Erdoğan’ın yanındaki büyükelçinin sırrı
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

Erdoğan’ın yanındaki büyükelçinin sırrı

15.12.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Çağımız... İşaret edilenden çok işareti, hakikisinden çok sahtesini, gerçeklikten çok hayali, özden çok görünüşü yeğliyor... Çünkü bugünlerde yanılsama kutsal sayılıyor, gerçek ise küfür.”

Alman filozof Ludwig Feuerbach’ın neredeyse iki asır önceki sözüdür ve bugünü de betimler.

Örneğin... Her yerde aynı manşeti okuduk: “Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yeni sayfa!” O sayfada kalın harflerle yazılan şu cümleyi görmemiz istendi: Türk vatandaşlarına Ege’deki 10 adada vize kolaylığı müjdesi de çıktı.

Gelin görün ki defter eski ve önceki sayfalar ağırlık yapıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atina ziyaretine dair kafadaki soruların en kaba hali şuydu: “Türkiye ne verdi de vize kolaylığı aldı?”

Yanıt aramak için Başbakan Miçotakis’e kulak veriyoruz, şöyle diyor: “Tek anlaşmazlık konusu, Ege ve Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığı ve ekonomik münhasır bölge sınırlarının belirlenmesidir.” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinliyoruz, şöyle diyor: “Doğu Akdeniz’deki gerginlikler en çok bölgenin önemli ülkeleri olan Türkiye ve Yunanistan’ı olumsuz etkiler. Bu nedenle biz buradan ne gibi imkânlar elde ederiz, ülkelerimizin yararına ne gibi olanaklar oluştururuz bunun hesabı, gayreti içerisinde olmamız lazım. Bu konuya Sayın Miçotakis’in olumlu yaklaştığını söyleyebilirim. Temennimiz odur ki biz bardağın dolu tarafıyla ilgilenelim, boş tarafıyla ilgilenmeyelim.”

Özetle, Doğu Akdeniz konusundaki çatışmalar tartışmaya evrilmiş durumda. Ve sanki söylenenin altında başka bir sır var. Anlamaya çalışıyorum... 

AKP MEDYASININ KRİTİK HABERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanistan ziyaretinde haliyle Atina Büyükelçisi Çağatay Erciyes de yanındaydı. Diplomat Erciyes, bu kritik koltuktan önce Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdürü olarak görev yapıyordu. O koltukta beş yıl oturduktan sonra, 1 Şubat 2023’te Atina’da Türkiye’yi temsil etmek üzere görevlendirilmesi önemliydi.

Zira...

Çağatay Erciyes sıradan bir diplomat değildi. Ben yazmayayım, AKP medyasından alıntılayayım...

Yeni Şafak gazetesinin 23 Şubat 2020 tarihli haberinin başlığı “Elçi Mavi Vatan’ı içine sindiremedi” şeklindeydi. Haberde aynen şöyle yazıyordu: “Washington’da Doğu Akdeniz’deki enerji konularının görüşüldüğü toplantıda Büyükelçi Çağatay Erciyes, büyük bir skandala imza attı. Libya ile imzalanan münhasır ekonomik bölge anlaşmasını savunmayan Erciyes, ‘Benden anlatmam istendiği için anlatıyorum. Türk iddiası diyemiyorum çünkü Türkiye’yi temsil ediyorum’ sözleriyle Türkiye-Libya sınırını doğru bulmadığını ima etti.” 

Yani... 

Yanisi şu: Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki talepleri arasında ne vardı? 

Türkiye-Libya anlaşmalarının iptali ve Libya’daki Türk varlığına son verilmesi. 

Şimdi... 

Halbuki Libya anlaşmalarının temeli “Mavi Vatan” doktrinine dayanıyordu. Öyle ya, Mavi Vatan Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri doğrultusunda ilan edilmiş ya da ilan edilmesi öngörülen 462 bin kilometrekarelik Türk deniz yetki alanlarının tümüydü. Bir anlamda Türkiye’nin denizlerdeki Misakı Milli’si Mavi Vatan’dı. 

Türkiye ile Libya arasında imzalanan “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” da işte bunu kapsıyordu. 

Mavi Vatan kavramının yaratıcılarından Cem Gürdeniz ve Cihat Yaycı bunu yıllarca kitaplar ve haritalarla ortaya koydu. Daha sonra, Türk dış politikası da deniz yetki alanlarında aktif ve askeri güce dayalı bu Mavi Vatan doktrinini benimsedi. 

Ancak görünen o ki... 

Mavi Vatan konusunda Yunanistan gibi düşünen diplomat Çağatay Erciyes’in Atina’ya büyükelçi olarak atanması bir aks değişikliğine işaretti. Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atina sayfasının “yeni” olması da bunun devamıydı. 

Sanki, şu soruyu ileride tartışacağız gibi duruyor: Bir gece ansızın Yunanistan’a gidecekken bir gece ansızın Mavi Vatan’dan taviz mi verdik?

Yazarın Son Yazıları

‘İBO Show’a katıldı’ diye kovulan öğretmen

“Bu gece benim gecem, cama vuran her damlada seni hatırlıyorum...”

Devamını Oku
27.02.2026
O dizi ekibinin sicili

“Sizin Diyanet olarak yapmadığınızı biz yapıyoruz.”

Devamını Oku
25.02.2026
İnşallah canım ya!

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

Devamını Oku
20.02.2026
Yavaş’a ilk açılan savaş

“Çocuklara ilişkin müstehcen görüntü bulundurmak suçundan aldığı ceza onandı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Akın Gürlek’in masasındaki konular

4 Ekim 2024 tarihinde bu köşede şöyle dedim: “İstanbul’da yargı eliyle sert bir siyaset izlenmesi sürpriz olmaz.”

Devamını Oku
13.02.2026
Sen neymişsin be!

“Sahi, kim bu Mesut Özarslan” diye araştırırken milliyetçi camianın bilinen bir ismiyle konuştum.

Devamını Oku
11.02.2026
İşte Epstein’ın ‘Türkiye’ sorgusunun çevirisi

Gözde, Sinem, Hande, Melis, Nurcan...

Devamını Oku
04.02.2026
Timur’un damatla imtihanı

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Devamını Oku
30.01.2026
Öcalan’ın anlattığı sır değildi

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Devamını Oku
28.01.2026
Ebubekir Şahin şaşırttı

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

Devamını Oku
23.01.2026
O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025