Kayıt Dışı
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Kayıt Dışı

07.09.2008 11:46
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye ve Almanya’daki Deniz Feneri derneklerinin kirli çamaşırları, Almanya’da sürmekte olan yargılama sayesinde çorap söküğü gibi ortalığa saçılırken, ramazan ayı bağlantılı Türkiye’de bağış toplama kampanyalarının hızı kesilmiş değil. Dün yine çok sayıda işsiz gencin ellerindeki broşürleri vermek üzere yol kesmelerine tanıklık ettim. Televizyon, radyo kampanyaları da aynı hızla sürmekte. Eskiden beri dünya çapında marka ürünleri için dahi söz konusu olamayacak uzun süreli reklam kampanyalarının maliyetini merak ederdim. Bakıyorum da Almanya’daki büyük skandal, yargılama hiç yokmuş gibi, Türkiye’de istiflerini bozmamaya çalışıyorlar.

***

İndirimli ilan ücreti uygulanıyor olsa da, sürelerin uzunluğu, reklam kampanyalarının yaygınlığına bakılırsa harcanan paraların dudak uçurtan ölçeklerde olması gerekir. Benim de yoksula, öğrenciye, özürlüye yardım örgütlenmesinde, ortada yolsuzluk olmasa bile reklama dönük harcanan dudak uçurtucu rakamlara kafam takılır durur. Reklamı, pazarlaması olmazsa para toplanamayacağı tezi mantıklı görünse de; lüks otellerde, lüks yemeklerle yapılan yardım kampanyalarının getirisinin götürüsüne göre anlamlı olmayacağı ortada. Deniz Feneri türü yardımlaşma örgüt ağında, kadrolarının ilişki içinde oldukları siyasal, toplumsal parti, cemaatlerin, iş dünyasının kazanç hanelerine yazılanların, yoksula, öğrenciye, özürlüye katkısından fazla olduğu ise tartışılmaz. Ortada yasal suç niteliğinde kanıt olmasaydı bile, çıkar ilişkileri ağında kurulmuş zincirin kendisi ürkütücü boyutlardaydı.

İşin püf noktası kayıt dışılık. İşin içine din, iman, vicdan, cemaat dayanışması katıldığında ipin ucu tümden kaçıyor. En küçük ölçekte, bir caminin onarılması, yaptırılması eylemindeki çarkların işleyişine bakın; kayıtlı bağış makbuzları mı geçerli, yoksa cami cemaatine uzatılan bir kutunun içine paralar mı atılıyor? ABD’den yönetilen hoca cemaatinin para, yatırım kaynakları üzerinde kayıtlı bir bilgi olabilir mi? Dünyaya yayılmış üniversiteler, okullar, şirketler, kim bilir belki de milyonlarca gence ulaşan, militan yetiştirme içerikli eğitim katkılarında, kayıt dışı çarkın genel işleyişi hakkında herkesin bir fikri var.

Etkin çevrede iş yapacak her işadamı, üç aşağı beş yukarı işinin getirisi ile orantılı bir bağışı yapmak zorundadır. Örneğin imam hatiplerde okul giderleri tabii ki devlet bütçesinden. Bağışlardan oluşturulan fonlarla bu okullarda okuyan çocukların diğer gereksinimleri karşılanır. Devletin üniversitelerinde okuyacak çocukların da her tür gereksiniminin karşılanması, militanlığa yönlendirilmesinde aynı yöntem geçerlidir..

***

Adı üzerinde, sosyal devletten budanıp, sadaka düzenine geçildiğinde, kamu kaynaklarının dağıtılmasında da kayıt dışına kaydırmaca yaşanır. Belediyelerin yasal denetimdeki resmi bütçeleri, gerçek bütçe ve harcamalarının yanında devede kulak kalır. Bilenlerin gülümseyerek kulaktan kulağa yaptıkları itiraflardan, Belediye harcamalarının bütünlüğünden edinilebilecek izlenimlerle, denetilemeyen fonlar, kayıt dışı kaynak ve harcamaların resmilerinin birçok katı olduğunu varsayabiliriz.

