Terkoğlu'na Silivri'de ‘Pelikancılar’ soruşturması

Yazarımız Barış Terkoğlu hakkında bir soruşturma daha.

31 Mart 2020 Salı, 06:00
Abone Ol google-news

Tutuklanan gazetemiz yazarı ve Odatv sorumlu yazıişleri müdürü Barış Terkoğlu hakkında bir soruşturma daha açıldığı ortaya çıktı. Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan, Odatv’de yer alan bir haber nedeniyle Terkoğlu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Başsavcılık, başvurudan 10 ay sonra, Terkoğlu’nun tutuklanmasının hemen ardından 16 Mart’ta hakkında soruşturma açtı. Terkoğlu, ifadesini Silivri’de yazılı olarak verdi.

Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan, 5 Nisan 2019’da Odatv’de yayımlanan “Kim bu yeni paralel Pelikancılar” başlıklı haberdeki “Pelikancı ve yeni paralel” ifadelerine “kişinin itibarını zedeleyici, gerçek dışı ibareler ve açıkça iftira içeren, kendisine ‘yeni paralel’ demek suretiyle terör örgütüne üye olmakla suçlayan ifadeler” kullanıldığını ileri sürerek, sorumlu yazıişleri müdürü Terkoğlu’na manevi tazminat davası açtı. Kaplan, ayrıca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, 29 Mayıs 2019 tarihinde, Terkoğlu hakkında kamu davası açılmasını talep ederek suç duyurusunda bulundu.

TUTUKLAMADAN SONRA İŞLEME KONAN SUÇ DUYURUSU

Başsavcılık ise, suç duyurusunu, başvurudan 10 ay sonra, Terkoğlu’nun tutuklanmasının hemen ardından işleme aldı. Terkoğlu’nun tutuklu bulunduğu Silivri Ceza İnfaz Kurumu’na 16 Mart 2020’de tebligat gönderilerek, hakkında soruşturma açıldığı bildirildi. Terkoğlu, 25 Mart 2020 tarihinde, ifadesini yazılı olarak verdi.

Savcılığa verdiği ifadede, haberin yayınlanmasının kendi sorumluluğunda olduğunu belirten Terkoğlu, haber metninin içeriğinde hiçbir hakaret ifadesi yer almadığına, “somut bilgilere dayanılarak” tespitler yapıldığına dikkat çekti. Terkoğlu, “terör örgütü üyeliği” yakıştırmasının şikayetçinin vekilinin yorumu olduğunu, metinde buna ilişkin bir ifade olmadığını da dile getirdi. Terkoğlu, ifadesinde şunları kaydetti:

Metin, okuyan herkesin anlayabileceği gibi Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu istifaya götüren ve yazarlarının kendilerinin ‘pelikanwordpress.com’ adresinden ‘Pelikan Dosyası’ adını vererek yayımladıkları bildiriyi konu almaktadır. Pelikan ya da Pelikancı ifadesi bildiriyi yaratanları tarif etmek için kullanılmaktadır. Nitekim bu da kendi seçtikleri isimdir. Şikayetçi Hilal Kaplan (Öğüt), bu bildiri ile bağlantılıdır. Bu da açık kaynaklardan çok kolay şekilde tespit edilebilir. Nitekim şikayet dilekçesi incelenirse, avukatı da bu bildiri ile bağlantılı olmadığını söylememektedir. Haber metnindeki YSK açıklama yapmadan Hilal Kaplan (Öğüt)’ın 1 Nisan günü ‘YSK tüm oyların sayılmasına karar verdi’ mesajı ve ardından bunun yalanlanması yine açık kaynaklardan doğrulanabilir. Kamuoyunu yanlış yönlendirip karışıklık çıkarmak sonucuna varabilecek mesajın sahibi şikayetçinin kendisidir. Nitekim devlet kurumları da bu mesajı yalanlamıştır.

