Hasankeyf'in yıkımına isyan: Hiçbir gerekçesi olamaz!

Ilısu Baraj göletinin ilçe sınırına ulaştığı ve yıkımın sürdüğü Hasankeyf için İstanbul'da panel yapıldı. Panelde Hasankeyf ve Dicle Vadisi için geç olmadığı vurgulanırken, koruma uzmanı ve mimar Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, gözyaşlarını tutamayarak, "Bu yıkımın hiçbir gerekçesi olamaz" dedi.

14 Aralık 2019 Cumartesi, 18:11

Temmuz ayı ortasında su tutmaya başlayan Ilısu Barajı'nın, Dicle Vadisi boyunca yok edeceği 200 yerleşim yerinden en az 25'i sular altında kaldı. Kazısı bile daha yapılmamış en az 289 höyüğü de sular altında bırakması beklenen Ilısu Baraj Göleti, Hasankeyf ilçe sınırına ulaşmış durumda.

Hasankeyf Koordinasyonu ise 12 bin yıllık tarihin sular altında kalmaması için “Mücadele ve Yıkım Ekseninde Hasankeyf Paneli” düzenledi. Bugün İstanbul’daki TMMOB Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi’nde gerçekleşen panel saat 14:00’te başladı. Panele, koruma uzmanı Prof. Dr. Cevat Erder, TTB Onursal Başkanı Onur Hamzaoğlu,İktisatçı Prof. Dr. Şemsa Özar, Konda Araştırma kurucularından siyasetçi-yazar Tarhan Erdem, Arkeologlar Derneği İstanbul Şube Başkanı Yiğit Özar, Dr. Cevat Erdem ve Doğu Güneydoğu Dernekleri Platformu Başkanı Abdülhakim Daş'ın da aralarında bulunduğu onlarca kişi katıldı.

‘HER ADIM HUKUKSUZDUR’

Açılış konuşmasını yapan Hasankeyf Koordinasyonu’ndan Ali Ergül, "Ilısu Barajı boyunca yapılan her adım hukuksuzdur. Bizler mücadelede, yıkımı yapanlar kadar ısrarcı olsaydık bugün bu durumla karşılaşmayacaktık" ifadelerinde bulundu.

‘HİÇBİRİ HASANKEYF’TEKİ YIKIMDAN BAĞIMSIZ DEĞİLDİR’

Ardından Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi’nden Agit Özdemir de  'Dünden Bugüne Antik Kent Hasankeyf' başlığıyla tarihi ilçeyi ve 1988'den beri süregelen mücadeleyi anlattı. Özdemir, "Yurdun dört bir yanında yaşayan hiçbir tarih ve doğa katliamı Hasankeyf ve Dicle Vadisi'ndeki yıkımdan bağımsız değildir. Hasankeyf konusunda her yol denendi. Ama özellikle hukuki alanda mücadele eksik bırakıldı" dedi.

‘BU YIKIMIN HİÇBİR GEREKÇESİ OLAMAZ’

İkinci bölümde ise yüksek mimar Mücella Yapıcı’nın moderasyonunda, koruma uzmanı mimar Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, arkeolog Nevin Soyukaya ve Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi’nden Agit Özdemir konuştu. Zeynep Ahunbay yıllardır süren mücadeledeki anılarından bahsederken gözyaşlarına hakim olamadı. Ahunbay, "Taşımaların hiçbiri korumayla ilgili değildir. Bu yıkımın hiçbir gerekçesi olamaz" ifadelerini kullandı.

‘BİZİ IRAK AJANI İLAN ETMİŞTİ’

"İnsan doğa ve kültürle var" diyen Nevin Soyukaya, "90'larda Hasankeyf mücadelesine başladığımızda Mardin Valisi bizi Irak ajanı ilan etmişti. Ülkenin tüm güzellikleri devletin beka ve güven aklıyla tahrib edildi, ediliyor" açıklaması yaptı.

'BU NASIL BİR DÜŞÜNCE'

Panele, kasım ayında İstanbul'dan Hasankeyf'e giden ve "Hasankeyf için geç değil" pankartı açarak yapılan tahribata tepki gösteren 10 yaşındaki Can Dozdar Aydın da katıldı. Aydın, "Bu tarihi eser 12 bin yıldır burada ve yıkılacak. Bu nasıl bir düşünce? Bu adaletsizliktir. Tüm çocuklar gibi tarihimi yarında da görmek istiyorum. Bu benim hakkım. Hiç bir devlet 12 bin yıllık tarihi yok etmede söz sahibi olamaz. Hasankeyf’in sonsuza kadar burada durması lazım.  Bunları yok etmek insanlığı yok etmektir. Tüm ülkenin bu yıkıma karşı birlik olması lazım. Hasankeyf’in yıkılmasını önleyeceğiz" diye konuştu.

Panel de Ilısu Barajı'nın Irak'taki tahribatına karşı yıllardır çalışma yürüten ve geçen günlerde Bağdat'ın Tahrir Meydanına giderken gözaltına alınan aktivistler Salman Kairallah Al-Mansoori ve Omar Kadhem Al-Amri’nin bir an önce serbest bırakılması istendi. Panelin ardından forum bölümüne geçildi.