Hangi iktidar hangi muhalefet!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Hangi iktidar hangi muhalefet!

27.04.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Muhalefet vekilleri, Erdoğan 23 Nisan’da Meclis’e gelmedi diye pek içerlemişler. Genel başkanlardan parti sözcülerine hepsini dikkatlice dinledim, aynı cümleleri kurup, verip veriştiriyorlardı.

Erdoğan korona sebebiyle gelmemiş değil Meclis’e. Artık Meclis’e gereksinimi kalmadı da ondan gitmiyor. Milli iradenin yansıdığı, Kurtuluş Savaşı’nı veren Meclis yok artık. Şimdi orada el kaldır indir, fotoğraf ver görevi yapanlar, Erdoğan’ın kurduğu “Türk Tipi Başkanlık Sistemi”nin figüranıdır. Daha açık söylersek, halk deyimiyle, Erdoğan Meclis’tekileri “adam/kadın yerine koymuyor!

***

Yasama, yürütme, yargı yetkisi fiili olarak Saray’da artık. Bakanlar atamayla belirleniyor. Erdoğan’ın her sözü kanun sayılıyor. RTE olsanız, değerli zamanınızı ayırıp Meclis’e gider misiniz? Hadi gerçekçi olalım: “Meclis 100. Yaşını Kutluyor” söylemi yalandı. O “Gazi Meclis” en son halkoylamasıyla kapanmış, yetkilerini devretmiştir; yazık ki 100. yaşını görememiştir. “Cumhurbaşkanı niye Meclis’e gelmedi?” diye dertlenmek yerine, “Cumhuriyeti yeniden nasıl kazanırız, Meclis’i yeniden nasıl kurar, yetkilerini iade ederiz” diye düşünmek gerekir.

Kaldı ki bütçe konuşulurken Cumhurbaşkanı gelmemişti Meclis’e, vekâleten Saray’dan birini göndermişti. Bu şaşkınlık niye?

Son derece önemli bir oylama yapıldı bundan iki hafta önce, mafya liderleri, katiller halkın içine salındı; gazeteciler, siyasi hükümlüler içeride tutuldu, bugün karalar bağlayan muhalefet vekillerinin büyük bölümü o gün tenezzül edip Meclis’e gitmediler. E, sizin rahatınızı bozup gitmediğiniz Meclis’e Cumhurbaşkanı niye gelsin ki?

***

23 Nisan 2020 ibretlik bir gün olarak tarihe geçecek. Anıtkabir ziyaretinde protokolün maskeli hali belleğimize kazındı, o ayrı. Her sene bir hastalık uydurup Anıtkabir’e gitmeyen siyasilerin, gerçek salgın halinde, doğru dürüst önlem almadan, fiziksel mesafeyi hiçe sayarak katıldıkları töreni kenara yazalım.

O gece her yerde İstiklal Marşı okundu. İlk bakışta göze hoş göründü tablo. Kaba bir tasnifle: örneğin İzmir, Kadıköy, Çankaya Mustafa Kemal’e şükran duygusuyla okudu marşı. Öte yandan: Konya, Kütahya, Trabzon muhtemelen 2023 hayalleriyle okumaktaydı. Beştepe balkonunda, çocuklarla içli dışlı Erdoğan görüntüsü düşündürdü. Korona bir günlüğüne ve sadece Saray’da yasaklanmış olamaz değil mi? Hani örnek olmak, fiziksel mesafe?

Dahası ülkenin bir bölgesi hiç okumadı Milli Marşı, çünkü aidiyet duygusunu tamamen yitirmiş durumdalar. İnsanlar balkonlarına bayrak astılar, sevinçle salladılar. Bayrak aynı bayrak, marş aynı marş ama…

***

Bu ülkenin önemli sorunu meselelerin etrafında dolanmaktır. Maskeli baloda ısrar etmektir. Neredeyse hiçbir ortak değeri kalmayan kesimler, giderek birbirini düşman görmekteler. Sosyal medyaya biraz baktığınızda azgın milliyetçi dili, siyasal İslamcı güruhu hemen fark edersiniz. Örgütlü saldırılarla insanları hedefe oturtan troller, doğrudan hukuka yön vermeye başlamış halde. İfade özgürlüğü çoktan askıya alındı, basın özgürlüğünden söz açmak mümkün değil. Bu ortamda, sanki ortada bir Meclis varmış gibi davranmak, olsa olsa muhalif kesimleri uyuşturma görevi yapmaktır.

***

Korona ağır iktisadi koşullar oluşturacak. En az bir yıl daha salgın devam edecek. İktidar ya fiili sürü bağışıklığı yolunu deneyecek ya da zorunlu önlemlere devam edecek. Her iki durumda da toplumsal fay hatları derinleşecek, kırılganlık artacak. Toplumun ses vermesi güçleşecek.

Önümüz 1 Mayıs, Saray’ın arayıp da bulamadığı koşullar oluştu işte: “Yaşam eve sığar Türkiye” değil mi? Değil! İşçiler korona günlerinde fabrikalarda, tersanelerde, atölyelerde… Vahşi kapitalizm her fırsatı kullanmaya devam edecek.

Ya müteahhitleri memnun eden piyasacı anlayışın yanında olacaksınız ya da emekçinin.

***

Bakın korona bize ne güzel düşünme olanağı sağladı: patronların sağlığı mı, halk sağlığı mı? Diyeceğim; Cumhuriyetin mirasını yediğimiz için virüs hâlâ hepimizi esir alamadı. Ona bağlı etik değerleri olan hekimlere borçluyuz.

Erdoğan neden Meclis’e gelmedi?” diye karalar bağlamak yerine, halkın Meclis’i için mücadele etmek lazım!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020