Schlegel’den ‘Eleştirel Fragmanlar’

Friedrich Schlegel; Schiller, Schleiermachler ve Goethe gibi tarihe mal olmuş kişilerle kurduğu arkadaşlıklarını skandallarla ‘süslemesinin’ ardından Berlin’in yolunu tutuyor. Kente geldiği ilk günden itibaren kalem kâğıt elinden düşmezken tartışıp atıştığı döneminin ileri gelenlerine yanıt niteliğinde kısa metinler yazmaya koyuluyor. Şiir ve felsefeyi buluşturan görüşlerinden parçalar taşıyan Eleştirel Fragmanlar, Schlegel’in edebî ve felsefi seyahatinin yol haritası bir bakıma.

15 Ekim 2020 Perşembe, 00:37
Abone Ol google-news

Hukuk ve filoloji öğrenimi görmek isterken felsefe okuyan, Fransız Devrimi’nin yılmaz savunucusu, tragedya yazarı, mektup meraklısı ve Napoléon Savaşları’nın cevval askeri Friedrich Schlegel, metinlerini fragman hâline getirip 1797’de ‘Eleştirel Fragmanlar’ başlığıyla yayımlayınca büyük tartışma çıkıyor.

Döneminin entelektüellerinden bazıları Schlegel’e romantik ve dâhi bir yazar, bazıları ise polemikçi ve lafazan diyor. Bütün bu nitelemeler, Eleştirel Fragmanlar ve diğer kitaplarının özü aslında; ürettiği dedikodu ve tutuştuğu kavgalara rağmen Schlegel’in kültür tarihçiliği, eleştirmenliği ve dilbilimciliği öne çıkıyor. Fakat hepsinden önce filozofluğu…

ŞİİR VE AKIL YÜRÜTME

Eleştirel Fragmanlar’ın da gösterdiği gibi Schlegel, görüşlerini sistematik hâle getirmedi. Hatta bu fragmanlarda mistisizmin ağır bastığını söyleyenlerle birlikte onlarda güçlü bir anarşizm görenler de çıktı. Birbirinden farklı bu yorumlar, Schlegel’in paradoksa verdiği önemden kaynaklanıyordu: “İroni, paradoksun formudur. Paradoks, hem iyi hem de büyük olan her şeydir.”

Fragmanlar, düşünürün izlediği yolu gösteren birer işaret gibi de okunabilir. Burada akıl yürütmeler, dil meseleleri, estetik söylemi, polemiğe ve yanlışlamaya açık kapılar, tarih ve ilerlemeyle ilgili fikirlerinden bir tutam yer alıyor.

Sözün ve dilin gerçekliği görmemizi sağladığını, dinî motiflerin kelime oyunları ortaya koymaktan başka bir işe yaramadığını ve hayatı açıklamada yetersiz kaldığını, şiirin inançlardan daha fazla yeğ tutulması gerektiğini söyler Schlegel.

Şiirle birlikte akıl yürütme, şeyler ve olaylar arasındaki bağlantı ve kopuklukları ortaya çıkarırken insanı nihilizme yönlendirebilir.

Schlegel’in karamsarlığını, coşkusunu ve geçmişe ilişkin özlemlerini de kapsayan fragmanlar yüzünden ona, romantizmin felsefi kurucusu sıfatı yakıştırılıyor.

HER DAİM CANLI DİZELER

Schlegel’in özlemleri, geleceği belirleme tutkusunun ateşleyicisi. Bu minvalde kaleme aldığı fragmanlar ise onun anlaşılmazlığının ayrılmaz bir parçası. Doğanın düzenine hayran bir filozof olan Schlegel, düşüncelerini sıralarken buna tezat biçimde karmaşık cümlelerle çıkıyor okurun karşısına.

Bu nedenle ahbaplık ettiği Goethe, Schiller ve başka pek çok yazara göre metinleri felsefi kalıyor. Hatta Schlegel üzerine yazılmış onlarca kitabın müellifinin deyişiyle bunların tamamı “felsefi şiir.”

Schlegel’deki felsefe-şiir birlikteliği ironik, doğaya öykünen ve dilin sınırlarını zorlayan bir yapıya sahip. Düşünür, hayatı felsefe-şiir birlikteliğiyle kurmayı önerirken “doğanın sanat eserini kaleme alma amacıyla hareket ediyordu belli ki.

Sanatçı olarak nitelediği insanları, “doğa eseri” diye nitelemesinin nedeni de bu. Eleştirel Fragmanlar böyle başlayıp bu doğrultuda ilerliyor.

Schlegel’le ilgili söylenen her şey doğru. Ancak hiçbiri tek başına onu tanımlamaya yetmiyor. Bunun yanı sıra düşünürün sürekli yeni kapılar açan, çağrışımları harekete geçiren, edebiyat ve felsefe tarihini bilmeyi şart koşan, bitmeyen bir konuşmayı andıran fragmanları, polemikçiliğini ve dünya görüşünü yansıtıyor.

Fragmanlar, Schlegel’in yaşamı söze döktüğü uçsuz bucaksız, her daim canlılığını koruyan dizeler gibi: “Şiir, cumhuriyetçi bir konuşmadır; tüm öğelerinin katılımcı özgür yurttaşlar olduğu, kendi kanunu ve amacı bulunan bir konuşma.”

Eleştirel Fragmanlar / Friedrich Schlegel / Çeviren: Kerem Duymuş / Ayrıntı Yayınları / 96 s.