Ramazan çadırları bu günlerde gözler önünde. İstanbul’da çadır iftarları, dağıtılan yemek paketlerinin toplam maliyetleri üzerine rakamlar açık arttırmada. Dün sabah kimi televizyon haber kanallarında çadır kuyruklarındakiler, yiyecek yardımı alanlar konuşturuluyorlardı. Bir öğün bedava yemeği, evlerinde söz konusu olamayacak ölçekte zengin buldukları bu yemeği önemsemelerini yadsımaya hakkımız var mı? Eğitimli, her meslekten insanlar, öğrenciler, toplu aileler aslında sadaka düzeninin ürünü yemek kuyruğunda olmayı artık yadırgamıyorlar. İçinden biliyoruz ki, seçim yılında belediyeler de, artık çok büyük rakamlara çıkmış bu yarıştan vazgeçemeyecek konumdalar.

Türkiye çapında herkesin gerçek en yoksula değil, partiliye dağıtılmak zorunda olunduğunu bildiği yeşil kartlı sayısı en son kaç olmuştu? Sahi nüfusun kaçta kaçına ulaştı? Sadaka düzeninde kayıtsız, hesapsız kamu kaynaklarından dağıtılanların toplam bedeli ne? Siyasal kimlikle, partiye, iktidara oya dönüştürülecek biçimde yaygınlaştırılan kayıt dışı, sadaka düzeninde nereye kadar gidilecek böyle? Siz partili kayırmacası içinde, yılda birkaç kez sökülüp yenisi dikilen çiçek, fidanlarla sadece kurulmuş ağın yolsuzluk hesabının sorulabileceğini hiç düşünebilir misiniz? İstanbul’a sayısı bilinmeyen çok yaygın dikilmiş palmiyelerin bir tanesinin fiyatının ne kadar pahalı olduğu bilinirken, hemen hepsinin kurumuş olmasının hesabı soruldu mu? Sadece geçen yıl mezarlıklara dikilmiş, bu yıl hiçbiri yaşamayan çiçeklerin giderini toplayabilir miyiz?

Prof. Mübecel Kıray hocamızı bir kez daha sevgi, saygı ile analım.. Aşiret, cemaat sarmalında, sadaka düzeninde iktidara gelinebilmesini anlıyorum da, uzun soluklu iktidarda nasıl kalınabileceğini merakla bekliyorum.. demişti. Ömrü yetmedi, ama ülke olarak bizim göreceğimizden hiç kuşkunuz olmasın..

soner@cumhuriyet.com.tr

Yazarın Son Yazıları

Meteoroloji bile güven vermekten çıkarılmışsa...

Önceden kar tatili kararını duyurmuş valilik, “Sadece servisle okula gitmeleri gerekenleri kapsayan bir uygulama olacak” anlamında bir geri dönüş yapmıştı. Yine de gazetenin halen kulanmakta oılduğumuz Şişli’deki binamıza vardığımda, en azından birkaç hafta öncesinde tanıklık etmiş olduğumuz karla kaplanmış karşıdaki mezarlığın ağaçları ile yüzleşeceğimi sanıyordum. Ne gezer, bal gibi de sadece yağmur serpiştiriyordu.

Devamını Oku
13.01.2026
Saray’ın kararı: ‘Seçime kadar bu kadar’

Başlıktan da anlayacağınız üzere, iktidarları adına dün yapılan sonuç açıklamaya göre, emekliler için önerilecek en düşük aylığın 20 bin lira olacağı ilan edildi.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Dostum Trump’ın oyunlarında KAMU emekçileri, TÜİK’in sınır yok

Yeni yıla, şova da çok meraklı, ustası olduğunu ortaya koyan kimliği ile öne çıkmaktan vazgeçmeyen Trump, magazin şov yaratma ustası kimliği ile de yeniden seçilmesinden günümüze hemen her gün, kafa karıştıran, birbirinin tersi gibi de görünebilecek çıkışlarıyla hep başrolde, hep gündemde.. Aralık ayı boyunca Ortadoğu haritaları üzerinde, sonuçta Amerikan sermaye çıkarlarını ön planda tutan, elbette iç siyasetin güçlü lobileri ile de anlaşmalı, İsrail’in yanında, Çin’in dünya çapında kazanmakta olduğu gücü frenleyebileceğini düşündüğü siyasal çıkışların peşinde, İran’a çaktırmadan oyun kurduğu, Afganistan’da yeniden Taliban’ı yükselten projelerin peşinden koşturuyordu ki...

