Fethullah Gülen’in omzuna takılan rütbe
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Fethullah Gülen’in omzuna takılan rütbe

13.09.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Can değil kan değil bu, yol... Taşa, toprağa bakıyor senin sanıyorsun. Oysa önündeki düzlükte, çalıdan çırpıdan, çukurdan tümsekten temizleyenlerin görünmeyen ayak izi var. Yürüyor, kimi koşuyor, ilerliyorsun.

Dün yandaş gazetelerde bayram vardı. Hafızanızı zorlamayın. Yeni ilan edilmiş bir bayramdan söz ediyorum. Malum, Yargıtay’daki binlerce sayfalık 28 Şubat davası, jet hızıyla, 79 günde okunup bitirildi. 14 emekli asker için müebbet hapis cezaları onandı. Askerler çarçabuk tutuklandı. Son olarak önceki gün, rütbeleri bürokrasinin hantallığını unutturacak çabuklukla söküldü. Aslında iki olayın birbiriyle alakası yoktu. Ama algı gerçekten daha önemliydi. 12 Eylül darbesinin 41. yıldönümüne “28 Şubatçıların rütbeleri söküldü” manşetleriyle çıkıldı.

Haberleri okuyunca, “Peki, rütbesini Erdoğan’ın taktıkları hatta iade ettikleri ne olacak” dedim? Evet, 15 Temmuz darbesini yapan FETÖ’cülerin tamamının terfisinde Erdoğan imzası var. Evet, Erdoğan onların önünün açılması için birçok Atatürkçü askerin emekliliğine de imza attı. Bunları zaten biliyorsunuz. Kastettiğim bunlar değil. Doğrudan 28 Şubat’ı işaret ediyorum.

Nasıl mı?

BİTMEYEN MAĞDURİYET ÖYKÜSÜ

Daha önce burada 28 Şubat’ın da bir kumpas davası olduğunu anlattım. Davanın ihbarcısı, savcısı, tutuklama yapan hâkimler hatta bilirkişiler yakın dönemde FETÖ gerekçesiyle ihraç edilen, tutuklanan, firar eden isimlerden oluşuyor. Ancak dahası var. 28 Şubat davası dosyasında AKP’nin rütbesini bir daha taktığı isimler de var.

Kafanız mı karıştı?

Şöyle anlatayım…

28 Şubat “darbe” sayılınca, her zamanki gibi “mağdurum da mağdurum” diyenler ortaya çıktı. Kimi 28 Şubat MGK’sinin yapıldığı gün daha çocuk yaştaydı. Kiminin derdinin 28 Şubat’la dolaylı olarak bile bağlantısı yoktu. Gelgelelim, mağduriyet hiç bitmeyen ekmekti.

İşte bunların arasında bir kesim var ki hikâyelerini yıllarca okudunuz. 28 Şubat 1997 tarihli MGK’nin öncesinde ya da sonrasında TSK’den ihraç edilenlerden söz ediyorum. Yıllarca yandaş medyada mağduriyet öyküleri anlatmakla kalmadılar. Gelip, 28 Şubat davasında müşteki de oldular. Yetmedi, “yetmez ama evet” ile başlayan süreçte rütbeleri geri verildi. Özlük haklarına kavuştular. Zaten bir kısmı TSK’den atıldıktan sonra AKP yönetimindeki belediyelerde çalışmaya başlamıştı. Kendilerine, alınan kararlarla özel imkânlar da sağlandı.

Peki, kim bu “28 Şubatçılar ihraç etti” dedikleri kişiler? Şimdi o dönem ihraç edilenlerin listesine bakalım.

İKİSİNDEN BİRİ FETÖ’DEN ATILDI

Ağustos 1996 - Kasım 1999 yılları arasında TSK’den tarikat iltisakı/disiplinsizlik nedeniyle ihraç edilen toplam personel sayısı resmi olarak 753 kişi. (Dava klasörlerinde yedi kişinin dosyası yok, haliyle 746 diye yer alıyor.)

Bunlardan kaçının gerekçesi FETÖ dersiniz?

Tamı tamına 243. Bu, ihraç edilenlerin yüzde 33’ünün, yani ihraç olan her üç kişiden birinin, FETÖ nedeniyle atılması demek.

Daha da daraltırsak 28 Şubat MGK’sinden sonraki, 26 Mayıs 1997 tarihli YAŞ kararı ile TSK’den ihraç edilen sayısı 162.

Bunlardan kaçının gerekçesi FETÖ dersiniz?

Tamı tamına 73. Bu, 28 Şubat’tan sonraki ilk MGK’de ihraç olanların yüzde 45’i, yani ihraç olan her iki askerden biri, FETÖ nedeniyle ordudan atıldı demek.

ATILANLAR PENSİLVANYA’DAN ÇIKTI

Devam edelim…

1996-1999 aralığında FETÖ’den atılan 243 kişiden 72’si davada müşteki oldu. İşin ilginci 17-25 Aralık öncesinde başlayan savcılık soruşturmasında, bu ilişki gizlenmedi.

