Ordu ve AKP

04 Aralık 2020 Cuma

Aslında, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da biliyor CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın “satılmış” derken, kimleri, neleri, hangi olayları kastettiğini, ama sözleri çarpıtmak için saptırmayı tercih ediyor. Tıpkı diğer partidaşlarının yaptığı gibi...

Olayı herkes biliyor, yeniden etraflıca anlatmaya gerek yok. CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, katıldığı bir TV programında Arifiye’deki Tank Palet Fabrikasının Katarlılara satılması olayını işaret ederek “satılmış”lıktan söz ederken TSK’yi hedef almıyordu. Programdan sonra bu hususu açıklıkla belirtti de... Ama, her yönden sıkışmış olan ve Tank Palet Fabrikasının Katarlılara satılması olayının anımsatılmasından rahatsızlık duyan AKP ve trolleri, hemen etrafı velveleye vererek bir bardak suda fırtına koparıp ev sahibinden üstün çıkan yavuz hırsız misali “TSK”yi satılmışlıkla suçlayan CHP ile Başarır ve karşısında, kahraman ordumuzu savunan AKP algısı yaratmak için fırsatı ganimet bilip harekete geçerken, yandaş yargıyı da seferber etmek üzere harekete geçmişlerdi.

Hulusi Akar’ın önceki günkü açıklaması da bu çerçeve içinde değerlendirilmelidir.

***

Türkiye’de kimin kim hakkında neler düşündüğünü, bu bağlamda AKP’nin ordu hakkındaki niyetlerini herkes gayet iyi biliyor.

TSK’de son olarak, Harp Akademileri Komutanlığı görevinden emekli olan Orgeneral Kemal Yavuz, TSK’nin olaya nasıl baktığını, 1997 yılında, Fethullah Gülen ile ilgili bir konuşmamızda anlatmıştı.

O gün özetle şunları söylemişti emekli Orgeneral Kemal Yavuz:

Türkiye’de Siyasal İslamın amacı TC’nin anayasada belirtilen laiklik ilkesinden koparılmasıdır. Bunu yapabilmesinin önünde anayasal engel vardır. Bu amaca ulaşmak ancak o engelin kaldırılmasıyla, yani gücün ele geçirilmesiyle mümkündür.

TSK’nin anayasada öngörülen sınırlar içinde ve yine orada belirtilen amaçlara yönelik gücü ortadan kaldırılmadıkça, bu amaca ulaşabilmek mümkün değildir. İşte bu yüzdendir ki bunların (yani siyasal İslam A.S.) TSK ile çatışması kaçınılmazdır.

Kemal Yavuz ayrıca, Türkiye’de laiklik karşıtı odakların en tehlikelisinin (Erbakan’dan bile daha tehlikeli diyerek) Fethullahçılar olduğunu belirtiyordu.

Dikkatinizi çekmek isterim, o günlerde ortada daha AKP yoktu, AKP’nin önde gelenleri daha Milli Görüş gömleğini çıkarmamışlardı. Erbakan, Çiller ile koalisyon içinde iktidar ortağıydı.

Zaman içinde AKP kuruldu, kendisini dizayn eden güçlerin öngördükleri ve planlayıp yürürlüğe koydukları senaryoyu başarıyla uygulamaları sonucunda iktidar oldu ve TC’nin laik, demokratik, hukuk devleti yapısını hızla çökertmeye başladı.

***

Devletin erkini ele geçirince, bunu amaçladıkları biçimde kullanmak üzere, devletin bütün kurumlarını denetimine alırken bu gaye ile arasındaki engelleri tasfiye etmek için kumpaslar kurdular.

Kumpasların birinci hedefi Kemal Yavuz’un da önceden gördüğü gibi TSK oldu.

AKP, TSK’ye yönelik kumpasını Fethullah Gülen ile birlikte yürüttü.

AKP ile Fethullahçılar kol kola, bütün kalelerine girip, bütün tersanelerini ele geçirip, kozmik odasına kadar ulaşarak TSK’yi allak bullak etmişlerdir.

AKP, TSK’nin kendi emellerine ram olacak şekilde yeniden şekillendirilmesi operasyonunu henüz tamamlamış değildir. AKP, bütün okullarını kapattığı orduyu, irticanın kalesi haline getirme operasyonunu, başına tarikat ve cemaatleri musallat ederek kendi doğrultusuna sokma çabalarını bundan böyle de sürdürerek tüm kimliğinden ve kişiliğinden uzaklaşmış, yurda da kendine de dönük saldırılar karşısında aciz bir konuma getirmek için elinden geleni ardına koymayacaktır.

Böyle bir ortamda, AKP’nin “canım kahraman ordu” gösterileri iyice komik oluyor.


Yazarın Son Yazıları

Yılmaz Türkeri 23 Şubat 2021
Devlet kimse sorumlu odur 19 Şubat 2021
Anayasa ile aldatmak-II 12 Şubat 2021
Anayasa ile aldatmak - I 9 Şubat 2021
Ne yapmalı?- I 2 Şubat 2021
Sivil darbeci kafası 26 Ocak 2021
Cüppeli vesayet 22 Ocak 2021
Trump teselli mi? 19 Ocak 2021