Kayıp silahlar

Olay tam sönecek gibiyken, bir diğer karakter, Fatih Tezcan, olayı köpürtüyordu, youtube kanalında, “Biz bir daha sokağa çıkarsak eğer kimleri toplayacağız, listelerden haberiniz var mı sizin, ailenizi nasıl koruyacaksınız?” diyordu...

17 Mayıs 2020 Pazar, 17:11
Abone Ol google-news

Geçen cumartesi sabahı Ülke TV’ye konuk olan Sevda Noyan’ın "15 Temmuz kursağımızda kaldı, istediklerimizi yapamadık. Bizim aile 50 kişiyi götürür, benim listem hazır" sözleri üzerine program sunucusu Esra Elönü Noyan’dan az kalmadan, Erdoğan’ı sevmeyen insanların “iki ayak değil dört ayak üzerinde duracağı” ifadesini sözlerini sosyal medya gündemine oturdu. Kanal özür dilese de, konu hakkında sorular azalmadı. Gerçekten Sevda Noyan, yaşadığı sitedeki “bir çok aileyi” de o meşhur listesine yazmış mıydı? Öyle bir liste varsa, sadece muhalif olmak yeterli miydi?

AKP OYLARIYLA RET  

Önemli bir başka soru ise, her ne kadar Cüneyt Özdemir’in programında yalanlasa, ellerinde hangi silahlar olabileceğiydi. 15 Temmuz’da kaybolan silah iddialarını, dönemin CHP Milletvekilleri Mehmet Tüm ile Dursun Çiçek meclis gündemine taşımıştı. Çünkü İçişleri Bakanlığı 2014 faaliyet raporunda 14 bin 682 kayıp silah vardı. 2015'te 91 bin 120'ye çıkıyor, 2016'da ise 107 bin 628 ve 2017'de de 106 bin 740 oluyordu. Kayıp 106 bin 740 silahın nerede olduğunu araştırmak için yapılan komisyon önerisi ise Mart 2018’de genel kurulda AKP oylarıyla reddedilecekti. Peki, kayıp silahlar nerede?

Sevda Noyan’ın açıklamalarının ardından Engin Noyan’ın ve kendisinin seceresi ortaya dökülüyor, bir dönem “Hocaefendi”nin müridi olduğu hatırlatılıyordu. Sevda Noyan’ın yazarlıktan önceki mesleğine gidiliyor, ilk evliliği didikleniyor, İtalyan pasaportu da ortaya çıkıyordu. Noyan Ailesi ise Sevda Hanım’a “aile soyadını lekelediği” gerekçesiyle dava açacağını açıklıyordu.      

TEZCAN'A SORUŞTURMA

Olay tam sönecek gibiyken, bir diğer karakter, Fatih Tezcan, olayı köpürtüyordu, youtube kanalında, “Biz bir daha sokağa çıkarsak eğer kimleri toplayacağız, listelerden haberiniz var mı sizin, ailenizi nasıl koruyacaksınız?” diyordu. Tezcan ön planda olan kadınlara, muhaliflere sosyal medya üzerinden tehdit ve küfürlerle saldırmayı, ilgi görmediğini düşündüğü zamanlarda Atatürk’e küfrederek kendi pozisyonunu korumayı iyi bilir. Devletin içinde bağlantıları olduğunu dile getirir, bakanları arar, yanıt alır. Eşini “çocuklarımı kaçırdı” diyerek sosyal medyaya şikayet etmeyi de, konuyla ilgili bakanı aramayı da biliyordu. Bu defa Tezcan’a ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ile Halk Arasında Korku ve Panik Yaratmak Amacıyla Tehdit’ suçlarıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan soruşturma başlatılacaktı. 

BİR DE CÜBBELİ AHMET HOCA!

Sevda Noyan ile Fatih Tezcan isimlerini yan yana getiren olası ölüm listeleri. Bir de, 6-7 ay önce rüyasında darbe olacağını gördüğünü söyleyen Cübbeli Ahmet Hoca gündeme geliyor. 

İnsanlar canının ve işinin derdine düşmüşken, bu dertlerin yerini, Noyan ve Tezcan’dan gelen ölüm listeleri sözü, ailelere yönelen tehditler, Cübbeli’den darbe rüyaları alıyor. AKP’nin oyları anketlerde düşerken, bu açıklamaların yan yana gelmesi tesadüf değil sanki. 

