Teknoloji, koronavirüs’ün tetikleyicisi olabilir mi?

Teknoloji, koronavirüs’ün tetikleyicisi olabilir mi?

26.03.2020 06:32
Güncellenme:
Takip Et:

Dünyanın beynine koronavirüs ile ilgili güncel bilgilerden başka hiçbir şey girmiyor. Ezberlememize rağmen hâlâ hastalığın belirtilerini bin kere dinliyoruz. Her akşam, bilime olan inançlarıyla uykularından çalarak beş saatlik programlara katılan profesörlere, siyasi kavgalardan çok daha fazla önem veriyoruz. “40 yaş altı tehlikede değil” diye ısrar eden bilim insanları mı haklı yoksa tersini savunanlar mı? “Bu bir Amerikan laboratuvar virüsü” diyenler mi haklı yoksa bu teorileri “komplo meraklılarının hikâyeleri” olarak görenler mi? Yoksa kimilerinin iddia ettiği gibi bu dev ilaç firmalarının arasındaki farklı bir dünya savaşı mı? Peki, “Şu kadar yıl önce yayımlanan şu araştırmada, yaşanacaklar aynen yazıyordu” diyenlere ne cevap vereceksiniz? Mesela, Hong Kong Üniversitesi kaynaklı, 2007 tarihli Amerikan Microbiology Society yayınında (beş bilim insanının adı var) geçen cümleler gibi: “SARS ve koronavirüs tarzı virüslerin yarasalarda bulunması, Çin’de egzotik memeli hayvanlar yeme kültürü ile birleştiğinde tam bir saatli bomba haline geliyor.” İşte o saatli bomba, 4 ay önce patladı.

Tartışılan 5G-korona ilişkisi

Size şimdi aktaracağım konuyu savunan bilim insanları da var, saçmalık olarak niteleyenler de… Newsweek’te de anlatılan, Dr. Thomas Cowan’ın bu konuda yaptığı konuşma etkileyiciydi. Kendisi virüslerin toksik hücrelerin boşaltılması gibi olduğunu ve bunun bir çeşit zehirlenme olduğunu iddia ediyor. Dünyada büyük salgınların en çok yeryüzündeki elektriklenmenin değişime uğradığı dönemlerle ilişkili olduğunu hatırlatıyor. 1918 İspanyol gribinin o yıllarda dünyada yayılan radyo dalgalarıyla bağlantılı olduğunu, 2. Dünya Savaşı esnasında yine dünyaya ilk defa yayılan radarların yarattığı dalgaların salgınları tetiklediğini, 1968’de Hong Kong gribi döneminde, Van Allen Kuşağı’na uydular ve radyoaktif frekanslar yerleştirildikten 6 ay sonra yine salgın yaşandığını, insanlar zehirlenirken bunun grip olduğuna inandırıldıklarını aktarıyor. Aslında ne insanlarda ne de hayvanlarda bunun bir salgın olduğuna dair kanıt elde edilebildiğini, alınan vücut sıvıları paylaşıldığında bile doktorlar tarafından “deneysel bulaştırmanın” gerçekleşmediğinin tespit edildiğini aktarıyor. 1918’de de Kansas City’den Güney Afrika’ya kadar bu hastalığın yayılabilmesinin o dönemin ulaşım şartlarında bu dalgalar dışında gerçekleşemeyeceğini hatırlatıyor. Şimdi 5G döneminde de dramatik bir kuantum patlamasıyla dünyanın elektrik akım veri düzeninin altüst olduğuna işaret ediyor. İnsanoğlunun elektrikle çalışan varlıklar olmadığını karşı tez olarak öne sürenlere de “O zaman EKG ve EEG sakın çektirmeyin” diyor! 5G teknolojisinin ilk olarak Wuhan kentinde yoğun olarak kullanıldığını hatırlatan Dr. Cowan, yeryüzünün her tarafını kaplayan 20 bin uydu ve insanların cebindeki akıllı cihazlarla yayılan radyasyonun başta suya büyük zarar verdiğini ve insan sağlığının da bundan etkilendiğini söylüyor. Güney Kaliforniyalı bir ünlü YouTuber olan Dana Ashlie ise Dr. Cowan’ın özetlediği bilgilerin nedenlerine iniyor, 5G-koronavirüs ilişkisini irdelerken, önce su ve ağaçların bu yeni teknolojik ilerlemeye mani olduğunu hatırlatıyor. Kullanıma geçmeye hazırlanılan 60 GHz frekansının oksijen üzerine olan etkilerini sıralıyor. Öncelikle oksijenin etkilenmesi ve her ilerleyen yeni dalgayla hızla dönerek moleküllerin ısınması, onların üzerindeki elektronların dönme frekansının değişmesi, ciğerinize doldurduğunuz oksijenin de bundan ciddi olarak etkilenmesi, çünkü hemoglobinin bu yüzden oksijeni vücuda, kana, beyne dağıtamadığını anlatıyor. Ama ne ilginçtir ki bu kadar hayati ve “magnetobiyoloji” alanına doğrudan etki eden bu olgu, ana haber bültenlerinde konu olamadığı gibi, bu teknolojinin arkasında duran büyük şirketlerin hiçbiri de bu yeni teknolojilerin insana potansiyel zararları konusundaki araştırmalara fon akıtmıyorlar. Ashlie, bir önemli bilgi daha hatırlatıyor bize: Mesela yolcuları koronaya yakalanan Diamond Princess yolcu gemisinin en övündüğü konu, on milyonlarca dolarlık dev yatırımla, yolcuların inanılmaz bir hızda internet erişimine ulaşıyor olmaları! Daha vahimi, aralarında vakalar çıktıktan sonra karantinaya alınan yolcuların sıkıntıdan patlayarak cep telefonlarını daha da yoğun olarak kullanmalarının olası sonuçları ve yeni hastalar!

