Erdoğan’ın kaybettiği Cumhurbaşkanlığı seçimi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Erdoğan’ın kaybettiği Cumhurbaşkanlığı seçimi

11.04.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Atatürk’ün ağzından çıktı mı? Bir kaynakta yazmıyor. Ancak “cihanda sulh” çizgisiyle uyuşuyor. Haliyle, Atatürk’ün ilkelerini özetleyenler kullanıyor: Araplarla dost olun ama içişlerine karışmayın!

Artık çocuklar bile farkında. Erdoğan yine bir U dönüşü yapıyor. Ağzına geleni söylediği BAE, Suudi Arabistan, İsrail hatta Suriye ile “yeniden başlayalım” diyor. Olsun, diye 15 Temmuz’un ya da Cemal Kaşıkçı’nın kanını unutmaya hazır olduğunu gösteriyor. Kendi davasını sunar gibi, mahkeme dosyalarını kapatıp gönderiyor.

Dışişleri Bakanı’nın anlattığına bakılırsa önümüzdeki günler Mısır’a da “pardon” denilecek. Türkiye’nin kadim Mısır’la barışması elbette çok iyi olacak.

Muhasebe yapalım mı: Türkiye, Mısır’la neden 13 yıl kaybetti?

Yanıtını veren bir tanıklık var. Arafat’tan Talabani’ye Saddam’dan Peres’e, Ortadoğu’ya rengini veren kritik liderlerle görüşen deneyimli gazeteci Nur Batur, biriktirdiği notlarını kitaba dönüştürdü. “Ortadoğu’nun Şahları, Vezirleri, Piyonları” adıyla yayımlanan anılar, Mısır hikâyesinin dört parmaklı Rabia işaretinden ibaret olmadığını anlatıyor.

ERDOĞAN, MÜSLÜMAN KARDEŞLER

Tarih 1 Şubat 2009...

Arap dünyasında, ABD’nin de desteklediği, Müslüman Kardeşler dalgalarının sesleri duyuluyor. Mısır’da henüz Hüsnü Mübarek iktidarda. Mısır’ın ikinci adamı, Meclis Başkanı Fethi Sorour, Ankara’da. Acaba mesajı neydi? Batur, o günü anlatıyor:

“Kahvelerimizi yudumluyorduk ki birden çok açık konuşmaya başladı. Aynen şöyle dedi: ‘Bakın açıkça söylüyorum. Biz Müslüman Kardeşler’in ne olduğunu biliriz. Erdoğan ve AKP, Müslüman Kardeşler. Bundan eminiz. Çok rahatsızız.”

İşin ilginci, AKP de Mısır’daki duruşunu pek gizlemiyor. Batur, Davos Krizi’nden sonra, bugün Washington Büyükelçisi olan Murat Mercan’la görüşmesinden aktarıyor. Filistin sorununda, Mısır’ın ve Mübarek’in başrolde olduğunu hatırlatan Batur’a, Mercan şöyle yanıt vermiş:

“‘Bakalım Mübarek o koltukta kalacak mı?’ dedi. Çok şaşırdım. O sırada, Arap isyanlarının başlayacağına ilişkin tek bir işaret yoktu.”

Öyle anlaşılıyor ki Ortadoğu’da iktidarları sarsan bahar, AKP için de Müslüman Kardeşler kuşağı yaratma fırsatıydı. Erdoğan da buna hazırlanıyordu. Nitekim oldu. Mısır’da Mübarek, Müslüman Kardeşler’in ve Mısır ordusunun da içinde olduğu geniş bir koalisyonla devrildi.

‘BÜYÜK ABİ’ İSTEMİYORLAR

Peki, yerine ne gelecekti?

6 Ağustos 2011 günü, Nur Batur’un karşısında, Muhammed Mursi vardı. Ona göre, yıllarca ABD’de yaşayan bir profesör olan Mursi, Müslüman Kardeşler’in ılımlı yüzüydü.

Ardından “ikinci adam” Prof. Mahmud Glozlan ile görüştü. “Mısırlıların yaşamlarına müdahale etmeyeceğiz, koalisyona gideceğiz” diyen Glozlan, konu Türkiye’ye gelince şunları söylemişti:

Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu’na hayranım. Allah onları korusun. Ama Türk Anayasası Mısır’da uygulanamaz.”

Öyle anlaşılıyordu ki Mısır’da taşlar yerine oturdukça Müslüman Kardeşler ile AKP arasında da farklılık oluşmaya başlamıştı.

12 Eylül 2011’de, Erdoğan, Kahire’ye giderek gövde gösterisi yapmıştı. Müslüman Kardeşler organizasyonuyla binlerce kişi tarafından karşılanmıştı. Ortadoğu’nun lideri olacağını sanıyordu. Gelgelelim, Batur’a göre, Erdoğan her şeyi yanlış anlamıştı:

“Erdoğan, yükselen dalgayı kullanıp Müslüman Kardeşler’i kontrol edeceğini bile hayal etti. Ancak hesap hatası yaptı. Müslüman Kardeşler ‘Erdoğan’ı seviyordu’ ama ‘Büyük abi’ istemiyordu ki!”