Devamını Oku
06.01.2026
Saray ittifakının çözemediği sorunları halının altına süpürme çabaları...

Barış sürecine dönük olarak kamuoyundan uzak tutmaya çalıştıkları aralarında yaşanan tartışmalarda, zaman kazanmaya dönük olarak görüşmeleri erteleyerek zaman kazanma çabaları elbette ilk adım sayılabilir.

Devamını Oku
03.01.2026
Oyalamaca, göz boyamaca...

Tek adam rejimi, müjdeli barış süreci üzerinden sesizliğin korunduğu bir kapalı kutu olarak ileriye dönük zaman, kendi mantığına göre nefes almış oldu.

Devamını Oku
30.12.2025
En kötüsü giden yıl olsun diye diye...

Eski kuşaklardan bellekleri güçlü olan okurlarımız ancak, eski kuşak yazarlarımızın içinden evime, ailemin içine sokacak kadar yakından tanıyıp sevdiklerim arasında yeri olan Asiye Uysal’ı anımsayacaklardır.

Devamını Oku
27.12.2025
Kökünden çürümüş ağaç...

Korunması gereken anıt, gelecek kuşaklar için ders niteliğinde, estetik geniş gövdesi korunabilmişse teknolojik olanaklar kullanılarak yüzyıllar sonrası için bile kalıcı kılınabilir.

Devamını Oku
23.12.2025
Balık baştan kokar...

Hep birlikte ellerimizi ovuşturarak değil de kaygılı; iktidarları ittifakının içinden sızan çatışmacı, bir o kadar da kirliliğin akmasının durdurulamadığı içerikleriyle kamuoyuna fışkıran gelişmeleri izliyoruz.

Devamını Oku
20.12.2025
Yüzlerine gözlerine bulaştıkça ekrandan ekrana koşuyorlar

Dün bu yazıyı girmeye çalışırken ekranlardan “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” gündemli kalabalıkların toplanmış olduğu etkinliğin canlı yayını veriliyordu.

Devamını Oku
16.12.2025
Kırk yılda devri âlem

Ülkemizde kültür turizminin gelişiminin öncülerinden Faruk Pekin ile yolculuğumuz 1970 12 Mart’ının öncesi günlerden, Boğaziçi Üniversitesi’nin özerk olabilmesi savaşımına öncülük yaptığı yıllardan başlar.

Devamını Oku
13.12.2025
Kadınlarımızın cinayetleri durdurma savaşları

25 kasım günü, Kartal’dan Yenikapı aktarmalı Şişli’ye geliş yolculuğumda, İstanbul Valiliği’nin, metroların, tüm ulaşım yollarının öğlen saatlerinden önce başlatılmak üzere Taksim çevresine kapatılması kararını ulaşım araçlarından da yapılan duyuruları ile karşılaştım. Geçmiş yıllardan deneyimli kadınlarımızın yapacakları eylemlere sokakların kapatılması, sıkı gaz bombalı, polis çemberleri ile kadınlarımızın içeriğinden henüz haberli olamadığım eylemlerinin gündemde olduğu geçmiş yılların örneklerini gülümseyerek anımsadım.

Devamını Oku
09.12.2025
İstemsiz çözüm üretilemiyor...

Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan, Güneydoğu bölgemizin çözüm sürecinde sorumluluk alanları ellerinden gelen çabaları gösterdiklerinin açıklamalarını sürdürüyorlar.

Devamını Oku
06.12.2025
Delegenin eksiksiz desteği ile gücüne güç katan CHP

Ancak hak-hukuk-adalet adına atılması olmazsa olmaz adımların gecikmesi ile doğrudan bağlantılı gerilim, sorumlulukların gerekleri de düşündürücü, ürkütücü boyutlarda katlanmış oluyor. Abdullah Öcalan kimliği üzerinden Kürt açılımı ile CHP’yi zorlamayı hedeflemiş, MHP-AKP ittifakı hızla sonuç alınabilmesi adına aralarında da çelişkiye düştükçe beklenmedik yeni çarpık gelişmeler ile yüzleşilmiş bulunuluyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Meriç Velidedeoğlu; Cumhuriyet Devrimleri; haksız, hukuksuz, eylem karşısındaki savaşımı...

