Vitrindekiler...

Cumhuriyet Kitap'tan, raflarda yerini alan çeşitli alanlardan yayımlanmış kitaplardan yetkin bir liste

20 Şubat 2021 Cumartesi, 00:48
Abone Ol google-news

Çocuklar İçin 1920 Dersleri / Ataol Behramoğlu / Cumhuriyet Kitapları / 48 s.

“Ulus olarak en büyük eksiğimizin bilgisizlik olduğunu düşünüyorum. Biz böyle değildik ama giderek böyle olduk. Bilgisizliğimizin yanı sıra buna ilişkin bir de yanlışımız var: Bilgi edinmenin yöntemini ezberlemek sanıyoruz. Oysa bilgi edinmek bir sevinçtir. Öğrenmek mutluluktur. Öğretmenlerinin, anne babalarının, büyüklerinin çocuklara öncelikle kazandırmaları gereken bilinç budur: Araştırarak, irdeleyerek, soru sorarak öğrenmenin, bilgi edinmenin, akıl yürütmenin can sıkıcı zorunluluk ya da ezbercilik değil, bir mutluluk, bir sevinç olduğu...” 23 Nisan’ın yüzüncü yılında Çocuklar İçin 1920 Dersleri’ni hazırlarken uygulamaya çalıştığı yöntemi bu sözlerle açıklıyor Ataol Behramoğlu.

Dijital Çağda Anne Baba Olma Sanatı / Julianna Miner / Çev.: Ayhan Semih Koç / Mona Kitap / 290 s.

İki binli yılların tabletle büyüyen kuşağını bekleyen tehlikeler neler? Kontrolsüz sosyal medya grupları, oyun siteleri, zararlı arkadaşlar ve pek çok diğer tuzak… Çocuklarımızı küstürmeden yaşamlarında bu konuda hassas bir kontrol nasıl sağlanabilir? Kitabında uzman tavsiyelerinin yanı sıra gerçek hikâyelere de yer veriyor Julianna Miner. Ve karmaşık dijital du¨nyanın yeni kuşağı en iyi nasıl yönlendirebileceğini eleştirel bir anlayışla sunuyor. Bazı bölüm başlıkları ise şöyle: Sosyal Medya ve Hayali Seyirci; Dijital Flört ve Çevrimiçi Ortamda Ergen İlişkileri; Dijital Bağımlılık ve Çevrimiçi Ortamda Riskli Davranış; Dehb veya Otizm ile Yetişmek; Saldırganlar, Taciz ve Zorbalık.

Oza / Andrey Voznesenski / Çev.: Ülker İnce / Ve Yayınevi / 64 s.

Oza, iç içe geçmiş derin bir aşk şiiri. Mayakovski’den sonra Rus şiirinin biçimsel sınırlarını kıran, insani değerlerin baş koruyucusu bir şairin, Andrey Voznesenski’nin hançeresinden, devrimci bir şiir. Oza’sının ilk yayımlanışının 50’inci yılında, gözden geçirilen, sayfa tasarımları yenilenen ve Kenan Yücel’in beş resminin yer aldığı bu yeni baskısı, Özdemir İnce’nin ön sözüyle sunuluyor.

Sevgi ve Para Arasında Ana Baba Olmak / Fabrizio Zilibotti, Matthias Doepke / Çev.: Ayşe Öztürk / The Kitap / 448 s.

Kitapta, insanların kaç çocuk yapmak istediklerini, çocuk yetiştirmeye ne kadar yatırım yaptıklarını ve hangi ebeveynlik tarzını seçtiklerini anlamada ekonominin yardımcı olabileceği savunuluyor. Ayrıca ebeveynlikteki toplumsal cinsiyet rollerinin dönüşümü, ekonomik gelişim sürecinde geniş aileden çekirdek aileye geçişi, ebeveynlerin çocuk işçiliğine karşı değişen tutumları ve hatta sosyal sınıflar arasında farklı tercih ve değerlerin oluşumu ve aktarımı masaya yatırılıyor. Doepke ve Zilibotti, Orta Çağ’dan günümüze; ABD, İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya ve İsveç’ten Çin ve Japonya’ya uzanan araştırmalarında para, sevgi, bilgi ve zaman bağlamında ebeveynlik uygulamalarını, ekonomik güçlükler ve artan eşitsizlik ortamında ebeveynlerin çocuklarını nasıl büyüttüklerini detaylı bir şekilde inceliyorlar.