Gelgelelim…

Sonrasında, FETÖ ile sözde mücadele başlayınca, mahkeme kararlarında FETÖ ilişkileri bir anda yok oldu! “Fethullahçı oldukları için” atılmalarının yerini, “Nurcu oldukları için” aldı. (Davanın ihbarcısı, sahte çıkan belgelerin kaynağı bile 17 Aralık 1997 tarihli YAŞ kararı ile Fethullahçı olduğu için ihraç edilen Tamer Tatar.)

Savcının yazdığı iddianamede, TSK’den atılanların FETÖ’yle ilişkileri “birlik dışı sosyal faaliyet” şeklinde anlatılıyordu. 15 Temmuz’dan sonra yazılan mahkemenin gerekçeli kararında ise FETÖ iltisakları “dini inanç, başörtü” ifadeleriyle geçiştirildi.

İşte dün, generallerin rütbeleri ilan edilen bayramla sökülürken, dünün FETÖ’cülerine manevi de olsa rütbeleri yeniden takıldı.

Hepsinin hikâyesini buraya sığdıramayız. Ama birkaç ilginç örnek verebiliriz.

Yıllarca Fethullah Gülen’in yanında bulunduktan sonra örgütü deşifre eden Nurettin Veren, çeşitli televizyon programlarında, TSK’de ilk olarak örgütlenen 12 çekirdek FETÖ’cüyü açıklamıştı. Veren’in duyurduğu isimlerin tamamı, 28 Şubat süreci denilen dönemde, TSK’den ihraç edilenlerin arasındaydı.

Bu isimlerden bazılarını belki hatırlarsınız. 12 kişilik çekirdek kadroda yer alan Orhan Sipahioğlu ve Emir Altıntaş medyada haber de olmuştu. Deniz Kuvvetleri’nden atılan bu iki ismin, son dönemdeki FETÖ operasyonları sırasında, Gülen ile Pensilvanya’da yan yana takkeli fotoğrafları çıktı. Meğer aldıkları rütbeleri onun omzuna götürmüşlerdi.

RÜTBELERİ TEKRAR SÖKÜLDÜ

Bir örnek daha verelim…

TSK’den “28 Şubat dönemi”nde atılanların önemli bir bölümüne, AKP’li belediyelerde iş bulundu. AKP döneminde rütbeleri ve özlük hakları yasal düzenlemelerle iade edildi. FETÖ ile sözde mücadele başladığında ise aynı isimler ikinci kez FETÖ gerekçesiyle belediyelerden de atıldı. Bununla da kalmadı, yeniden takılan rütbeleri ikinci kez söküldü. Örnek olsun, adını az önce verdiğimiz Sipahioğlu ve Altıntaş, AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan ve 701 sayılı KHK ile tekrar rütbeleri sökülen “sözde 28 Şubat mağdurları”ydı.

FETÖ’YE İKİNCİ RÜTBE

10 yıl önce Cumhuriyet’in karşısında, AKP’nin FETÖ ve liberallerle kurduğu ittifak vardı. Bugün bu ittifaka, ulusalcılığı Talibancılıkla karıştıranlar ile Atatürk’ün taht deviren ulus milliyetçiliğini “Saray milliyetçiliği”ne evriltmeye çalışanlar eklendi. Erbakan’ın ölmesinin ardından, 10 yıl önce açılan 28 Şubat dosyası ise dün 28 Şubat döneminde görev yapan Atatürkçü askerlerin rütbesinin sökülmesiyle sonlandı. Herkes rütbesi sökülen askerlere baktı ama asıl sır yukarıda anlattığım hikâyedeydi. Sökülen rütbeler, “28 Şubat mağduru” denilerek ikinci kez FETÖ’nün omuzlarına takıldı.

Görünmeyen bir ayrıntı daha…

Bu adımla, FETÖ’den bugün atılanlar için de yeni bir yol açılmış oldu. Zira, 28 Şubat davasında ceza alanlar, Batı Çalışma Grubu’nun faaliyetlerinden ceza almış görünse de bu grubun ihraçlarla ilgisi yoktu. 1996-1999 arasında atılanlar, MİT’in raporlarıyla, YAŞ gibi Cumhurbaşkanı’nın da imzasının olduğu anayasal kurum kararlarıyla ihraç edilmişti. Konu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındığı zaman, bu mahkeme bile aleyhlerinde karar vermişti. Ancak yıllar sonra, Cumhurbaşkanı’nın da imzasının olduğu MGK ve YAŞ kararları yasadışı ilan edilerek, TSK’den FETÖ gerekçesiyle atılanlar “mağdur” sayıldı. 28 Şubat dönemine yıllar sonra yapılan bu uygulamanın, yarın tekrarının olmayacağını kim söyleyebilir?

Sen yol olamazsan, yol sen olursun. Sorsanız “aynı menzile yürüdükleri”ni köprüden attılar. Oysa bastıkları toprağı onlara hazırlayanların yolundaki yürüyüş, kimi düşe kimi kalka sürüyor.

Yazarın Son Yazıları

Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025