Koronavirüs salgını sürerken endişe bulutları

Salgının ortasındayız. Hayat Eve Sığar uygulamasında Ankara’da her yer kırmızı renkte. Ankara ve İstanbul Belediye Başkanı, ölüm rakamlarının daha yüksek olduğunu söylüyor.

21 Eylül 2020 Pazartesi, 16:47
Koronavirüs salgını sürerken endişe bulutları
Abone Ol google-news

Ankara’da Covid-19 vakaları arttı. Her gün salgınla ilgili yeni bir genelde yayımlanıyor; toplu taşımayla ilgili kararlar alınıyor ya da 65 yaşa yeni yasaklar geliyor. Genç vakaların arttığını okuyoruz ve illaki, kendimiz geçirmesek bile, yakın çevremizde birileri hastalığı geçiriyor. Salgın kontrolden çıktı. Bu süreci toplumun her kesimi ruhen ağır geçiriyor.

Bilim Kurulu üyelerinden Mehmet Ceyhan, Instagram hesabında çocuklar ile ilgili verileri yayımladı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Bilim Dalları tarafından izlenen 220 hastaya ağır vakalar dışında ilaç tedavisi verilmedi. Virüsü taşıyan 220 çocuğun %25,5’i belirtisiz, %45’i hafif, %26,8’i orta, %2,7’i ağır geçiriyor. Ve 2 çocuk (%0,9) virüsten ölüyor. (Makale kaynağı: Characteristics and Management of Children With Covid-19 in Turkey, Burcu Ceylan Cura Yayla et al. Balkan Med J. 2020) 

Okullar yüz yüze eğitimle açıldığında vaka sayısının artacağını da düşünmemek elde değil. 

1 Haziran’dan itibaren adına “yeni normal” dediğimiz bir düzenle hayatlarımıza devam ediyoruz. Bazılarımız işyerlerine gidiyor, bazılarımız evden çalışıyor. Ayasofya’nın ibadete açılışındaki kalabalık, Giresun’daki felaketin ardından çay hediyeli miting, düğünler, dernekler, bayram derken… Gidiş iyi değil. 

Diğer yandan Sağlık Bakanlığı belirtisiz ve hafif vakaların test yapılmaksızın 10 gün sonra işe başlayacağını kararlaştırdı. Filyasyonun doğru yapılmadığı sahadan gelen bir gözlem. Filyasyon sadece hastaneye başvuranların aile bireylerine veya yakın arkadaşlarına yapılıyor: Üstelik test yapılmıyor, 10-14 günlük bir süre evde kalınması ve de hastalanınca gelinmesi söyleniyor. 

Dünya Sağlık Örgütü Covid-19 konusunda iki kod uyguluyor. İlki testte Covid-19 olanlar, diğeri ise testi negatif ama diğer testleri pozitif olanlar. Türkiyede sadece ilk kodu uyguluyor, diğerleri ise bildirilmiyor. Her geçen gün sağlık çalışanlarından bir ölüm duyuyoruz, bazı günler üç kişi belki daha fazla… Bu ölümleri de Türk Tabipleri Birliği duyuruyor, ne yazık ki Sağlık Bakanlığı değil. Covid-19 henüz meslek hastalığı sayılmıyor. Muhalefet “Sağlıkta insan kaynağı sıkıntısı yaşanabilir” diyor. 

HER YANIMIZ KIRMIZI

Salgının ortasındayız. Hayat Eve Sığar uygulamasında Ankara’da her yer kırmızı renkte. Ankara ve İstanbul Belediye Başkanı, ölüm rakamlarının daha yüksek olduğunu söylüyor. Bunu dile getirmelerinden bir gün sonra yeşil tabloda ölüm rakamları artıyor.

Salgının yavaşlaması, ölümlerin azalması, sağlık sisteminin planlanması için evde oturmamış mıydık? 

Kimse sistemin durmasını istemediğinden salgından korunmanın sorumluluğu bizlere veriliyor. Çift maskeler, yıkanabilir maskeler, dezenfektanlar, kolonyalar, eldivenler, sosyal hayatı askıya almalar, bilgisayar ve telefonla bütünleşerek yaşamakla geçen bir altı ay. 

Anlaşılan bu sonbahar ve kış aylarında, endişe bulutları dağılmayacak. Çünkü ekonomi insan sağlığından daha değerli görülüyor.