‘İnsanlar hikâyemi sevdi’

Genç müzisyen, festivallere katılacak kadar yükselişinin kendisini çok heyecanlandırdığını söylerken “Benim buna alışmam olayların gelişmesi kadar hızlı olamadığı için ben hâlâ idrak edebilmiş değilim” diyor.

24 Temmuz 2019 Çarşamba, 21:05
Abone Ol google-news

İlk teklisini 2018’in şubat ayında yayımlayan Nova Norda, o günden bu zamana hızlı bir yükselişle önce dijital platformlarda zirveye çıktı, ardından bazı reklam müziklerine imza attı, son olarak ise festivallerdeki yerini sağlamlaştırdı. Biyografilerinde “Kurumsal hayatı bıraktı, müzik yapmaya başladı” tanımlamaları görülen 27 yaşındaki müzisyen, sosyoloji okuduğu üniversite yılları sonrası beyaz yakalı çalışma hayatına bir buçuk sene önce son verdi. Ardından yıllardır biriktirdiği bestelerini teker teker müzikseverlere sunmaya başladı. Pozitif sözlü şarkılarıyla fark yaratan Nova Norda şimdilerde milyonlarca dinlenen şarkılarına yeni teklisi “Kuzeye Kaç”ı ekledi ve konserlerine devam ediyor. Genç müzisyenle konuştuk.
* Neye bağlıyorsun bu hızlı yükselişini?
Çok fazla etken olabilir. Bir tanesi sanırım; hikâyemi sevdi insanlar. Sonuçta her şeyini bırakıp, deli cesareti durumu insanları etkiledi. Dolayısıyla insanların “Her şeyi bıraktı, ne olacak şimdi, nasıl gidiyor” gibi heyecan duyduklarını da düşünüyorum. Sanırım bunun bayağı etkisi oldu. Bir de biz konserlerde çok eğleniyoruz ve ben hakikaten beni dinleyen, takip eden, destekleyenlere gerçekten şükran duyuyorum. Yoksa, bunların hiçbiri olmazdı. Ben kurumsal hayata geri dönerdim ve öyle içimde bir ukde olarak kalırdı müzik. Bir arkadaşım, “Milli takım maçı izler gibi senin kariyerini seyrediyorlar, devamlı her aşamada heyecanlanıyorlar senin için” dedi, doğru olabilir hakikaten.
* Peki, şimdi sırada ne var?
Ben yeni şeyler demeyi çok seviyorum. Geçtiğimiz IF konserinde ışıklı bir sahne projesi yaptık, onu hayata geçirdik. Onun arkasında bir yıllık emek var aslında. Ben daha hiçbir şarkım çıkmamışken bunu hayata geçirmek istiyordum, en büyük hayallerimden bir tanesiydi. Şimdi öyle şeyler hayata geçirince insanlar yurtdışında bir festivalde görecekleri veya yabancı bir grupta göreceklerini Türkiye’den birinde görünce ayrıca heyecan duyuyorlar. Hem onun için hem de benim için de iş çok heyecanlı. Yeni şeyler denemekten heyecan duyuyorum. O yüzden onları hayata geçirecek yeni projeler yapmayı planlıyorum bundan sonrasında.
* Hayranlarınla samimi bir ilişkin var. İnsanların bu da hoşuna gitmiş olabilir. Sen ne düşünüyorsun?
Çok seviniyorum. Bazen yolda tanıdığını fark ettiğim ama yanıma gelmeyen insanların yanına gidesim geliyor, ama emin olamıyorum gerçekten tanıdıkları için mi diye (gülüyor)... Konuşasım geliyor, teşekkür edesim geliyor onlara. Nasıl ifade edeceğimi de bilmiyorum ama bayağı onların sayesinde olduğunu düşünüyorum pek çok şeyin. O yüzden onlara soğuk davranamam. Bu kadar kucak açmamın sebebi de o.
* Hayran sayın gittikçe arttığında bu kadar kolay olmayabilir o ama...
Evet, sosyal medya var iyi ki. Oradan bir şekilde devam ediyor. Küçük çaplı izdihamlar olmaya başladı. Çok güzel tecrübe olmayabiliyor onlar, evet. Ama sosyal medya üzerinden o insanlarla bir şekilde iletişimde kalabiliyorum. En azından öyle bir şekilde devam eder diye düşünüyorum.
* Ne zaman, “Ben gerçekten ünlüyüm artık” dersin?
Bir arabada kendi şarkımın çaldığını duysam.