Ord. Prof. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’ndan özel bir paylaşımıyla girmek, eşi olmasıyla onur duyduğu Meriç Velidedeoğlu’nun toplumsal savaşımda soluksuz sürdürdüğü çabalarına geçiş yapmak, sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Devamını Oku
29.11.2025
Barış sürecinde bir arpa boyu yol gidememek...

Tümü de Amerikan projeleri olarak dayatılmış barış süreçlerinde bir türlü sonuç almayı başaramıyoruz. Umalım bu kez önümüzü görebilecek kadar yol almayı başarırız. Gerçek geçmişini araştırırsak sorunlarımız Amerika’nın Irak’ı işgali projesine kadar uzanıyor.

Devamını Oku
25.11.2025
Parlamenter düzenden demokrasiden kaçarak çıkış olabilir mi?

CHP’nin İmralı’ya gitmeyeceği kararının gerekçelerini okuma zahmetine katlanmadan Saray ittifakından gelen tepkiler dün yandaş medyanın gündeminde evire çevire eleştiri yağmuruna tutuldu.

Devamını Oku
22.11.2025
Fazilet Kuza ile Nadir Nadili yıllar

Burada bir tırnak açmalıyım. Nadir Nadi yönetiminde, Cumhuriyet gazetesinin içinde, ülkemizin kendi bilim alanlarının en kıymetlileri danışmanlık kimlikleriyle toplanmışlar. Prof. Cavit Orhan Tütengil de içlerinde, Osman Nuri Torun, Özer Derbil... Aynı zamanda ünlü 2. sayfamızın yazarları, Ord. Prof. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu Hoca’mız, Oktay Akbal, Vedat Günyol gibi isimler, danışmanlar ailesinin içindeydi.

Devamını Oku
18.11.2025
Kurşun, benzol zehirlenmeleri, kimyasal uyuşturucu bağımlılığı...

İşçinin ekmek kavgasında, canının sağlığının yok sayılması geçmişten günümüze, düzeleceğine giderek umursanmaz oldu.

Devamını Oku
15.11.2025
Cumhuriyet’le Mustafa Kemal’e duyarlılığımızı yükselttiler

Dindarlık, kindarlık çıkışları, operasyonlarında durdurak bilmezlikleriyle, cezaevlerini haksız hukuksuz doldurmadaki sınır tanımazlıklarıyla... Ekonomik çöküşle de günlük yaşamlarını sürdüremeyecek, nefes alamaz konuma düşürdüklerini, bu ülkenin yüzde 90’larını aşan çoğunluğunu yıldıracaklarını sanmışlardı. Siz okullarının birincisi olan kızlarımızı, sevinçlerini paylaşırken “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye slogan attılar diye, savunan komutanlarıyla birlikte okullarından atarak cezalandırdınız ya...

Devamını Oku
11.11.2025
Elif Naci’li, Ümit Alemdaroğlu’lu yıllardan...

Ancak aile içinden, dönem çalışanlarının içeriden tanıklıkları ile bilinenlerin içinde, ünlü ressamımız, arşiv müdürlüğü ile öne çıkmış Elif Naci ile sevgili kuzeni Ümit Alemdaroğlu arasındaki yakın duygusal bağlarla kurulmuş işbirliği bilinir.

Devamını Oku
08.11.2025
Yaşamımızın karabasanında uzatmaları oynama çabaları...

“Koyun can kasap et derdinde” özdeyişinin bir anlamı var elbette. Sabahın köründe gözlerimizi açıp akşamın geç saatlerine kadar izlemeye çalıştığımız, ülke, yaşam gerçeklerimizin özeti işte bu kadar. Hep birlikte yaşam koşullarımızın sürdürülebilir olmasının çırpınışları, koşturmacaları içindeyiz. İktidar erkinin ise ittifaklarında ne kadar uzlaşıp uzlaşamadıkları çok tartışmalı, iktidarlarını sürdürebilme adına çıkış yolları bulabilmenin dışında, yaşattıkları üzerinde yarattıkları sonuçlar umurlarında bile değil.

