'Moll Flanders'

Moll Flanders’ta Daniel Defoe, yaşadığı topluma ve ahlâka dair fikirlerini, İngiliz edebiyat tarihinin en çarpıcı kadın anlatıcılarından birinin ağzından okura sunar. Moll hayat hikâyesini öyle bir iştahla ve keyifle anlatır ki, tövbekâr mı, yoksa usta bir yalancı mı olduğu yüzyıllar sonra halen tartışılmaktadır.

16 Ekim 2020 Cuma, 20:01
Abone Ol google-news

“Defoe’yu muazzam bir yazar yapan bana sahip olduğum sınıfı, kişiliği ve şartları unutturup, onu okuduğum sırada beni yücelterek ‘evrensel insan’ haline getirmesidir.”

Samuel Taylor Coleridge

Londra’daki Newgate Hapishanesi’nde dünyaya gelen ve annesi tarafından terk edilen Moll, erken yaşta tanıştığı suç dünyasında ensest, yankesicilik, fuhuş ve koca avlamayla dolu bir hayata başlar.

Hâlâ koloniler halindeki yeni kıtayı ziyaret eder; evlilikler yapar, fakirlik ve zenginlik arasında gidip gelir, nihayet kendini İngiltere’de doğduğu hayata geri dönmüş bulur.

Moll hayat hikâyesini öyle bir iştahla ve keyifle anlatır ki, tövbekâr mı, yoksa usta bir yalancı mı olduğu yüzyıllar sonra halen tartışılmaktadır.

Nazan Arıbaş Erbil çevirdiği Moll Flanders; Daniel Defoe ve Dorothy Van Ghent’in önsözleri, Virginia Woolf ve Jale Parla’nın sonsözleri, yazar ve dönem kronolojisi ve kitaba dair görsellerle sunuluyor.

Kitaptan bir bölüm okumak için: https://www.iletisim.com.tr/Images/UserFiles/Documents/Gallery/moll-flanders.pdf

DANIEL DEFOE: 1660 yılında Londra’nın St. Giles mahallesinde Daniel Foe ismiyle dünyaya geldi. Babası James Foe, Felemenk bir aileden geliyordu ve mum yağı tüccarıydı. Ailesinin durumu nedeniyle Oxford veya Cambridge’de okuyamayan Daniel, Peder Charles Morton’un Newington Green’deki akademisinde rahiplik eğitimi gördü.

Daha sonra Harvard’ın ilk başkan yardımcısı olan Morton’un vaazlarındaki anlaşılır, süssüz dili Defoe’nun üslubunu etkilemiştir.

Eğitimini tamamladığında rahiplikten vazgeçerek ticarete atıldı ve tuhafiye dükkânı işletmeye başladı. 1684 yılında varlıklı bir tüccarın kızı olan Mary Tuffley ile evlendi. 1685’te Monmouth Ayaklanması sırasında kralın yanında asker olarak yer aldı ve Sedgemoor Muharebesi’nde canını zor kurtardı.

Ticarete döndükten sonra Avrupa’da seyahat eden ve devlet için casusluk yaptığı bilinen Defoe’nun ticaret dışında edebiyatını besleyen en büyük ilgi alanı olan siyaset de bu şekilde hayatında yer almaya başlamıştır.

1695 yılında soyadını Defoe olarak değiştirdi. İngiltere’deki Muzaffer Devrim sonrasında III. William’a yöneltilen eleştirilere cevap olarak 1701’de The True-Born Englishman (Asıl İngiliz) şiirini kaleme aldı.

İki yıl sonra kiliseyi sert bir dille eleştirdiği The Shortest Way with the Dissenters (Ayrılıkçılarda İzlenecek En Kısa Yol) kitabı yüzünden Newgate Hapishanesi’ne gönderilen ve boyundurukta sergilenen Defoe, cüretkâr “Hymn to the Pillory” (Boyunduruğa Bir İlahi) şiirini yazarak ve denemelerini derleyerek bu olaydan kâr sağlamaya çalıştı.

Siyasi gazetecilikle geçen yıllardan sonra, Alexander Selkirk gibi kazazedelerin anılarından esinlenerek yazdığı ilk romanı Robinson Crusoe (1719) yayımlandı. Ertesi yıl Captain Singleton (Yüzbaşı Singleton) ve Robinson Crusoe’nun ikinci kitabını yayımladı.

Meslek hayatının en önemli yılı sayılabilecek 1722’de hem Moll Flanders’ı, hem de A Journal of the Plague Year’ı (Veba Yılının Bir Güncesi) yayımladı.

1724 yılında son meşhur eseri Roxana yayımlandı. Sağlığının kötüleştiği yıllarda bile yazarlığı sürdürdü ve edebiyat dışında eserler vermeye devam etti:

A Tour Thro’ the Whole Island of Great Britain (Büyük Britanya Adasının Tümünde Bir Gezi, 1724-27) adlı seyahat kitabı ve Political History of the Devil (Şeytanın Siyasi Tarihi, 1726) bunlardan bazılarıdır.

Defoe alacaklılarından saklanırken 24 Nisan 1731 günü hayata gözlerini yumdu. John Bunyan’ın da gömülü olduğu Bunhill Fields mezarlığına gömüldü. 1870’te bir merasimle mezarına bir anıt dikildi.

Moll Flanders / Daniel Defoe / Çeviren: Nazan Arıbaş Erbil / İletişim Yayınları / 395 s.