Anlatmak İçin Yaşamak / Gabriel Garcia Marquez / Çev.: Pınar Savaş / Can Yay. / 576 s.

20’inci yüzyıl edebiyatına damgasını vuran büyülü gerçekçiliğin büyük ustası Gabriel García Márquez; Yaprak Fırtınası’ndan Yüzyıllık Yalnızlık’a, Kolera Günlerinde Aşk’tan Benim Hüzünlü Orospularım’a, esin kaynaklarını hep kendi yaşamında, yakın çevresindeki insanlarda aramıştı. O nedenle, yapıtlarıyla yaşamı arasında sık dokunmuş bağlar vardı. Anlatmak, yazmak için yaşamış büyük bir yazarın anılarının çok ötesinde roman tadında okunabilen Anlatmak İçin Yaşamak’ta; “Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır” diyen Márquez’in yalnızca yaşam öyküsünü değil, tüm yapıtlarının izlerini bulacaksınız.

Gölge Oyunu / Joseph O’Connor / Ayça Çınaroğlu / Sia Kitap / 432 s.

Gölge Oyunu’nun başkişisi Bram Stoker, Kont Drakula’nın yazarı. Ancak Gölge Oyunu, onun yeni evli bir genç olarak sokaklarında Karındeşen Jack’in dolaştığı, kulüplerinde Oscar Wilde’ın gösteriş yaptığı Victoria dönemi Londrası’na gelişiyle başlıyor. Stoker, İngiltere’nin en ünlü Shakespeare oyuncusu Henry Irving’in ünlü tiyatrosu Lyceum’un müdürü olunca, hevesle sürdürdüğü görevinde ve muhafazakâr bir toplumun standartlarına uymada gösterdiği başarıyla yaşamının rotası değişir. Irving’le dostluğunun arasına ünlü aktrist Ellen Terry girince üçünün de yolları umulmadık yönlere sapar. Stoker’ın yazacağı romanın korkutucu kahramanı Kont Drakula’yı esinlendiren kişi ise hiç uzağında değildir.

Hakikat Masal Değildir - Politik Felsefi Değinmeler / Murat Müfettişoğlu / Tekin Yay. / 304 s.

Gilles Deleuze, “Hakikat, onu yeniden üretme arzumuzla ilişkilidir” diyerek hakikatin yeniden üretilebilen boyutuna ve yenilenmesi gerekliliğine dikkat çeker. Ursula K. Le Guin zor zamanların geleceğinden dem vururken, “Özgürlüğü anımsayabilecek yazarlara ihtiyaç duyacağız. Şairlere, hayalperestlere; daha büyük bir hakikatin gerçekçilerine” der. Thomas Bernhard iki tavra da yakın durarak konuyu bağlar: “Daima ‘ama’ diyecek birileri olmalıdır. Oysa hep her şeyi belirleyen birileri oluyor. ‘Hakikat’ aslında sadece bir ‘ama’ ekleyip cümleyi tamamlamaktır.” Müfettişoğlu, günümüzün zorlu koşullarında bildiğimizi düşündüğümüz entelektüel, ahlaki ve politik kavramları felsefenin mihenk taşına vurarak tartışmaya açıyor. Politik felsefenin yaşamla bağlarını ortaya koyuyor.

Ağıtların Tanrısı / Sepin İnceer / Doğan Novus / 408 s.

Ağıtların Tanrısı bir aşk mektubu... Yazar, eğitmen Sepin İnceer’in ölen eşi, sevgilisi, çocuklarının babası Okan’a yazdığı bir aşk mektubu. Bir ağıt. Bir kadının sevdiğinin ölümüne ve bu ülkede ömrü kelebeklerden daha kısa süren, ölen bütün çocuklara yaktığı, kalbi parçalayan bir ağıt. Ve bir manifesto. Bu topraklarda yaşanmış bütün acılarla yüzleşmeden, bir hiç uğruna ölen bütün çocuklarımızın yasını tutmadan yola devam edilemeyeceğini haykırarak ilan eden bir manifesto.

Yunus Emre / İlhan Başgöz / Pan Yay. / 360 s.

