Saklı kalmış duygulara öyküler

Yalçın Tosun’un yeni öykü toplamı ‘Mesafenin Şiddeti’, çocukluk düşlerinin yıkımları, çocukluktan, ilkgençlikten güne taşınan yıkımlar, o yıkımların insan ruhunda yarattığı çıkmazlarla örülü, insan ruhunun derinliklerine yaptığı yolculukların bir yenisi.

24 Ekim 2020 Cumartesi, 13:08
Abone Ol google-news

Mesafenin Şiddeti, öncesinde yayımladığı üç öykü kitabıyla (Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler, Peruk Gibi Hüzünlü, Dokunma Dersleri, Bir Nedene Sunuldum) yeni anlatım olanaklarının peşinden giderek “kendine ait bir dünya” yaratmayı başaran, Yunus Nadi Öykü Ödülü ve Sait Faik Hikâye Armağanı kazanan Yalçın Tosun’un yeni öykü toplamı.

‘Mesafenin Şiddeti’ için Tosun’un; çocukluk düşlerinin yıkımları, çocukluktan, ilkgençlikten güne taşınan yıkımlar, o yıkımların insan ruhunda yarattığı çıkmazlarla örülü, insan ruhunun derinliklerine yaptığı ve yeni bir dil ve duygu dünyasından geçirerek genişlettiği yolculukların bir yenisi demek mümkün.

Yalçın Tosun, edebiyat yolculuğunun başından beri kabuk bağlamış yaraların, kolay dile gelmeyenlerin, saklı kalmış acıların peşinde oldu hep. İnsan ruhunun derinliklerindeki tüm karanlık noktaları bir bir ortaya çıkarma çabasıydı yaptığı. İnsanın kendi karanlığıyla yüzleşebilmesi içindi kaleminden çıkan her kelimesi. Her gün, her sokakta, her hanede yaşananlar fakat kulağa çarpsa da dile dökülemeyenlerin peşindeydi. Bu nedenle tanıdıktı da.

‘Mesafenin Şiddeti’nde de bunu yapıyor Tosun: Saklı kalmış tüm duyguların üstündeki perdeyi usulca kaldırıyor; kelimeleriyle. Bu kelimelerin değerini ise her harfinde saklı olan tanıdıklık yaratıyor. ‘Mesafenin Şiddeti’, Yalçın Tosun öykücülüğünde nitelikli bir halka…