Ya sonra?

Bu sorunun yanıtı politikaları belirlerken türler, ekosistemler ve insan toplumu arasındaki karmaşık bağlantıları dikkate almakta yatıyor. Yok edilen habitat, koronavirüsün ortaya çıkması için mükemmel koşulları oluşturuyor. COVID-19, kitleselsaldırıların başlangıcı olabilir.

28 Mart 2020 Cumartesi, 02:00
Ya sonra?
Abone Ol google-news

Tüm dünyada resmi verilere göre koronavirüs kapan insan sayısı yarım milyonu geçti. Ve salgın hızla yayılışını sürdürüyor. Bilim insanları COVID-19’un gripten 20 kat daha öldürücü olduğunu söylüyor. Hasar büyük, acılar büyük.. Ülkelerin aldıkları önlemler doğrultusunda bir şekilde sona erecek kâbus. Ama dikkat. Dünya her an yeni bir virüs salgını ile karşı karşıya kalma riski içinde ve koranavirüs ülkelerin sağlık sistemlerinin de politikalarının da ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. O zaman şimdiden bu soruyu sormakta yarar var: Bir sonraki salgını nasıl önleyebiliriz?

ACİLEN İHTİYAÇ VAR 

Bu sorunun yanıtı politikaları belirlerken türler, ekosistemler ve insan toplumu arasındaki karmaşık bağlantıları dikkate almakta yatıyor. Gezegendeki tüm canlıların sağlığı ve refahı birbirine bağlı. Ve bu, insanın faaliyetlerinden derinden etkileniyor. COVID-19 salgını bize göz ardı edilemeyecek bu temel gerçeği hatırlattı. Bu önemli bir denge. Ve çok disiplinli bir yaklaşıma acilen ihtiyacımız var. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), insanları enfekte eden tüm virüslerin yüzde 60’ının hayvanlardan geldiğini tahmin ediyor. Bu fenomene “zoonoz” deniyor. WHO, son on yıldaki yeni bulaşıcı hastalıkların yüzde 75’inin zoonotik kaynaklı olduğunu bildirdi. O zaman şu soruyu soralım: Bir sonraki ortaya çıkacak virüsün bulaşmasını önlemek için ne yapabiliriz?

VAHŞİ KAPİTALİZM 

Bunun yanıtı yaban hayatı ile aramızda olan ilişkide. Ormansızlaştırma, tarım alanlarının genişletilmesi, daha önce el değmemiş bölgelerde başlayan ticari faaliyetlerin hepsi virüslerin normal dolaşımını değiştiriyor. Genetik yapısını, çeşitliliğini ve davranışlarını değiştiriyor ve belirliyor. Ve tüm bu değişimler, virüs taşıyan hayvanlar ve insanlar arasındaki temas oranlarını artırıyor. Örneğin Afrika domuz vebası bugün Asya genelinde domuz üretimini derinden etkiliyor, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki çiftlikleri tehdit ediyor. Dünyanın çok büyük bir bölümünde halen hayvancılık ve hayvan ürünleri ticaretinde küresel sağlık standartları uygulanmıyor. Vahşi kapitalizmin büyük ölçekli kentsel tüketimi sınırtanımıyor. Her yerde insanlar risk altında. Aslında yakın zamanda bununla ilgili bir girişim başlatıldı. Ekim 2019’da, salgının Çin’de ortaya çıkmasından haftalar önce, Yaban Hayatı Koruma Derneği ve Alman hükümeti küresel sağlığı güçlendirmek için önemli bir eylem planı önerdi. “Bir Gezegen, Bir Sağlık, Bir Gelecek” Berlin İlke olarak tanımlanan bu planda sağlıklı toplumlar oluşturmak için yapılması gerekenler saptandı.

BİR GEZEGEN, BİR SAĞLIK, BİR GELECEK

Berlin İlkeleri adı altında liderlere, hükümetlere, sivil topluma, bilim ve iş dünyasına, yatırımcılara yapılan açık çağrı özetle şöyle:

1 İnsan, yaban hayatı, evcil hayvanlar, bitkiler ve tüm doğa arasındaki temel sağlık bağlantılarını korumak: Koruma ve korumayı sağlamak ekosistemlerle iç içe geçmiş biyoçeşitliliğin, gezegenimizdeki yaşam, sağlık ve esenliğin kritik temel altyapısını oluşturur.

2 Bunun için insan ve hayvan sağlığını çevre sağlığıyla bütünleştiren güçlü kurumlar geliştirmek: Bilim temelli bilginin politika ve uygulamaya çevrilmesi için yatırım yapmak zorundayız. 

3 İnsan, hayvan ve çevre sağlığı için yeni ciddi tehditler yaratan ve mevcut zorlukları artıran mevcut iklim kriziyle mücadele etmek için harekete geçmeliyiz. 

4 Kara, hava, deniz ve tatlı su kullanımımızdaki politikalarımızın bu ekosistemi doğrudan etkilediğini ve ekosistemlerdeki değişikliklerin bulaşıcı ve bulaşıcı olmayan hastalıkların ortaya çıkmasını tetiklediğin bilmeli ve önlemler almalıyız. 

5 Bulaşıcı ve bulaşıcı olmayan hastalık tehditleri için çözümler geliştirirken biyoçeşitliliği koruma perspektiflerini göz önünde bulundurmalıyız. 

6 Küresel bağlamda hayvancılık, bitki ve ekosistem altyapısının korunması için uluslararası fonlama mekanizmalarına yatırımın artırılması sağlanmalı. 

7 Hükümetler arası koordinasyonunu geliştirmek için sektörler arası ve disiplinler arası bir ağ kurulması. 

8 Okullarda, topluluklarda ve üniversitelerde çocuklar ve yetişkinler arasında küresel vatandaşlık ve bütünsel sağlık yaklaşımları konusunda eğitim ve farkındalık yaratmaya yatırım yapılmalı. İnsan sağlığının nihayetinde ekosistem bütünlüğüne ve sağlıklı bir gezegene bağlı olduğunun kabulünü artırmak için politika geliştirilmeli.