Ölümcül hata: İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmak

Ölümcül hata: İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmak

21.07.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP iktidarı, kaçınılmaz sona yaklaştığını, değişeceğini gördüğü için, panikliyor, kaybedecekleri bir seçime doğru yanlış üstüne yanlış yapıyor:

1) Artık aday olacağı hemen hemen kesinleşmiş olan ve adaylık yolunda son derece başarılı bir eylem ve söylem dizisi gerçekleştiren Kemal Kılıçdaroğlu’nu yıpratmak.

Oysa Kılıçdaroğlu’na saldırıldıkça hem önemi ve ünü artıyor hem de kazanma şansı artıyor.

2) Altılı masayı küçümsemek, olanaklı ise bozmak.

Oysa altılı masa üyeleri, kendilerine saldırıldıkça, birlikten kuvvet doğduğunu daha iyi görüyor.

3) Kürt oylarını olanaklı ise bölmek, bir bölümünü yanına çekmek, olanaklı değilse sandığa gitmekten vaz geçirmek.

Oysa Kürtler aldatıldıkları süreci hâlâ unutmuş değiller bu eylem ve söylemlere daha da kızıyorlar.

4) Aynı anda Kürt siyasetini teröristlikle ve bölücülükle itham etmek.

Oysa HDP bu tür ithamlarla karşılaştıkça bütünleştirici ve tüm toplumu kapsayıcı demokratik ilkeleri savunduğunu tekrar tekrar vurguluyor.

5) Altılı masayı teröristlikle itham ettiği Kürtlerle işbirliği içinde göstermek ve siyasal dinci çizgisine ek olarak aşırı ırkçı bir ideolojiyi savunmak.

Oysa tamamen temelsiz ve geçersiz olan bu iddialar, Tuğrul Türkeş’in “azgın milliyetçilik” dediği ideoloji takipçisi yandaşlar dışında toplumda hiçbir karşılık bulamıyor.

6) Eski “‘Yetmez ama Evet’çilerin” ve eski liberal solcuların bir bölümünün de içinde bulunduğu bazı Marksist grupların ve sözde Atatürkçü bir görünüm veren Vatan Partisi’nin de desteğini alarak solcu ve Atatürkçü seçmenlerin zihnini bulandırmak.

Oysa bu yöntem de hem sayısal hem de siyasal olarak hiçbir kıymeti olmayan sayıda seçmeni hedeflediği için etkisiz kalmaya mahkûm.

Üstelik de gerçek Marksist ve Atatürkçüleri Demokrasi Cephesi içinde kalmaya teşvik ediyor.

7) Yolsuzluk, talan ve kaynak aktarmayı son derece hızlandırarak, hem kendi çekirdek seçmenini ve oligarşisini desteklemek hem de haksız kazanç sahiplerini seçim öncesinde seferber etmek.

Oysa bu hızlandırılmış servet aktarımı ve toprak yağması, hem Kılıçdaroğlu’nun hem de toplumun tepkilerini daha da arttırıyor ve yolsuzlukları daha da görünür hale getiriyor.

8) Çekirdek kadrolarını güçlendirmek için ülkeyi gittikçe şeriat rejimine kaydırmak, tarikat ve cemaatlerle siyasal işbirliğini resmi işbirliği haline getirmek.

Oysa bu kayış, çekirdek kadroları güçlendirmekten çok, toplumda laikliğin demokratik rejim açısından önemini vurguluyor.

9) Kılıçdaroğlu’nun asgari ücret, öğrenci kredileri gibi konularda yapılan yanlışları vurgulayan önerilerini uygulayarak, muhalefetin elindeki kozları almak.

Oysa iktidar Kılıçdaroğlu’nun yaptığı önerileri uyguladığı zaman, teşekkürler Kılıçdaroğlu’na gidiyor
ve adaylığı daha da güçleniyor.

***

Şimdi gelelim, asıl son iki ölümcül hataya:

1) İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmak ve bunu Danıştay’a onaylatmak gibi, kadın hakları başta olmak kaydıyla insan haklarını zedelemek, yargıyı tam denetime alarak, Seçim Kurulları da dahil olmak üzere, bütün devlet olanaklarını, sandıkları iktidarın denetime alacak biçimde kullanmak hazırlığı.

Bu hata sadece kadınların öldürülmesini teşvik ettiği ve artırdığı için “ölümcül” değil, aynı zamanda iktidarın sonunun geldiğini vurguladığı için de “siyasal anlamda” iktidarı bitiren bir yanlış!

Çünkü bu hazırlık toplumda, seçmenlerin en büyük kesimi olan kadınları iyice kızdırıyor ve demokrasiye dönüş için siyasal bir seferberlik yaratıyor.

Nitekim Kılıçdaroğlu bu hatayı “24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe koyacağız” diyerek derhal bir gole çevirmiştir.

2) Son olarak “Seçimi kaybetseler de iktidardan gitmezler” propagandası.

Oysa iktidara zorbalıkla el koymaya dayalı olan bu propaganda kendi halindeki seçmeni bile kızdırıyor ve toplumda, yasalara karşı oluşacak olan her türlü kaba kuvvet müdahalesine karşı koyma kararlılığı yaratıyor.