Devamını Oku
04.11.2025
Cumhur İttifakı’nın Cumhuriyet değerleri korkusu

Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıldönümü etkinliklerinin hazırlıklarından başlanarak gün gün akış içinde yaşananlara bakarak belleğimizi şöyle bir tazeler miyiz?

Devamını Oku
01.11.2025
Kirletilmeyen kurumumuz kaldı mı ki?

“Sayenizde” diyemiyoruz ancak sonunda tuzu da kokutmayı başardınız. Parası günlük insanca yaşama yeten, yetmeyen ayrımı olmaksızın, telefonlarınıza bilinmeyen numaralardan gelen mesajlara boş bulunup da sakın yanıt vermeye, üzerlerine basmaya kalkışmayınız. Bazılarının beraberinde “potansiyel dolandırıcılık” uyarısı olsa da uyarısız olanlara basmanız halinde bile dolandırılabiliyorsunuz.

Devamını Oku
28.10.2025
‘Ölmek var dönmek yok’

Zonguldak büyük madenci direniş günlerinin, grevle birlikte sokaklara taşarak, hak savaşımlarını sürdürerek sokaklara taşan maden işçilerinin, uzun tünelleri karanlıkta kol kola birbirine çarpmadan geçişlerinde, gür seslerinin çınlanışı ile Özalizm’in yıkılışı hiç unutulmadı.

Devamını Oku
25.10.2025
Madalyonun iki yüzü

Saray’ın bugünlere kadar izlenen, gerçekleştirilmiş siyasetlerinde, madalyonun bir yüzü ile diğer yüzünde, içe dönük siyasetleriyle dışa dönük olanlarının arasında sürekli çelişkiler yaşanıyor. İçeriye dönük uygulamalarında hak, hukuk, adaletin geçerli olmasının eseri yaşanamazken, dışa dönük uygulamalarında ise ağır basan güçlü taraf ne istemişse diller bir karış dışarıda, dayatılmış uygulamalara karşı ses soluk çıkarılamıyor.

Devamını Oku
21.10.2025
Birileri bizim aklımızla oynuyor...

Geçen haftanın dünya ölçeğinde çok sıcak geçen gündeminde, ABD Başkanı Trump’ın iddialı çıkışıyla, Ortadoğu’da barışın sağlanabileceği umuduyla gelişmelere yoğunlaşmıştık.

Devamını Oku
18.10.2025
Trump’ın silah, para gücüyle barışı getirme savaşı

Ortadoğu’ya barışı getirme iddiasıyla geçmişte öne çıkmış Amerika’nın, sonuçta başarısızlıkla sonuçlanmış girişimlerinin öne çıkmış başkanları, meğersem, Trump’ın içine düştüğümüz bugünkü girişiminin yanında çok daha insancıl, iyi niyetli sayılabilirmiş.

Devamını Oku
14.10.2025
Barış için yapılanlar çok az, çok geç mi?

Barışı yürekten, umutla bekleyenlerin, kuşkusuz kaygılı beklentiler içinde yaşamak zorunda oldukları günlerin içindeyiz.

Devamını Oku
11.10.2025
Trump’ın peşinden zorlandıkça sıkışıyorlar

İnsan hakları duyarlılığının dünya ölçeğinde uyanışını tetiklediler. Önceki gün ülkemizde 81 ilde insan hakları zincirleri oluşturuldu. Amerikanın kendi topraklarında, İngiltere’de, Avrupa’nın tüm ülkelerini kapsar biçimde protesto eylemleri her yeni günde güçlenmiş olarak yineleniyor. Dünyanın diğer ülkelerindeki eylemlerin tetiklenmesi, güçlenmesi siyasal gündemlerin odağına oturuyor.

Devamını Oku
07.10.2025
Oğulları, babaları rehin alan vicdan...

Güncel, kişisel bir aileye dönük özel savunma yapmak durumuna düşmek istemiyorum.