‘Çılgınca çalışıyoruz’
* Sence eksiklerin neler? Neleri düzeltmek için çaba sarf ediyorsun ya da ettin bugüne kadar?
Şu an üzerinde çalıştığımız, hatta şu an stüdyoda buluşma nedenimiz de o, bir süredir stüdyoya kapanmış bir şekilde prova alıyoruz. Bizim bütün canlı setimiz değişiyor şimdi. Şarkılar daha perküsif ve daha elektronik hale geliyor. Yani, elektronik bir orman gibi düşünebilirsin, öyle bir şey kurguluyoruz şimdi. Perküsyonlarımız arttı, ben de bazen perküsyonlar çalıyor olacağım. O cayır cayır elektronik sesi daha fazla duyuyor olacağız. Benim kendimde ve sahnede eksik gördüğüm şey oydu, daha akustik geliyordu kulağa. Şimdi biraz daha o elektronik hissiyatının olmasını istedim. Çılgınça çalışıyoruz ve yeni sete geçeceğiz. Ben şu an provalarda bile konserdeymiş gibi zıplayıp dans ediyorum, o kadar güzel oldular.
* Dijital platformlar olmasaydı ne olurdu sence?
Benim için hayat çok zor olurdu. Ben kimseyi tanımadan, etmeden, elimden tutacak kimse olmadan başladım bu işe ve insanların kendi kendine dinlenmesiyle işler filizlendi. O yüzden şarkının kendisi, kendi kendini duyurmuş oldu. İşler çok daha farklı olurdu diyebilirim, çok zor olurdu müzik yapmak, üretmek, insanlara duyurmak.
* Albüm düşünüyor musun?
Bilmiyorum, olabilir. Bugünler geri gelmeyecek ya, sıcağı sıcağına ve yaşadıkça yeni şarkıların çıkmasıyla devam etsin istiyorum. Çünkü bir şarkıyı yapıp üzerinden bir sene geçtikten sonra albüm yayımlayınca o şarkının hissiyatı da eskimiş oluyor. Öyle bir döneme yarın öbür gün girebilirim ama işin en heyecanlı, başlangıç günleri geri gelmeyecek. O yüzden şimdi hemen sıcağı sıcağına günlük tutar gibi yayımlıyor olmak çok hoşuma gidiyor. Birazcık daha öyle devam edecek muhtemelen.
* Müziğin ve tarzın konusunda etkilendiğin isimler kimler?
Herkes aslında birilerine benzetiyor yer yer. Ama şunu söyleyebilirim, ben şuna inanıyorum, insan ergenliğinde neyi çok dinliyorsa ona biraz takılıyor. Ben Kanye West ve Depeche Mode ile büyüdüm. Bütün lise hayatım o ikisiyle geçti. Robyn dinlerdim mesela. Hem elektronik, hem hip hop çok dinlerdim. O yüzden ikisinin karışımı oluyor.
* “İyi hisset” şarkıları yapıyorsun diyebiliriz. Pozitif sözlerle yapılmış şarkılar Türkiye’de çok olmadığı için de seninkiler bu kadar çok tutuluyor diyebiliriz belki?
İlk çıkarken onu düşünüyorduk. “Melankolik olmayan şarkılar var mı Türkiye’de” gibi şeyler söylüyordu arkadaşlarım hakikaten. Ben de onun dikkat çekmiş olabileceğini düşünüyorum. Ama bu demek değil ki hep böyle devam edecek. Dediğim gibi günlük gibi ilerlediğim için bu ara bu çıkıyor, sonrasını göreceğiz.
* Sosyoloji okuyor olmanın faydası oldu mu yazdığın sözlere?
Çok faydası oldu. Çünkü, okuduğum bölüm gözümü açtı öyle yolladı beni mezuniyette. Düşünmeye, irdelemeye, başkalarını, toplumu analiz etmeye sevk ettiği için bir kere o düşünmeye başladın mı, o kapı kapanmıyor. O da beni beste yapmaya, bir şeyler üzerine düşünüp analiz etmeye çok iten şeyler. O yüzden sosyolojinin çok etkisi oldu.

SERTAB ERENER'LE HARBİYE KONSERİ...
* Sertab Erener’le birlikte Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde sahneye çıkma imkânı yakaladın. Nasıl gerçekleşti o?
Sertab Erener bir gün bana mesaj attı Instagram’dan, “Müziğini seviyorum, takip ediyorum, seni çok beğendim, bir gün tanışalım” dedi. Tanıştıktık, sohbet ettik, çok sevdik birbirimizi falan, sonrasında sahnesinde konuk olmak ister miyim diye sordu. Ondan sonra buraya kadar evrildi.
* Nasıl bir duyguydu?
Harbiye Açık Hava’da sahneye çıkmak keyifliydi ama daha keyifli olan şey o sahneyi Sertab Erener’le paylaşmaktı. Ben bu arada “soundcheck” yaparken zaten yeterince mutluydum. Yani oraya izleyici gelmiş, gelmemiş sorun değil. Sertab Erener ile buluştuğumda da çok mutluydum. Dolayısıyla çok bir şey değişmedi benim için (gülüyor).

GELECEK KONSERLER
Nova Norda, bugün Çeşme’de konser verecek. Konser programı ise şöyle: Yarın: Arsuz Milyon Fest / Hatay, 3 Ağustos: Kuzey Fest, 16 Ağustos: Milyon Fest Mersin, 25 Ağustos: Çorlu Fest, 29 Ağustos: Zeytinli Rock Festivali, 31 Ağustos: İstanbul Coctail Fest, 1 Eylül: Azmak Fest.