Yunus Emre hakkında bildiklerimiz üç kaynaktan gelir. Bunlardan biri yazılı kaynaklardır. Bize yazılı ulaşmış olsalar da bunların çoğunun kaynağı sözlüdür, bu nedenle doğruluklarına güvenilmez. İkincisi sözlü tarih / sözlü kültür geleneğidir. Yunus Emre yedi yüz yıldır halkın dilinde, telinde ve gönlünde yaşamıştır. Orada Yunus bazen gaipten bilen derviş, bazen çiçeklerin dilinden anlayan bir ermiş, bazen şiirlerini balıklara ve meleklere okutan bir büyük sanat ustası, bazen de çiftinde çubuğunda yoksul bir ekincidir. Üçüncü kaynak ise Yunus Emre’nin şiirleridir. Kitap, Yunus Emre’nin şiirlerinden bir güldeste ve Yunus Emre’nin şiiri üzerine İlhan Başgöz’ün bir incelemesini içeriyor.

Başka Bir Dünya Mümkün mü? - Kanlı Gülden Acı Çikolotaya Küresel Eşitsizliğin Hikâyesi / Serap Çakır / e-kitap.

Kitapta; özellikle neoliberal politikaların hayata geçirilmeye başlandığı 1980’den bu yana küreselleşen eşitsizliğin yol açtığı sefalet ve ekolojik yıkım, tarihsel süreciyle gözler önüne seriliyor. Serap Çakır; akademik eserlerden ve medya haberlerinden yararlanarak kaleme aldığı, araştırmacı gazetecilik çalışmasında, yalın dille ortaya koyduğu insan hikâyeleriyle, herkesi "farkında olmaya" ve tüketim alışkanlıklarını sorgulamaya çağırıyor. Fikret Başkaya’nın önsözüyle, e-kitap olarak yayımlanan kitap ücretsiz indirilebilir: https://www.publitory.com/e_books/2599-baska-bir-dunya-mumkun-mu-kanli

Parti Tarihi 1: Türkiye Komünist Partisi’nin Kuruluş Dinamikleri / Kolektif / Yazılama Yay. / 298 s.

Türkiye Komünist Partisi’nin kuruluşunun üzerinden 100 yılı aşkın bir süre geçti. Parti Tarihi çalışması bu tarihin, barındırdığı süreklilikler ve kopuşlarla ele alınmasını amaçlıyor. Birinci Cilt; Osmanlı döneminde ortaya çıkan ilk sosyalist örgütlenmeler ve işçi hareketlerinden, “Parti’nin tarih öncesinden” yola çıkıyor. Türkiye komünist hareketinin ortaya çıkışı, Osmanlı dönemindeki sosyalizmden kopuşla birlikte gerçekleşiyor. Bu kopuş, ulusal kurtuluş mücadelesine, ülkenin yapısal dönüşümüne eşlik ediyor. Komünist hareketin genç Cumhuriyet döneminde yaşadığı deneyim, hem bu dönüşümden hem de kaçınılmaz olarak Cumhuriyet’in Sovyetlerle ilişkilerinden doğrudan etkileniyor. 1927 Tevkifatı’na kadar yaşanan sürecin belgeleriyle irdelendiği çalışmada; yaygınlık kazanmış saldırı ve tahrifatı yanıtlamak da hedefleniyor.

Sofraya Bir Tabak Daha Koy / Gizem Hacımuto / Bilgi Yay. / 240 s.

Eski bir apartmana bir şehrin kaç farklı sesini sığdırabilirsiniz? Kaç rengini? Kaç hatırasını? Reçeli bir türlü tutturamayan Aysel, çorba içemeyen Melih, mücver yapamayan Erol, pilav pişirmekten kaçan Zeliha, köklü bir ailenin kızı sıfatıyla mutfağa hiç girmemiş ama günü geldiğinde kendisini yapayalnız bulmuş Şara Hanım, hiçbir tadı ayırt edemeyen Sinan, hiçbir kekin tarifini istediği gibi hayata geçiremeyen Nilgün, herkesin matemine helva yetiştirirken yeteneklerini acısı karşısında kaybeden Necibe… İlginç, değil mi? Ama mesele çok daha derinlerde. Gizem Hacımuto, incelikli bir biçemde kaleme aldığı duygu yüklü hikâyelerinde, aramızda yaşayan ve görmekte yeterince cömert davranmadığımız insanları daha yakından tanımaya çağırıyor.