Hafta Cübbeli Ahmet Hoca’nın, VP Genel Başkanı Doğu Perinçek’i, Ankara Barosu’nun açıklamasına karşı çıktığı için övmesiyle devam ediyor. Ne diyelim, kimler kimlerle beraber…

9 ilde korona vakaları yükseliyormuş, kimin derdine? Covid – 19’a gerek yok, biz bize yeteriz Türkiyem. 

Peki ya, kayıp silahlar nerede?. Kanal özür dilese de, konu hakkında sorular azalmadı. Gerçekten Sevda Noyan, yaşadığı sitedeki “bir çok aileyi” de o meşhur listesine yazmış mıydı? Öyle bir liste varsa, sadece muhalif olmak yeterli miydi? 

Önemli bir başka soru ise, her ne kadar Cüneyt Özdemir’in programında yalanlasa, ellerinde hangi silahlar olabileceğiydi. 15 Temmuz’da kaybolan silah iddialarını, dönemin CHP Milletvekilleri Mehmet Tüm ile Dursun Çiçek meclis gündemine taşımıştı. Çünkü İçişleri Bakanlığı 2014 faaliyet raporunda 14 bin 682 kayıp silah vardı. 2015'te 91 bin 120'ye çıkıyor, 2016'da ise 107 bin 628 ve 2017'de de 106 bin 740 oluyordu. Kayıp 106 bin 740 silahın nerede olduğunu araştırmak için yapılan komisyon önerisi ise Mart 2018’de genel kurulda AKP oylarıyla reddedilecekti. Peki, kayıp silahlar nerede?

Sevda Noyan’ın açıklamalarının ardından Engin Noyan’ın ve kendisinin seceresi ortaya dökülüyor, bir dönem “Hocaefendi”nin müridi olduğu hatırlatılıyordu. Sevda Noyan’ın yazarlıktan önceki mesleğine gidiliyor, ilk evliliği didikleniyor, İtalyan pasaportu da ortaya çıkıyordu. Noyan Ailesi ise Sevda Hanım’a “aile soyadını lekelediği” gerekçesiyle dava açacağını açıklıyordu.      

Olay tam sönecek gibiyken, bir diğer karakter, Fatih Tezcan, olayı köpürtüyordu, youtube kanalında, “Biz bir daha sokağa çıkarsak eğer kimleri toplayacağız, listelerden haberiniz var mı sizin, ailenizi nasıl koruyacaksınız?” diyordu. Tezcan ön planda olan kadınlara, muhaliflere sosyal medya üzerinden tehdit ve küfürlerle saldırmayı, ilgi görmediğini düşündüğü zamanlarda Atatürk’e küfrederek kendi pozisyonunu korumayı iyi bilir. Devletin içinde bağlantıları olduğunu dile getirir, bakanları arar, yanıt alır. Eşini “çocuklarımı kaçırdı” diyerek sosyal medyaya şikayet etmeyi de, konuyla ilgili bakanı aramayı da biliyordu. Bu defa Tezcan’a ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ile Halk Arasında Korku ve Panik Yaratmak Amacıyla Tehdit’ suçlarıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan soruşturma başlatılacaktı. 

Sevda Noyan ile Fatih Tezcan isimlerini yan yana getiren olası ölüm listeleri. Bir de, 6-7 ay önce rüyasında darbe olacağını gördüğünü söyleyen Cübbeli Ahmet Hoca gündeme geliyor. 

İnsanlar canının ve işinin derdine düşmüşken, bu dertlerin yerini, Noyan ve Tezcan’dan gelen ölüm listeleri sözü, ailelere yönelen tehditler, Cübbeli’den darbe rüyaları alıyor. AKP’nin oyları anketlerde düşerken, bu açıklamaların yan yana gelmesi tesadüf değil sanki. 

Hafta Cübbeli Ahmet Hoca’nın, VP Genel Başkanı Doğu Perinçek’i, Ankara Barosu’nun açıklamasına karşı çıktığı için övmesiyle devam ediyor. Ne diyelim, kimler kimlerle beraber…

9 ilde korona vakaları yükseliyormuş, kimin derdine? Covid – 19’a gerek yok, biz bize yeteriz Türkiyem. 

Peki ya, kayıp silahlar nerede?