık, yolsuzluk, talan, yalan, alır başını gider…
Daha ikinci yazıda CHP’yi eleştirmek istemezdim, vakit varken herkes kendine gelmeli!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020