***

Her iktidar geldiği gibi gider!

Meclis’in kabul ettiği İstanbul Sözleşmesi’nden tek imzayla çıkan ve bunu Danıştay’a onaylatan bir iktidar mutlaka hızla gider.

Üstelik Türkiye’nin Demokrasi deneyiminin bir de özelliği var:

Darbeyle gelen askerler bile seçimle gitmişlerdir.

Unutmayalım: Türkiye’de dinci darbelerin, emperyalistlerin ve dinci politikacıların zedelediği kör topal gelişen demokrasi deneyimi bile sandığın gücünü yok edememiştir!

Yazarın Son Yazıları

Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025
Açılım, Stockholm sendromu ve toplumsal şok (5)

İktidar, kamuoyundaki yaygın izlenime göre, “Açılım Süreci”ni, ilan ettiği gibi “Barış” “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” için değil, başarısızlıklarından dolayı siyaseten biten ömrünü uzatmak için içeride DEM Parti’den, dışarıda Emperyalizmden destek aradığı için yapıyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü.

Devamını Oku
07.12.2025
Mezhepçilik ve tarikatçılık da demokratik rejim düşmanlığıdır!

Dün Etnikçiliğin Demokratik Rejim karşıtlığını (düşmanlığını) yazmıştım.

Devamını Oku
05.12.2025
Etnikçilik demokratik rejimi yıkar!

Etnikçilik, insanların tarih boyunca sahip oldukları Aile, Aşiret, Din, Mezhep, kimlikleri üzerine, Endüstri Devrimi’nin getirdiği “Ulusal” ya da “Milliyetçi” kimliğin, Totaliter bir anlayışla istismar edilmesinden kaynaklanan Faşist bir ideolojidir.

Devamını Oku
04.12.2025
Siyasette Stockholm Sendromu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kurultay konuşmasında, “Stockholm Sendromu” anımsatmasını yapmadan önce, İktidarın, “Terörsüz Türkiye” sloganı bağlamında başlattığı “Sürecin” bütün çelişkilerini vurgulayan bir konuşma yapmış.

Devamını Oku
02.12.2025
Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş...

Devamını Oku
30.11.2025
Faşistliğin dini mezhebi ırkı milliyeti yoktur

Faşizm ve Faşistlik, gerek Rejim gerek Kişilik yapısı olarak Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığıdır.

Devamını Oku
28.11.2025
İki hukuk profesörü konuşurken...

“Anayasa”, “Hukuk” ve “Yargı” bir devletin omurgasıdır..

Devamını Oku
27.11.2025
CHP’nin savunması için Okkam’ın usturası!

“Okkam’ın Usturası” bir önermedir:

Devamını Oku
25.11.2025
Çıldırtan çelişki!

Emperyalizmle işbirliği yapan İktidar: “Barış” sloganı ile halkı aldatarak...

Devamını Oku
23.11.2025
CHP, kendisini ve demokrasiyi etnikçiliğe kurban edemez!

Emperyalizm ve İktidar ittifakı, hem dıştan hem içten son derece güçlü bir biçimde çeşitli baskılar uygulayarak, Türkiye’yi, “Ortadoğu Bataklığında” parçalanarak boğulacağı bir “Sürece” sürüklüyor!

Devamını Oku
21.11.2025
'Kişiye özel rejim' önerisinin çıkmazı

Devlet Bahçeli aynı anda üç öneride bulundu...

Devamını Oku
20.11.2025
Atatürk üzerine birkaç kitap

Son zamanlarda, Atatürk’e, İstiklâl Savaşı’na ve Cumhuriyet Dönemi Tarihi’ne ilişkin saldırılar, saptırmalar ve iftiralar çok artınca, bu konulardaki gerçek tarih araştırmaları, kitapları da çoğaldı.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianame, devlet yönetimine yansıtıldığında?...

Cuma günkü yazımı şöyle bitirmiştim...

Devamını Oku
16.11.2025
Başarılı politikacılık ve avukatlık suçlanınca?...

Lafı dolandırmaya gerek yok...

Devamını Oku
14.11.2025
İddianame, Atatürk, Haberal ve umut!

Bugünlerde, tam 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinin ertesi günü açıklanan...

Devamını Oku
13.11.2025
Atatürk: İki yalan dört düşman

Dün Atatürk’ü andık; bu vesileyle, bugün, Atatürk konusundaki çok önemli iki yalana ve dört düşmana değinmek istiyorum.

Devamını Oku
11.11.2025
İkinci Silivri trajedisinde anayasa ihlalleri

“Birinci Silivri Trajedisi Dönemi”, Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığından ayrılma zamanı olan Haziran 2007 tarihinde başladı.

Devamını Oku
09.11.2025
İktidarın çelişik operasyonları

İktidar, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ni tanımlayan Anayasa’ya Cumhuriyet rejimine aykırı ve birbirlerine ters birkaç operasyonu aynı anda yapıyor ve böylece zaten düşmekte olan seçmen desteğini iyice kaybediyor.

Devamını Oku
07.11.2025