Devamını Oku
04.10.2025
Sabahın köründe herkes yaşam derdinin peşinde

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, özel davet eden “dostum Trump” görüşmelerinin kapı arkasının kuşkusuz dedikoduları ağır basacaktır. İlk çıkarımlar, yorumlardan öğrenilebildiği kadarı ile Rusya’dan gelen enerjiden vazgeçilmesi dayatması ağır basmakta. Cumhurbaşkanımızın koşulları içinde; “Midyat’a pirince gidilirken eldeki bulgurun uçup gitmesi” gibi bir tablo ile yüz yüze kalınmış.

Devamını Oku
30.09.2025
Trump’ın cumhurbaşkanı üzerinden Türkiye’yi yönetme programı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimleri, Dolmabahçe görüşmeleri üzerinden gündeme geldiği gerçekliği yalanlanmadı.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın ipi ile kuyuya inilir mi?

Sonuçta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beklediği davetin tarihi de Özel’in önceden duyurduğu doğrultuda Beyaz Saray tarafından dünya kamuoyuna da ilan edilmiş oldu.

Devamını Oku
23.09.2025
Evdeki hesap çarşıya uymuyor

Ülkemiz içindekiler için de geçerli olmak üzere, dünya çapında yaşanmakta olan gelişmelerin bütününe dönük baktığımızda, yaşananları özetlemeye dönük bana en uygun gelen başlığın “Evdeki hesap çarşıya uymuyor” olduğunun altını çizmek istedim.

Devamını Oku
20.09.2025
CHP’ye yargı kıskacı: Vatandaşı çaresiz bırakma düşü

En garip olanı da onlar adına Suriye politikalarında başı çeken, İçişleri Bakanları Hakan Fidan ile tam tersi anlamlar çıkan açıklamalarının sonunu hiç duyamıyoruz.

Devamını Oku
16.09.2025
Amerika’nın öteki yüzü

Bizim, 12 Eylül 1980’de yaşadığımız, 1960’lar sonrası anayasal hak özgürlükler üzerinden kazanımlarımızı, toptancı “tangır tungur” etmiş, bugünlere kadar adım adım geriye gidişlere nokta konamamış haklar kayıplarımızı Amerika’nın, 11 Eylül 2001 yılında, uçaklarla New York’un bombalanmasıyla yaşadığı toplumsal travmanın bilinçli yönlendirilmesi üzerinden yaratılan, yeni dünya düzeni stratejilerinin güncel sonuçlarını da elbette dikkatle izlemek zorundayız.

Devamını Oku
13.09.2025
Saray’ın son hamlesi: CHP’nin işgali operasyonu

Önceki gün alınan bir kararla, İstanbul’da üç günlüğüne sokağa dönük toplumsal eylemlere yasak getirildi. Dün için, okus pokuslu hukuksal gerekçeleri üzerinden sayısız tartışmanın yapılabileceği bir yargı kararı hazırdı. Güvenilir kimliği kendileri tarafından da ilan edilmiş, “çekirdekten” CHP’li Gürsel Tekin, önceden ilan ettiği üzere, polis operasyonu eşliğinde dün öğlen saatlerine doğru CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın içine girebildi.

Devamını Oku
09.09.2025
Yaktıkları yangınlardan mal kaçırıyorlar

Şekil olarak bakarsak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kimliği, sorumluluğu altında, sivil diktatörlükler sayılmazsa, aralıksız sandıktan çıkabilmiş dünyanın tek sivil iktidarını yaşıyoruz.

Devamını Oku
06.09.2025
‘Tito’ Yugoslavya’sı dersleri... Özgürlük ayrımcılık sınırları...

Yazarımız Prof. Emre Kongar’ın 31 Ağustos Pazar günkü köşesinde yazdığı, Yugoslavya örneği başlıklı yazısı üzerinden, kimi geçmişten tanıklığını paylaştığım, Cumhuriyet gazetesinde de yayımlanmış anlamlı gelişmeleri de anımsatmanın yararlı olabileceğini düşünüyorum.

Devamını Oku
02.09.2025
'Dostum Trump'ın kazıkları...

Bölgenin gelişmelerinde uzmanlaşmış siyasetçiler, gazetecilerin ortaya koydukları verilerle; “İsrail’in bölgeyi ateş altına alan yaklaşımlarına kapı açıyor.”

Devamını Oku
30.08.2025