Mahkeme ‘birlikte olduk’a inandı tecavüze inanmadı

Batman’da 18 yaşındaki İpek Er’e tecavüz ettiği ve Er’in intihar ederek yaşamına son vermesine neden olduğu için 1 hafta önce tutuklanan ve hakkında “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan dava açılan Uzman Çavuş Musa Orhan (24) önceki akşam tahliye edildi.

27 Ağustos 2020 Perşembe, 06:00
Mahkeme ‘birlikte olduk’a inandı tecavüze inanmadı
Abone Ol google-news

Kuvvetli suç şüphesi olmadığını belirten mahkemenin kararı büyük tepki çekti. Er ailesinin avukatları, “Hukuk garabeti yaşandığını” belirterek “Mahkeme tavrını belli etti. Ailenin acısı daha da derinleşti. Tahliye, hukuka ve vicdana aykırıdır” dedi.

İpek Er, 7 Temmuz 2020 tarihinde Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikayette ve ardından bıraktığı intihar mektubunda günlerce sanık Orhan’ın cinsel saldırısına maruz kaldığını belirtti. Orhan ise şikâyete rağmen adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı. Yaşadıklarından dolayı 16 Temmuz’da intihar girişiminde bulunan Er, 33 gün boyunca yoğun bakımda kaldıktan sonra 18 Ağustos’da yaşamını yitirdi. İpek Er'in yaşamını yitirmesinin ardından Musa Orhan 19 Ağustos’da Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan tutuklandı.

‘RIZA DIŞI İŞLENDİĞİ NOKTAYA ULAŞMADIĞI’

Orhan’ın avukatının itirazı üzerine Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi önceki akşam sanık hakkında tahliye kararı verdi. Mahkeme verdiği kararda “Eylemin rıza dışı işlendiği hususunun kabulünü zorunlu kılacak noktaya ulaşmadığı, iddia edilen cinsel saldırı eyleminden sonra rızaya dayalı cinsel birlikteliklerde bulunulmasının olağan yaşam koşulları ile bağdaşmadığı, kaçma şüphesinin olmadığı” gerekçelerine yer verdi. Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19 Ağustos’ta, Orhan hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunduğunu belirtmesine rağmen Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararda ise kuvvetli suç şüphesinin oluşmadığı kaydedildi. Siirt Barosu, Siirt 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına itiraz ederken, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da Orhan’ın tahliye kararına yaptığı itiraz ise Siirt 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi.

MAHKEMEDEN BEYAN İTİBARI 'ÇELİŞKİSİ'

Er ailesinin avukatlarından Batman Baro Başkanı Abdulhamit Çakan, diğer benzer cinsel saldırı vakalarda olduğu gibi dosyadaki delillere göre sanığın başından beri tutuklu yargılanıyor olması gerektiğini belirterek, “Hukuk kurulları genel ve eşit uygulanmak zorunda. Benzer cinsel saldırı vakalarında kadının beyanını yeterli görülüyorken, bu dosyada Er’in ‘Bana zorla sahip oldu’ beyanı ve Adli Tıp Kurumu’nun ‘birliktelik var’ raporuna rağmen sanığın çelişkili ‘Kesinlikle birlikte olmadık’ ifadesi varken sanık Orhan'ın tahliye edilmemesi gerekirdi" dedi. Mahkemenin verdiği karardaki gerekçeleri doğru bulmadıklarını söyleyen Çakan, "Örneğin Er, savcılıkta verdiği ifadede, ‘Bana evleneceğiz demesi üzerine sabahleyin rıza ile birlikte olduk. Ama bir gün önce gece bana tecavüz etti’ diyor. Mahkeme ise, ‘Sabahki beyanına göre rıza varsa bir gün önceki birlikteliği de rızaya dayalıdır’ diyor. Er’in, sabahki durumuna ilişkin beyanına itibar edip önceki gece yaşanılan duruma ilişkin beyanına itibar edememezlik yapılamaz. Hukuk garabeti yaşıyoruz " diye konuştu.

'TAVRINI BELLİ ETMİŞTİR’

Er ailesinin avukatlarından Batman İHD Başkanı Devran Yıldız ise 16 Ekim 2020 tarihinde yapılacak duruşmayı hatırlatarak, “Mahkeme tavrını şimdiden belli etmiştir. Serbest bırakılması ailenin acısını derinleştirmiştir. Bu durumu kabul etmemiz mümkün değil. Sanığın kamu gücünü de kullanarak dosyanın delillerini karartması endişemiz var. Böyle bir durumda salıverilmesi hukuka ve vicdana aykırıdır. Karara itiraz edeceğiz” dedi. Baba Fuat Er ise “Bir şey diyemiyorum” ifadelerini kullandı.

YİNE TEPKİ YAĞDI

Er’in yaşamını yitirdiği gün sosyal medyada açılan ‘#MusaOrhanTutuklansın’ etiketiyle atılan 400 bin tweetin ardından tutuklanan Orhan’ın serbest bırakılması, aynı etiketi yine Twitter'da Türkiye gündeminde 1’inci sıraya yükseltti. Orhan'ın tahliyesine tepki gösteren binlerce sosyal medya kullanıcısı, Orhan'ın tutuklanması ve kadın cinayetlerinin durdurulması için dün de yaklaşık 400 bin tweet attı. Bazı yurttaşlar attıkları tweetlerde, “Orhan’ın tutuklanması için kaç tweet daha atılmalı” diye sordu.

BAKANLIK BASINI HEDEF ALDI

Orhan’ın tahliyesinin ardından İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, “Bu acı olaydan siyasi bir rant devşirmeyi, kurumlarımızı ve adalet sistemimizi yıpratmayı hedefleyen TELE 1 adlı TV kanalının yanı sıra gayri ahlaki iftiraları atan terör örgütüne müzahir basın-yayın organları hakkında gerekli tüm yasal işlemler başlatılacaktı” denildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Orhan’ın 19 Ağustos’da tutuklanmasının ardından ise “Cenaze, bizim cenazemizdir. Yargının da üzerine düşen görevi yapacağına inancım ve güvenim tamdır. Elbette bu olayın bazı çevreler tarafından sürekli gündeme getirilmesinin temel nedeni HDP milletvekilinin yaptıklarının üstünü örtmektir” demişti.