Serdar Ortaç mı Ebru Gündeş mi?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Serdar Ortaç mı Ebru Gündeş mi?

04.06.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Demet Akalın’ın suçsuz olduğu anlaşıldı. Ebru Gündeş’le Serdar Ortaç’ın küslüğünde günahı yokmuş. Gündeş’in kocası Reza Zarrab, 17 Aralık operasyonunda tutuklandığında Ortaç’ın “geçmiş olsun” bile dememesi kendi kabahatiymiş. Meğer, “ne olduğunu anlayamadım” diyen Ortaç, operasyondan 6 ay sonraki düğününe bile Gündeş’i çağırmamış. Ortaç ise ruh halini “gündem çok karışıktı, belki de korktum” diye açıklıyor.

Magazin basınının günlerce konuştuğu olayı okuyunca Güldür Güldür’deki Mesut Enişte gibi “sahi ne oldu o Reza’ya” dedim. Serdar Ortaç bir türlü neden anlayamamıştı? Ortaç anlamadı da geri kalanlar anladı mı?

Ebru Gündeş, Serdar Ortaç’ın elinden tutup sahneye çıkarmış. Ortaç, 1997’de Mamak Cezaevi’ne girerken jandarma aracını takip edip ilk ziyaretçisi olmuş. “Yanında olmasını beklemek hakkı” dedim. Ama gözümün önüne 17 Aralık’tan sonra yandaş medyadaki programlar geldi. İktidarın en meşhur tetikçileri bile o gün “Erdoğan’ı da Gülen’i de seviyoruz” şeklinde konuşuyorlardı. Apolitik Ortaç ne olduğunu anlayamamış olabilirdi.

Sonra aklıma 90’lı yıllardaki “Oy Didem” şarkısıyla İbrahim Tatlıses’in meşhur ettiği Küçük Günel geldi. Zarrab 8 yıllık aşk ilişkisinin sonunda Günel’e yapmadığını bırakmamış, evinden attırmış, adliyedeki gücünü kullanarak hapis cezası almasına bile neden olmuştu. Ortaç’ın Zarrab’dan hazzetmemesinin nedeni belki de buydu.

Ama Zarrab’ın Ebru Gündeş’e aynı günlerde bir BMW 7.60, bir Aston Martin, Kanlıca’da ikiz yalı, bir ofis, Bodrum Kalesi manzaralı yazlık, “60 Years” isimli lüks yat, “Dutyfree” adlı şampiyon bir at, Dubai’de bir ev, tanınmış ressam Nazmi Ziya Güran’ın Sanatçı Evi tablosu gibi inanılmaz hediyeler aldığı aklıma geldi. Aşklarının en az 60 yıl süreceğini söyleyen Zarrab, Gündeş’e Mars’ı bile vaat ediyordu. Ne olursa olsun, belki de Ebru Gündeş, Zarrab’ın sevgisinden emindi. Ortaç’ın da bunu bildiğini düşünüyordu.

Zarrab’ın tuhaf ‘cihat’ı

Önümüzden bir Reza Zarrab geçti. Unuttuk gitti. İki özenli gazeteci, Serdar Cebe ve Can Kamiloğlu’nun Zarrab davasını günbegün izleyerek yazdığı “Kod Adı Çikinova” unutturmuyor (Siyah Beyaz Yayınları). İki gazeteci, bizi hikâyedeki FETÖ gölgesinden de AKP’nin komple teorilerinden de uzaklaştırarak belgelere, iftiralara, dava dosyalarına dayalı bir Zarrab öyküsü anlatıyor. Okudukça Serdar Ortaç’ın kafa karışıklığını anlıyorsunuz.

Tam “FETÖ’nün hedefi Zarrab” diyeceksiniz. ABD’de FETÖ sorulunca “politika analisti değilim”, “siyasi grup mu terör örgütü mü bilmiyorum” dediğini duyuyorsunuz.

Tam İran Merkez Bankası Genel Müdürü’ne yazdığı “ekonomik cihat” mektubuna bakıp “cihat eylemcisi” diyeceksiniz. Hakan Atilla’yı savunması için Türkiye’nin tuttuğu avukat Victor Rocco’nun sözleri aklınıza geliyor: “Bu adam cihat sırasında kendine uçaklar, evler, yatlar satın aldı.” Cihat” diyen Zarrab’ın Berlin’deki sınır tanımaz gece kulübü Kitkat’ta iç çamaşırlarıyla sıra beklemesi, dava dosyasından size bakıyor.