ERDOĞAN ÖRGÜTÜ BÖLDÜ

“Her şeyi bilen” Erdoğan, Arapların işlerine karışınca iş tersine döndü. Mayıs 2012’de Kahire’ye giderek Müslüman Kardeşler yönetimiyle görüşen Batur, tabloyu şöyle özetlemiş:

“Beni en çok şaşırtan değişim, Müslüman Kardeşler liderlerinin Erdoğan’a karşı tepkisi oldu. (…) Bir yıl önce kahraman gibi karşılanan Erdoğan’la örgüt arasında soğuk rüzgârlar esiyordu. Müslüman Kardeşler’in lider kadrosundaki Ebul Futuh, 35 yıl sonra cemaatten kopup cumhurbaşkanlığına aday olmuştu. Ebul Futuh, Tayyip Erdoğan’a yakındı.”

Batur’un anlattığına göre Müslüman Kardeşler, cumhurbaşkanlığına aday göstermeyip karşıtlarını tahrik etmeden bir yol yürümek eğilimindeydi. Ancak Erdoğan bu fikirde değildi. Zengin işadamı Ebul Futuh’u açıkça destekledi. Futuh iktidarıyla, Mısır’dan Türkiye’ye bir Kardeşler düzeni kuracaktı. Sonunda örgütü böldü. Müslüman Kardeşler’in stratejisi de altüst oldu. Bu da örgütün Erdoğan’a tepkisine neden olmuştu.

Batur, Futuh ile de görüşmüş. Kitaptaki röportajı okuyunca Futuh’un yerine Erdoğan’ın konuştuğunu sanıyorsunuz. Bu durum Batur’u da şaşırtmış: “Karşımda Ebu Futuh değil de sanki 2000’li yılların başındaki Erdoğan konuşuyordu.”

ERDOĞAN’IN ADAYI KAYBETTİ

Üstelik Erdoğan’a tepkili olan, yalnızca Müslüman Kardeşler değildi. Atatürk’ü örnek alan laik-modern muhalefet de kızgındı. Batur, bu grubun adayı Ahmet Şerif’le görüşmesini aktarıyor:

“ ‘Sizce Mısır için de Türkiye model olur mu?’ diye sorar sormaz bir anda yüzü gerildi. Öfkeyle yüzüme baktı, ‘Bakın, Mısır halkı hiçbir zaman Türkiye’nin yaptıklarını unutmayacak’ deyip yanımdan uzaklaştı. Şerif’in kimi kastettiği çok açıktı.”

Müslüman Kardeşler, Erdoğan’ın adayı Futuh’un çıkışıyla strateji değiştirmek zorunda kalmıştı. Aşağıdan gelen radikalizmin etkisindeki örgütün ilk adayı hapisteki Hayrat el Şatır’dı. Ordudan veto yiyince, ibre Mursi’ye döndü. “Yedek lastik” lakabı üstüne yapışan Mursi, zorunlu olarak seçime girdi, kazandı. Erdoğan’a öfkeli Ahmet Şerif, az farkla ikinci oldu. Erdoğan’ın adayı Futuh ise üçüncü olarak silindi.

Sonrası biliniyor...

“İleri şeriat”a doğru giden Mursi, “kadın öldükten sonra, kocası cesediyle altı saat içinde cinsel ilişki kurabilir” fetvasını onaylayınca kadın örgütleri sokağa çıktı. Günden güne büyüyen olayların sonunda, ordu müdahale etti, Mısır’da yeniden düzen kurdu.

MURSİ, ERDOĞAN’IN KURBANI OLDU

Bütün adaylarla konuşan, miting meydanlarını izleyen, Müslüman Kardeşler’i gözleyen Batur, her şeyin ardından şu analizi yapmış:

“Eğer örgüt cumhurbaşkanlığına aday göstermek zorunda kalmasaydı ordu yine de darbe yapar mıydı? Bilinmez. Ancak Erdoğan’ın seçimlere karışması hem halktaki hem de ordudaki tepkiyi artırdı. Mısır’ı daha erken askeri darbeye sürükledi. Sempatik bir profesör olarak tanıdığım Muhammed Mursi ise Erdoğan’ın hayallerinin kurbanı oldu.”

Mursi, mahkeme salonunda geçirdiği kalp kriziyle hayatını kaybederken Erdoğan, Mısır oyununu sürdürdü. Ancak aradan geçen yıllar onun da yenilgiyi kabul etmesine neden oldu. Rabia işareti yavaş yavaş unutulurken, Türkiye’deki Müslüman Kardeşler ofislerinin kapatıldığı, yayınlarının durdurulduğu haberleri birbirini izledi. “Ey darbeci Sisi” sözleri yerini “Elçimizi gönderiyoruz” adımına bıraktı. Atatürk’ün yoluna sırtını dönen Erdoğan, hem Mısır’da “istenmeyen adam” olarak kaybetti hem Mısır’dan kopararak Türkiye’yi 13 yıl geciktirdi hem de Mısır’da darbeye sebep olarak Müslüman Kardeşler ve Mursi’ye kaybettirdi.

Biliyoruz ki sınırsız yanılgıları, tükenmeyen hataları bitiren tarihten alınan dersler değil. Gerçeğin delinip geçilemeyen duvarı... İnsanlığı, geleceği ile, geçmişin karanlık tuğlalarını ayırt edenler barıştıracak.

Yazarın Son Yazıları

Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025