İstanbul: Yerel demokrasi mucizesi

25 Aralık 2020 Cuma

Ben, “CHP, yerel yönetimlerde Demokratik Rejimi yeniden kuracak” dediğim zaman beni aşırı iyimserlikle, ütopyacılıkla suçlayanlar olmuştu.

Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 18 ayın hesabını veren konuşmasında, bu öngörümün gerçekleştiğini ve bu gerçekleşmenin İstanbul’da yarattığı mucizevi başarıyı dinledik.

***

Demokrasiyi içselleştirmiş bir Belediye Başkanı vardı karşımızda:

Demokrasiyi içselleştirmek, şeffaflık ve hesap verebilirlik gerektirir.

AKP/Erdoğan iktidarı yaptığı işleri, harcamaları, halktan gizliyor, bunlar hakkında ya hiç bilgi vermiyor ya da eksik veya yanlış bilgi veriyor.

Şeffaflık bu iktidar için adeta tehlikeli bir ilke.

Oysa halk yararına işler yapan eden bir politikacı, yaptığı işleri halka anlatmak için şeffaflığa dört elle sarılır, hesap vermek ilkesine candan uyar ki seçmen karşısında övünebilsin, onların desteğini artırabilsin.

Örneğin, demokrasiyi içselleştirmiş bir belediye başkanı kimliğiyle övünen, şeffaflığa ve hesap vermeye inanan İmamoğlu şöyle diyor:

Biz, kamu yönetiminde halka hesap vermeyi onur kabul eden bir anlayışı temsil ediyoruz.

Çünkü biz, halka hesap vermeyi unutanların, bir süre sonra kirlendiklerini ve geçici sürelerle geldikleri koltuklara yapışmak için olmadık işlere giriştiklerini iyi biliyoruz.

***

Çok dikkatle ve güzel hazırlanmış olan konuşma esas olarak 18 konu başlığı altında gerçek ve somut başarıları listeleyen bir envanter biçimindeydi.

Beni en çok etkileyen hususlardan ikisi bütün bu başarıların, bir enkaz üzerinde ve iktidarın bütün engellemelerine karşın gerçekleştirilmiş olmalarıydı.

Dikkatimi çeken başka bir nokta ise Ekrem İmamoğlu’nun iktidarın engellediği projelerin hiçbirinden geri adım atmamış olması ve bunları gerçekleştirmek için inanmış bir insanın ısrarcı inatçılığıyla hepsine devam edeceğini tek tek belirtmesiydi.

***

İmamoğlu’nun konuşmasını ya dinlemiş ya da okumuşsunuzdur.

O nedenle aynı başarı listesini ben burada tekrarlamayacağım.

Ama bütçe konusundaki özeti tekrarlamak istiyorum.

Çünkü burada, yandaşlara hortumlarla aktarılan paraların engellenmesi ve halk yararına kullanılmasıyla elde edilen kaynakların getirdiği başarının şeffaf görüntüsü var:

Tümüyle borca batmış, gelir-gider dengesi tamamen altüst edilmiş, israfa ve eş dost kayırmacılığına sapmış bir bütçe yönetim anlayışı devir alındı.

Covid-19 fırtınası sonrası, ciddi bir tasarrufa yönelindi. İlan edilen sıkıyönetim ve alınan yerinde tedbirlerle, gelirlerdeki gerileme yüzde 9’da tutuldu.

Gelirler toplamı 19.3 milyar lira olurken, giderler yüzde 24 tasarrufla, 19.7 milyar liraya indirildi.

Salgının sarsıcı etkisine rağmen, denk bütçe yönetme başarısı gösterildi.

2020, önceki yönetimlerden miras kalan 4.6 milyar liralık devasa bir kredi geri ödemesiyle kapatılıyor.

***

Sosyal Demokrasi İstanbul’da mucizeler yaratıyor...

Demokratik Rejim, şeffaflığın ve katılımcılığın bütün avantajlarını sergileyerek yeniden kuruluyor...

Tebrikler Ekrem İmamoğlu!


Yazarın Son Yazıları