Sanığı cesaretlendiren “kasten yaralama” kararı

19 yaşındaki Berfin Özek’in yüzüne asit dökerek yakan ve sağ gözünü kaybetmesine neden olan sanık Casim Ozan Çeltik, çıkarıldığı mahkemede “basit yaralamadan” 13 yıl 6 ay ceza aldı. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Şükran Eroğlu, "Berfin’e yeniden saldırmayacağını ve bu defa öldürmeyeceğini kim garanti edebilir? diye sordu.

08 Ocak 2020 Çarşamba, 20:10
Sanığı cesaretlendiren “kasten yaralama” kararı
Abone Ol google-news

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Şükran Eroğlu ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcisi Melek Önder mahkeme heyetinin kararını Cumhuriyet’e değerlendirdi.

19 yaşındaki Berfin Özek, 15 Ocak 2019’da Hatay İskenderun’da eski erkek arkadaşı Casim Ozan Çeltik tarafından yolu kesilerek asitli saldırıya uğramıştı. Yüzünde yanıklar oluşan ve sağ gözünü kaybeden Berfin Özek, uzun süre tedavi görmüştü. Dün İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, sanık Ozan Çeltik, tutuklu bulunduğu Osmaniye 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sanık, “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı davada mahkeme heyeti tarafından “kasten yaralama suçundan” 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme heyetinin kararını Cumhuriyet’e değerlendiren İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Şükran Eroğlu, “Berfin Özek davasında savcı iddianameyi 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçu olarak düzenleyip, sonrasında 'kasten yaralama' suçundan ceza verilmesi şeklinde mütalaa verdi. Mahkeme de bu mütalaa doğrultusunda sanık Casim Ozan Çelik hakkında 13 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetti. Bu caydırıcı olmaktan uzak, aksine sanığı cesaretlendiren bir karar oldu. Müşteki Berfin’in yüzünde kalan sabit izler, gözünün birisini kaybetmesi, tedavi sırasında yaşadığı acılar hiçe sayılmış ve eski erkek arkadaşının hayatını kararttığı Berfin yaşadığı travma ve acılarla baş başa bırakılmış oldu.” dedi.

“MAHKEMENİN KARARI ADİL VE HAKKANİYETLİ OLMAMIŞTIR”

Eroğlu, “Mahkeme kadına yönelik şiddete karşı daha duyarlı olmalı, sanığın eyleminin ölüme varabilecek sonuçlar doğuracak bir eylem olduğunu göz ardı etmemeliydi. Sanığın kasten, planlayarak, acı çektirerek ve canice hareket ettiği nazara alınmalıydı. Berfin’in ölmemiş olması suçun mahiyetini değiştirmez, çünkü sanık tamamen kasten öldürmek üzere saldırısını gerçekleştirmiş, şans eseri Berfin ölmemiştir. Bu durum suçun unsurlarının oluşmadığı şeklinde düşünülemez. Mahkemenin kararı adil ve hakkaniyetli olmamıştır. Bu davada kesinlikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmeli ve hiçbir indirim uygulanmamalıdır. Suçun öldürmeye teşebbüs aşamasında kalmış olması sanığın niyetini bertaraf etmez, sanık öldürmek kastıyla, planlayarak ve canice bir fiil işlemiştir” diye vurguladı.

“HAPİS YATACAĞI SÜRE KISALACAKTIR”

Olası af durumunda ceza indirimine gidilip gidilmeyeceği konusunda da konuşan Eroğlu, “Maalesef infaz yasası da gündeme gelecek ve hapis yatacağı süre kısalacaktır. Olası bir af durumunda belli bir süre ( kısa bir süre olacaktır ) hapis yatıp çıkması da söz konusu olabilir. Bu takdirde Berfin’e yeniden saldırmayacağını ve bu defa öldürmeyeceğini kim garanti edebilir? Onun içindir ki biz kadın hukukçular; kadına yönelik şiddet vakaları ve kadın cinayetleri asla af kapsamına alınmasın, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilsin ve hiçbir indirim uygulanmasın diyoruz.”diye konuştu.

'SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcisi Melek Önder ise karar hakkında “Berfin Özek’e asitle saldıran erkeğe kasten yaralama suçundan 12 yıl ceza verildi. 1.5 litre kimyasal kullanılması öldürülmeye teşebbüstür. Asitle Berfin'in bir gözünü ve yüzünün bir kısmını kaybetmesi kasten yaralama olarak değerlendirilemez. Karara itiraz sürecinin takipçisiyiz olmaya devam edeceğiz. Berfin’in ve şiddet gören kadınların mücadele etmesi çok önemlidir, kadınlar gördükleri şiddet karşısında sessiz kalmıyor. Şiddetten kurtulmak için şiddet gördüyse adalet sağlanması için mücadele ediyor. Ve asla yalnız yürümüyor. Kadınlar örgütlü mücadeleye katılyor. En son çıkan genelgelerle kadınların mücadelesinin ne kadar önemli olduğunu gördük. Geç kalınmış olsa da bu genelgelerin her biri kadınları şiddetten korur, o nedenle de acilen uygulanması şarttır.”dedi.