Tam A Haber’in 2014’te Türk bayrağının önünde Zarrab’a “Türkiye’nin dış ticaret açığını ben kapatıyorum” dedirtmesine ikna olacaksınız, sonra birden 28 Kasım 2017 tarihinde ABD’de “hiçbir baskı altında kalmadan itirafçı oluyorum” dediğini ve başta Halkbank olmak üzere Türk ekonomisine büyük darbe vurduğunu hatırlıyorsunuz.

Akıllanmayan bir Zarrab

Tam Türkiye’nin, onun tutuklanmasının ardından ABD’ye iki kez nota verdiğine bakıp “ABD’ye esir düşen Zarrab” diyeceksiniz, sonra “her şeyi anlat” dediklerinde savcıları bile bıktıracak kadar konuştuğu, boğaz pastilleri ve suyla günlerce Türkiye’de dağıttığı rüşvetlerden bahsettiğini okuyorsunuz.

Tam bakanların elinden ödül aldığı fotoğrafları hatırlayıp “çalışkan iş insanı” diyeceksiniz, ABD’deki duruşmada, tahta başında, kurduğu 10 aşamalı dolandırıcılık tezgâhını anlatan bir üçkâğıtçı görüyorsunuz.

Tam avukatı Brafman’ın “Ebru Gündeş bir kaçağın karısı olarak anılmak istemez. Zarrab burada kalıp aklanmak istiyor” sözlerine bakıp masum kuzu olduğuna inanacaksınız, sonra aklınıza ABD’de cezaevinde hayat kadını ayarladığı, hapse marihuana soktuğu, gardiyanlara rüşvet verdiği için yeni davalar açıldığı, diğer mahkûmlara bile para dağıtıp akıl almaz işler yaptırdığı geliyor. “Belki uslanmıştır” diyecekken eski koğuş arkadaşı 62 yaşındaki Faouzi Jaber’in cinsel istismara uğradığı iddiasıyla şikâyetçi olduğunu hatırlıyorsunuz.

Tam Zarrab’a dava açılınca hükümetin onu nasıl savunduğunu, Erdoğan’ın Joe Biden’a “bırakın” ricasını anlatacaksınız, sonra avukatının Zarrab’a tecavüz davasını bile “Türk hükümetinin komplosu” diye açıklayan nankör savunmasını okuyorsunuz.

Tam Sibel Can’ın, İbrahim Tatlıses’in, Ebru Gündeş’in kasetlerindeki hisli şarkıların onun olduğuna inanacaksınız, sonra ABD’deki duruşmada Hakan Atilla’nın avukatının sorusu üzerine “or*spunun ve memurun bahşişini peşin vereceksin” sözünün açıklamasını nasıl yaptığını, “çikinova” lafıyla neler anlattığını dinliyorsunuz.

Keşke biz yargılansaydık

Ebru Gündeş’in evlerinin tüm duvarlarına “benimle evlenir misin” yazarak teklif yaptığını okuduğumuz “romantik adam”, davada Gündeş sorulunca “ben ve Ebru Hanım’la ilgili haberlerin yüzde 99’u yalandı” dedi. Yine de Ebru Gündeş, Serdar Ortaç’ın vefasızlığına kızmakta haklı. Ama Ortaç’ın Zarrab’ı bir türlü anlayamaması da temelsiz değil.

2012’de magazin figürü, 2014’te FETÖ savaşçısı, 2016’da ABD’de Türkiye’nin esiri, 2018’de Türkiye’ye tezgâh kuran bir vatan haini. Günel ile Ebru’yu, FETÖ ile AKP’yi, Türkiye ile ABD’yi hatta Amerika cezaevlerini birbirine düşürdü. Esad-Esed-Esad dönüşümü gibi; İranlı Reza Zarrab-Türk Rıza Sarraf-sonunda hain Reza Zarrab yazıldı.

Türkiye, İran’ın “Zarrab’ları aradan çıkaralım” teklifini kabul etseydi ya da Zarrab’ın itiraf ettiği kirli işlerini kendi ellerimizle yargılasaydık, ne onu tanıyacak ne de FETÖ’cüler veya Amerikalı savcılar onun üzerinden bir operasyon yapabilecekti. Ne de rüşvet almadığını herkesin kabul ettiği Halkbank yöneticisi Hakan Atilla başkalarının yerine günah keçisi ilan edilip bu kadar çile çekecekti.

Serdar Ortaç açmasa hatırlamayacaktık ama Türk Lirası’nın pul olması, daha da fakirleşmemiz, ekonomimizin itibar kaybetmesi, hatta “bize bir swift” arayışımız da bile Zarrab’ın ve suç ortaklarının parmağı var. Onu kuşkusuz en iyi Hakan Atilla’nın avukatı Rocco anlattı. “Her şeyin onun için bir fiyatı vardır”.

Yazarın Son Yazıları

Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025