Bu gemi dışında değişen teknolojiyi yoğun olarak ilk kullanan ülkeler hangileri: Güney Kore ve İtalya! Ne tesadüf!

Sonuçta oksijen ve solunum sorunlarına bağlı kalp ritmi düzensizlikleri, dokulara yeterli kan gitmemesi, hemoglobinin oksijeni dağıtamadığı (kalp dahil) kaslar, bunların hepsi virüsün doğrudan bildiğimiz sonuçları... Ashlie, analizinin sonunda, daha az nüfuslu, tek merkezden yönetilen bir dünya hedefleyen Bilderberg toplantılarına ve Rockefeller’ın konuşmalarına atıfta bulunuyor. Hani Papa Francis’e bile “Keşke dünya tek hükümetli olsa” dedirten meşhur çıkışların alt katmanını oluşturuyor bunlar.

Bize düşen…

Ben size yukarıdaki bölümde kanıtlı bilimsel bir izahat yapmıyorum. Zaten bu görüşleri reddeden çok biliminsanı var! Ama bir başka noktayı da hatırlatalım: Dünyanın önde gelen binlerce bilim insanı, İsviçre’de, Amerika’da, Brüksel’de ve onca başka yerde 5G teknolojisine doğayı koruma ve sağlık nedenleriyle neden karşı çıktılar? Bu polemikler yeni değil. Bize düşen, her birinden şüphe de etsek, bu pandeminin gerekçelerini korkmadan araştırmak, bazen ise şeytanın avukatlığını yapmak. Amerika’daki biyokimyacı arkadaşım Çelik Kayalar’ın bana, “Komplo teorilerine prim verme” demesine rağmen bu tartışmaları dikkatinize sunmak istedim. Çünkü bu gerekçelerin diğerlerinden daha elle tutulabilir verileri taşıyabildiğini görüyorum. Acaba daha hızlı dosya indirmek, daha mükemmel ötesi görüntülere ulaşmak için daha neleri feda edeceğiz? Yapılan bu dev ötesi yatırımlar, yüz binlerce baz istasyonu ve uydudan sanki “dönüş” mümkün mü? Medyanın bir numaralı gelir kaynakları arasında yer alan bu teknolojilere dünyanın herhangi bir noktasında “dur” diyecek bir bağımsızlıktan söz edebilir miyiz?

Değerli dostlarım Fatih Terim ve Cenk Renda, ünlü ünsüz, Türk ya da yabancı, bu hastalığa yakalanan herkes için kahroluyorum. Lütfen mecbur kalmadan dışarı çıkmayın. Kendinizi virüsten daha kurnaz sanmayın!

Yazarın Son Yazıları

İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025