Enver Aysever

Hem Özal’ı övmek hem Köy Enstitülerine üzülmek!

20 Nisan 2020 Pazartesi

Saray, CHP’li belediyelere yaşam hakkı vermiyor. Son iki günde olanlar:

Adana Belediyesi’nin açtığı sahra hastanesi mühürlendi.

Mersin Belediyesi’nin ücretsiz ekmek dağıtımı yasaklandı.

Kadıköy Belediyesi’nin izinli 23 Nisan bandosu yasaklandı.

Peki, bu olanlara şaşıran, rastlantı sayan var mı acaba?

***

AKP milliyetçi, mukaddesatçı, piyasacı bir koalisyondur. Uygulamalarının tamamı bu yöndedir. Erbakan’dan ayrılıp “Milli Görüş gömleğini çıkardık” demelerinin anlamı şudur: Küreselci olacağız, ayağımıza pranga olan “yerli” ne varsa vazgeçeceğiz, kullanışlı bir iktidar kuracağız! Erbakan da gericiydi, ancak AKP gibi liberal çevrelerle kol kola değildi. AB karşıtıydı, ABD’ye söverdi. Erbakan da Cumhuriyet, aydınlanma düşmanıydı, ancak öğrencileri gibi Batı’ya sevdirememişti kendini. Şimdi Erbakan güzellemesi yapanlar sözlerini anımsasınlar.

***

Geçen cuma Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüydü. Eğer o süreç başarıyla yönetilseydi, baskılara direnebilseydi İnönü, bugün devrimler amacına ulaşmış olacaktı. Yoksul halk çocukları dahil tüm insanlarımız eşit, adil eğitim almış, özgür düşünen, aydın insanlar olacaktı. Yazık ki Köy Enstitüleri kapandı, Cumhuriyet düşmanları o gün iktidara geldi.

Kim ne söylerse söylesin Menderes-Bayar liberal gerici hattı ilk yıkıcı eylemi gerçekleştirdiler.

***

Aynı gün Özal’ın ölüm yıldönümüydü. Özal kimdi?

Gerici MSP’nin Konya vekil adayıydı. Tarikatçıydı. Nakşibendi idi. 24 Ocak Kararları’nın mimarıydı. Sonradan Demirel’i hançerleyecekti gerçi ama onunla birlikte çalışıyordu. Darbeciydi. Evren’in 12 Eylül’ünden sonra başbakan yardımcısı oldu. Ardından karşısında tüm engeller vetolarla kaldırıldı ve önce başbakan, ardından cumhurbaşkanı yapıldı.

Özal, “Bize iki buçuk parti, iki buçuk gazete yeter” diyen adamdı. Sansürcüydü. Piyasaya tapandı. İşçiler onun için “Ankara’nın şişmanı işçi düşmanı” diye yürüdüler.

Dönemin muhalefet lideri Erdal İnönü onu eleştirdiği vakit; “İnönü bile bizim Ahmetle uğraşıyor. Ahmet biraz ağır gelir, daha ufağı var, küçük Turgut var, onunla uğraşsın” diyen kişidir Özal. “Açız” diye ona seslenen işçiye “Senin reyine ihtiyacım yok” diyendir.

***

Özal’ın kurduğu dört eğilim partisi; ülkücüleri, dincileri, liberalleri ve dönek solcuları kapsamıştı. Özal açıkça “Ben zengini severim” diyerek kimden yana olduğunu söylemişti. Dönemin muhalefet partisi SHP’ye ağza alınmayacak sözlerle saldırmıştı. Terörist ilan etmişti. Oysa SHP “Kürt Sorunu” gibi yakıcı bir meselede taşın altına elini koyma cesareti göstermişti. Bedelini de ağır ödemişti. Sanılanın tersine Özal, süreçte milliyetçi çizgiden asla vazgeçmemişti.

***

Erdoğan, Özal’ın tüm hayallerini başarmış bir siyasal aktördür. Başkanlık düzenini getirerek, tek adam olmayı sağladı. Artık onun haberi olmadan kuş uçmuyor memlekette. CHP belediyelerine yapılan zulüm uygulamalarının tümü, kuramcısı Özal olan düzenin RTE eliyle yaşama geçmesidir. Piyasacılık, milliyetçilik, dincilik, pragmatizm hepsini bire bir uygulamaktadır RTE. Onun Özal’ı hayırla, saygıyla, özlemle anması doğaldır. Tersi şaşkınlık yaratırdı. Dikkat edin Cumhurbaşkanı Köy Enstitüleri için tek cümle kurmamıştır. Haklıdır ayrıca, eğer o okullar olsaydı, böyle bir düzen kurulamazdı.

***

Hem Özal’ı hayırla anıp hem Köy Enstitüleri için üzülemezsiniz.


Yazarın Son Yazıları

Tavşan muhalefet 9 Temmuz 2020
HalkTV kapanırsa! 6 Temmuz 2020
Küllenmeyen yangın! 2 Temmuz 2020
Demokrasi için yürümek! 25 Haziran 2020
Bit yavrusu! 18 Haziran 2020
Ya o polis sen isen? 1 Haziran 2020
Esas mesele! 28 Mayıs 2020
Yeni normal! 18 Mayıs 2020