Demirtaş’ın çocukları...
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Demirtaş’ın çocukları...

03.09.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

İnsan bir kere vicdanını yitirdi mi, ne söylesen boş. Terazisi bozuk, değerleri yitmiş insanlar arasında elbette acı çekerek yaşıyoruz. Umutsuz değilim ama gerçekten üzgünüm. Konuyu Selahattin Demirtaş’ın çocuklarına getireceğim.

Demirtaş, siyasi tutsak. Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin eş genel başkanıyken tutuklandı. Rivayet o ki “Seni başkan yaptırmayacağız” söylemi etkili olduğu için iktidar onu mahpusta tutuyor. Türk tipi başkanlık sistemi denilen tuhaf yapı, belki o dışarıda siyaset yapsaydı engellenecekti. AİHM kararlarına rağmen salıverilmedi.

***

Demirtaş örneğinin diğer tutuklulardan farkı milyonlarca oy almış lider olması. Yani bir halkın iradesi yok sayılmış halde. Demokrasi toplumda her bireyin kendini Meclis’te görmesiyle mümkündür. 12 Eylül 1980’nin verdiği en büyük zarar, bu temsiliyeti ortadan kaldırmasıdır. Söz gelişi ben Meclis’te temsil edilmiyorum, tıpış tıpış kimsenin peşine düşmek istemediğim için de örgütlenerek yol açmaya çalışıyorum, neyse başka yazı konusu bu.

Selahattin Demirtaş’la gazetemize söyleşi yaptım. Karşılıklı fikir alışverişi içeren metin temel olarak içinde bulunduğumuz sürecin eleştiriyle birlikte, farklı çözüm önerileri getiriyordu. Genel anlamda büyük destek gören sözlerine, elbette tepki de geldi. Kimi sözleri cımbızlayarak yorum yapan, çağın gerçeklerini görmek istemeyenler oldu.

***

İlk gençliğimde “Kürt sorunu” üstünde üniversitede, mahallede tartışmalar yapılırdı, yumruk yemişliğim de vardır. Orhan Gökdemir’in bu konuyla ilgili yargılandığı mahkemede demesiyle, “Biz yok deyince Kürtler yok olacaksa mesele yok”. Ama varlar, iyi ki de varlar. Kürtçe de Türkçe gibi Arapça gibi İngilizce, Rusça gibi çok güzel bir dil. Keşke bilseydim. Mehmet Uzun’u anadilinden okumaktan daha lezzetli ne olabilir?

Çocuklarını göstermiyorlar Selahattin Demirtaş’a. Bahane salgın! Yerseniz. Tıpkı 30 Ağustos yasağı gibi. Hukuk, siyasetin eline düşünce acımasız hale geliyor. Kimi cezalandırıyor hâkimler? Bu ölçü yitimi, değerlerin ortadan kalkması herkese zarar verir. Hele de bu insanlar “Kürt” diye oh çeken ırkçıların ikiyüzlülüğü tiksindirici!

***

Irkçılık deyince, kimse kendine bunu yakıştırmıyor da bilinçaltında, cümlelerinde kimin kim olduğunu anlıyoruz. Hâlâ “Kürt sorunu yoktur” diyenlerle karşılaşıyoruz, bu ülkenin birlikte yaşama sorunu var, derin hem de! Eskiden kendini ülkenin sahibi sayan asker, bürokrat çevre sanırım artık meseleyi kavramıştır. Bu insanların köyleri yakıldı, bok yedirildi, dilleri yasaklandı. Sınırdan geçen suçsuz köylüler bombalandı.

Burası Ortadoğu, acının coğrafyası. Milliyetçilik, mezhepçilik, dinciliğin her türüyle kardeş kardeşe kırdırılır. Kapı komşunuzla düşman hale gelirsiniz de nasıl olur anlamazsınız bile. Geçende 17 yaşında bir genç kadına tecavüz eden çavuş da düzenin pisliğidir. “Bana bir şey olmaz” diyerek dolaşmaktadır aramızda; görevden ihraç edildiği için belki de artık daha da tehlikeli halde.

***

Bu ülkede sadece Kürtler öteki değil. Aleviler, sosyalistler, laikler, Cumhuriyetçiler, AKP gibi inanmayan dindarlar, kadınlar öteki. Kimse kimseye üstten bakarak sorunlarını çözemez. Kimse Batman’daki tecavüzü “bir arkadaşım anlattı” diye hikâye edemez. Evet, bu ülkenin sorunları büyük, Batman’da da Kütahya’da da Edirne’de de Rize’de de. Hiç kimse diğerinden üstün değil, hiçbirimizin diğerine akıl verecek hali de yok!

Bu ülke vicdanını yitirdi. Her gün erkekler tarafından öldürülen kadın haberleri okuyoruz. Bunu “Batman cahil, gerici, kadınlar değersiz” diye açıklayamayız. İstanbul da gerici, burada da kadınlar değersiz, geniş kesimler cahil, duyarsız. Çok büyük zekâ gerektirmiyor aslında durumu anlamak. Bir sabah kalktığınızda diliniz yasaklansa nasıl hissedersiniz mesela ya da oy verdiğiniz partinin genel başkanı içeri atılsa, çocuklarıyla bile görüştürülmese...

***

Önümüzde 29 Ekim var, “Cumhuriyet Bayramı”, muhtemelen yine engellerle karşılaşacağız. Ülkenin kurucu lideri Mustafa Kemal ve arkadaşları Cumhuriyeti yarattı, ardından gelen kuşaklar geliştirmeyi, demokratikleştirmeyi yazık ki beceremedi. Sonunda tek adama dayalı Saray rejimine dek gelindi. Peki, ne yapacağız?

Diyarbakır’a gidip Kürt çocuklarına sosyal deney yaparak falan çözemeyiz sorunları. Elbette o dünya güzeli çocuklar vicdanlılar, eee ne olacak, neden tersi olsun ki? Asıl sorun orada saklı işte. Çocuk yaşta çalışıyorlar, yani işçiler; eşit koşullarda eğitim alamıyorlar, geleceksizler; aileleri yoksul, belki de suça karışmış durumda; anneleriyle kendi dillerinde konuşmaları da yasak üstelik! Sorun siyasaldır, din kardeşliğiyle, milliyetçilikle de çözülemez.

***

Diyeceğim, “kardeşiz” derken, kimse ağabey böbürlenmesine kapılmadan yaklaşmalı meselelere. Gezi’de nasıldık, oradan çıkacaktır çözüm...

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020