"HİLAL KAPLAN'IN KENDİSİ DE İTİRAZ ETMEDİ"

Şikayetçinin “Pelikan Bildirisi’yle gündeme gelen Bosphorus ekibinden Hilal Kaplan” ifadesinden rahatsız olduğu anlaşılmaktadır. Bu da somut gerçektir. Şöyle ki:

Bir, Pelikan Bildirisi ilk olarak ‘Bosphorus Global (Boğaziçi Küresel) İlişkiler Merkezi’ tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Zira söz konusu kimsenin tanımadığı blog, ilk kez bu merkezin çalışanları tarafından sosyal medyada yayılmıştır. Sosyal medya haritası çıkarıldığında paylaşım merkezinin bu sivil toplum örgütü olduğu görülmektedir.

İki, bu sivil toplum örgütünün eski çalışanı Fırat Erez de bildirinin burada yazıldığını doğrulamakta, buna dair kişisel tanıklıklarını anlatmaktadır.

Üç, bildiri metni incelendiğinde de içeriğinin bir kısmının daha önce Süheyb Öğüt imzasıyla Turkuvaz Medya Grubu’na ait Aktüel Dergisi’nde yayımlanan bir yazıdan esinlendiği, bildiride de bundan bahsedildiği görülebilir. Süheyb Öğüt, Hilal Kaplan (Öğüt)’ın eşidir.

Dört, bildirinin hazırlandığı Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi’nin yönetim kurulunda açık kaynaklardan görülebileceği gibi hem Hilal Kaplan hem de eşi Süheyb Öğüt yer almıştır.

Beş, merkezin açık kaynaklardan fotoğraflarına ulaşıldığında Hilal Kaplan (Öğüt) ve eşi Süheyb Öğüt’ün merkezde faaliyet sırasında çekilen örneklerine ulaşılabilir.

Altı, Cumhurbaşkanının eski metin yazarı ve eski AKP milletvekili Aydın Oray ya da gazeteci Yıldıray Oğur’un, bu grubu yakından tanıyan isimlerin Hilal Kaplan’ın Pelikan ile ilişkisini işaret ettiğine dair birçok ifadesine açık kaynaklardan ulaşılabilir. Nitekim sosyal medyada Oğur ile Kaplan arasında yaşanan tartışmada Oğur’un bildiriyi bu grubun yazdığı iddiasına, Kaplan itiraz etmemiştir.

Daha birçok örnek verilebileceği gibi Pelikan Bildirisi ve bu bildiriyi yazan oluşumla, Hilal Kaplan (Öğüt)’ın bağlantısı açıktır. Bir ülkenin Başbakanını gayrı resmi yollarla istifaya sürükleyen bir oluşuma, ‘yeni paralel’ denmesi oldukça yumuşak bir tanımdır. Metinde ‘örgüt’ denmemiştir, ama denilebilirdi, zira Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi bir dernektir ve nihayetinde bir sivil toplum örgütüdür.

Nihayetinde haber metninde ‘terör örgütü üyeliği’ gibi bir ifade yoktur. Somut olan Pelikan Bildirisi ile ilişkidir. Bu da açık, gerçek, yalanlanmamış hatta kabul edilmiş bir bilgidir. Odatv olarak yasa önünde ispatlanmadıkça hiçbir oluşuma ‘terör’ ya da ‘terör örgütü’ tanımı yapmıyoruz. Pelikan isimli gruba dair de mahkemelerin böyle bir kararı olmadıkça bu ifadeyi kullanmadık, kullanmıyoruz. Bu tanım, Hilal Kaplan’ın vekilinin yorumudur.”

‘İVEDİLİKLE KARAR VERİN’


Terkoğlu’nun avukatı Celal Ülgen ise, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruda haber içeriğinde eleştiri ve bilgi verme sınırlarını aşan hiçbir ifade olmadığı belirtti. Başvuruda, başsavcılıktan, düşünce ve basın özgürlüğü ile hukuka uygunluk nedenleri dikkate alınarak kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesi ve kararının da tebliğ kararı kadar gecikmemesi, ivedilikle alınması talep edildi. İSTANBUL