İstanbul Müzik Festivali'nde Vikingur Ólafsson ve sosyal mesafeli BİFO bir konser verdi

48. İstanbul Müzik Festivali kapsamında Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda yapılan konserde BİFO ile Vikingur Ólafsson dinleyicilere gerçek bir klasik müzik ziyafeti sundu. İzleyicilerin tamamı maskeli, sahnedeki orkestra ise sosyal mesafeliydi.

20 Ağustos 2020 Perşembe, 14:13
İstanbul Müzik Festivali'nde Vikingur Ólafsson ve sosyal mesafeli BİFO bir konser verdi
Abone Ol google-news

Uzun bir aradan Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’ndayız. İKSV’nin düzenlediği 48. İstanbul Müzik Festivali diğer birçok etkinlik gibi ertelenmeyle iptal arasında bir seçim yapmaktansa online olarak yola devam etme kararı almıştı ama bir özel konser ile izleyicilerinin gönlünü de almayı ihmal etmediğini gösterdi. Üstelik yeni kuşağın en parlak virtüözlerinden Vikingur Ólafsson’u getirerek. Hemen belirteyim, Ólafsson pandeminin tam gaz başladığı mart sonundan bu yana ülkemizde konser veren ilk yabancı sanatçı.


ÖNLEMLER, ÖNLEMLER…

Konserin başlama vaktini beklerken herkes birbirine “Neden bu konser bu kadar erken başlıyor? Aydınlıkta mı izleyeceğiz?” gibi sorlar soruyordu. Üstelik ara verilemeyeceği ve tüm konserin 1 saat süreceği bilgisi de kafalarda karışıklık yaratmış ve “Bu da acaba bir koronavirüs önlemi mi?” sorusunu sohbetlerin ana başlıklarından birine iliştirmişti. Neyse ki Cumhurbaşkanı cuma günü bir müjde verecekti ve neyse ki Aya Sofya ibadete açılmıştı. Herkes pek bir mutlu ve huzurluydu, ne de olsa dolar üzerinden almıyorduk maaşımız.

İçeri girip yerimize oturunca gördük ki her türlü önlem alınmış hakikaten. Bir kere yanyana oturacak şekilde hiç bilet satışı yapılmamış. Birlikte gelen çiftler araya bir boşluk bırakmadan oturmayı tercih ediyorsa ses çıkarılmıyor elbette ama basına verilen davetiyelerde bile ikili gelenler arasına bir boşluk bırakılmış. Ayrıca etrafta dolaşan görevliler maskenizi biraz indirdiğinizde hemen ikaz ediyor ve maskeler nizami seviyesine döndürülüyor. Disiplinin bu kadar gereklisine can kurban.


SEYRELTİLMİŞ ORKESTRA, MESAFELİ DİZİLİM

Ama asıl olay sahnedeydi. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın sadece 30 kişilik bir kısmı (sadece iki kontrabas vardı mesela, düşünün) çıktı konsere ve her sanatçının arasında da sosyal mesafe gereği açıklık sağlanmıştı. Hatta arka bölümdeki nefesli çalgılar bölümünde şeffaf pleksi paravanlar bile yerleştirilmişti. Ne de olsa nefesli çalgı, arada tükürük sıçraması normal, ama önlem alınınca her şey güzel. Bunların hepsinin hesap edildiğini görmek de insanda bir güven hissi uyandırıyordu doğrusu.

İzlandalı piyanist Vikingur Ólafsson aslında her şeyden önce Bach icralarıyla tanındı ve ödüller aldı. Konser programında ise Mozart çalacağı duyuruldu. Hatta bir gün önce gazetemizden Orhun Atmış ile yaptığı söyleşide pandemiye atfen “Mozart’ın müziği yaraları sarabilir, ben de onun w23. Piyano Konçertosu’nu çalacak olmaktan aşırı mutluyum” demişti. Ama Ólafsson’un Bach çalmayacak oluşu da bir nebze hayal kırıklığı vesilesiydi seyirci için. Tam da bunları hissetmiş olacak ki, Vikingur Ólafsson konserin ilk eseri bittikten sonra solo bir bis yaptı ve Bach’ın 4 numaralı Organ Sonata’sını çalarak herkesin gönlünü alıp öyle indi sahneden. Konserin son eseri ise Franz Schubert’in Si bemol Majör 5. Senfonisi idi.


SAHNEDE GENCECİK BİR BÜYÜCÜ

Velhasıl-ı kelâm, Ólafsson’un solosunu da eklersek 1 saat 20 dakika süren konser aydınlıkta başladı ama karanlıkta sona erdi. Arada bir tepemizde dönüp duran kameralı drone’un sinir bozucu vızıltısı dışında her şey mükemmeldi ve aylar sonra böyle bir konser için evden çıkmak da moralleri yükseltti. Ayrıca ustalığı kadar sempatisiyle de herkesin gönlünü fetheden gencecik orkestra şefi Patrick Hahn’ın elindeki asayla büyü yapmayı öğrenen Harry Potter karakterlerinden birine benzediğini de ekleyelim. Ama şöyle düşünün, müzik de bir büyü değil mi zaten, her şeyi güzelleştirip yücelten?