Polikistik over sendromu, çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor

Uzmanlar: Çocuk sahibi olmak isteyen kadınların yüzde 30-40’ında görülen polikistik over sendromu, sağlıklı bir yumurtlamanın olmaması, âdet düzensizliği, tüylenme şikâyetleri ve kısırlık (infertilite) gibi sorunları da beraberinde getiriyor. Bu sorunu yaşayanlar tüp bebek ile anne olabiliyor.

22 Eylül 2020 Salı, 02:00
Polikistik over sendromu, çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor
Abone Ol google-news

Kadınlar için can sıkıcı bir sorun olan “polikistik oversendromu” yumurtalıklarda, büyüyemeyen çok fazla yumurta birikmesiyle ortaya çıkan hormonal bir bozukluk. Aslında bir hastalık değil, doğuştan gelen bir özellik. Özellikle fazla kilosu olan kadınlarda görülen “polikistik over sendromu”, çocuk sahibi olmayı zorlaştırsa da bir engel değil. Bu sorunu yaşayan kadınlar da tüp bebek tedavisiyle anne olabilme şansına sahip.

KRİTER YAŞ

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Kutlu, polikistik over sendromunda tüp bebek aşamasına geçmeden önce iki basamaklı bir tedavi sürecinin olduğunu söyledi. Kutlu, hastanın ideal kilosuna geldikten sonra ilk basamakta yumurta üretimini sağlamaya yönelik ve genellikle 3 kür şeklinde planlanan bir ilaç tedavisiyle sürecin başladığını anımsatarak “Hastanın insülin direncini azaltan ilaçlar da bu aşamada tedaviye eklenebiliyor. Eğer tedavi sonunda yumurtlama olursa, hasta doğal bir ilişkiyle dahi gebe kalabilme şansı yakalıyor. Ancak yumurtlama sağlanamazsa bu kez tedavinin ikinci basamağına geçiliyor; yani iğne ve aşılama tedavilerine” dedi. 

İğne tedavisinin daha kaliteli yumurta gelişimini sağlamak için yapıldığını anlatan Kutlu, “Böylelikle elde edilen bir ya da daha fazla yumurtanın olgunlaştırılıp çatlaması sağlanıyor. Bu tedavinin devamında, aşılama kısmında ise erkekten alınan spermler daha kaliteli olması için laboratuvar ortamında yoğunlaştırılarak, en ideal döllenme için yumurtanın çatladığı saatlerde ona en yakın yere bırakılarak birleştiriliyor. Tabii bu aşamalarda tedavinin en büyük rakibinin “yaş” kriteri olduğunu hatırlatmalı ve şunun da mutlaka altını çizmeliyiz: Hastanın çocuk sahibi olmayla ilgili alınan öyküsünde bazı ek risk faktörleri varsa bahsettiğimiz basamakların bazıları atlanarak bir üst basamağa geçilebilir. Bu tip hastalarda tüp bebek tedavisinde başarı oranları, diğer basamak tedavilerine göre daha yüksektir” dedi. 

BİRDEN FAZLA DENEME 

Tüp bebek tedavisinin, sayıca fazla yumurta gelişiminin sağlandığı ve bu nedenle de birden fazla deneme şansı sağlayan bir yöntem olduğunu kaydeden Kutlu, özetle şunları kaydetti:

“Bu tedavide, nispeten daha düşük dozdaki ilaçlarla yumurta uyarısı yapılabiliyor ve elde edilen yumurtalar toplanıyor. Fakat polikistik over sendromlu hastalarda yumurta sayısı beklenenin üzerinde olursa bazı riskler doğabiliyor. Bunlardan biri; yumurta sayısının fazla olmasıyla, oluşan embriyoların rahim içine tutunma şanslarının azalması. Diğeri ise yumurtalıkların aşırı uyarılması. Ancak bu riskleri bertaraf etmenin de bir yolu var. Elde edilen yumurtaların taze transfer yerine, en iyi oldukları aşamada dondurulup bir sonraki âdet dönemine kadar saklanması, rahmin ve vücudun da dinlenmesini sağlıyor. Bu rahim dinlendirme tekniğiyle hastanın gebelik şansı da artırılmış oluyor. Tüm bunlara rağmen ilk denemede hamilelik olmazsa, daha önce elde edilip kullanılmayan embriyolarla yeni denemeler yapılabiliyor. Bu açıdan tüp bebek tedavisinin, kadınlara tekrar tekrar şans veren bir yöntem olduğunu bir kez daha belirtmiş olalım. Polikistik over sendromunun temelinde insülin direnci yattığı için hamileliğe bağlı diyabet ve hipertansiyon ve erken gebelik kayıpları da bu hastalarda daha sık görülüyor. Bu açıdan tüm riskler ve tedavi süreci hakkında hastanın en doğru şekilde bilgilendirilmesi önemlidir. Unutmayın! 

Gebelik şansını belirleyen en önemli kriter yaş... Bu nedenle tüp bebek kararında özellikle “35” yaş sonrasında mümkün olduğunca vakit kaybedilmemelidir.” 

İLK ADIM DİYET VE EGZERSİZ 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ebru Öztürk Öksuz, polikistik over sendromunda kesin tanı için ilk adımın ultrason değerlendirmesiyle yumurtalıktaki yumurta sayısına bakmak olduğunu anımsatarak “Beraberinde bazı hormon testleri yapılıyor ve hastanın insülin direncine bakılıyor. Ayrıca hastanın öyküsü, âdet düzeni ve şikâyetleri dinleniyor, tüylenmenin derecesini görmek için vücut muayenesi yapılıyor. Polikistik over sendorumunun getirdiği tüm şikâyetlerde, tedavi açısından ilk olarak fazla kiloların atılması için bir diyet ve egzersiz planı uygulanıyor. Hastadaki bu yaşam tarzı değişikliği ideal kiloya gelmeyi sağlamakla kalmıyor, tüylenmeyi de azaltıyor” dedi.