Doktorun çizdiklerine bir bakın

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden haberi olmayanlara öneririm...

30 Temmuz 2020 Perşembe, 16:27
Doktorun çizdiklerine bir bakın
Abone Ol google-news

Cenap Şahabettin’indir denir “tıbbiyeden ara sıra doktor da çıkar” vecizesi için. Politika yapan Osmanlı aydınları arasında asıl mesleği doktorluk olanların çokluğundur tabii bunu Şahabettin’e söyleten. Hoş bir şakadır elbette.

Kaldı ki hem mesleğini hem de her neyle ilgileniyorsa onu başarıyla sürdüren nice doktor var. Prof. Dr. Halis Dokgöz bunlardan biri. Çok ama çok usta bir karikatürist aynı zamanda. Sağ olsun bizi, o muhteşem çizgilerinden mahrum bırakmıyor. Sosyal medyada yayımladığı karikatürlerini görmeli, karikatür albümlerini edinmelisiniz. Konuyu bilenler ne derler bilemem ama karikatür çizen doktorlarımızın sayısı sanırım çok değil, yanılmıyorsam. En tanınmış doktor karikatürist olarak ben de birçok kişi gibi Altay Martı’yı bilirim. Çok ama çok genç kaybettik onu maalesef.

KONU TATSIZ, ÇİZGİLER GÜZEL

Zor iş çizerlik. Bir iki çizgiyle anlatılmak isteneni verebilmek her babayiğidin harcı değil. Profesör Dokgöz, ruhu amatördür kuşku yok ama gerçekten profesyonel bir çizer. Aralarında efsanevi Gırgır’ın da bulunduğu çok sayıda dergide çizgileri yayınlanan güçlü bir karikatürist. En son “Karikatürlerle Çocuk Hakları Sözleşmesi” albümü çıktı.[1] Keyifle çevirdim sayfalarını. Ama konu pek keyifli değil tabii. Tüm dünyada 1990’da yürürlüğe giren, 196 ülkenin imzaladığı bu sözleşmenin gerekleri ne kadar yerine getiriliyor, tartışmalı bir konu. Türkiye 1995’te imzaladı bu sözleşmeyi. ABD’nin ise sözleşmede imzası yok.

Dokgöz, sözleşmenin 54 maddesi için ayrı ayrı karikatürler çizmiş. Çoğumuzun haberdar olmadığımız maddeler bunlar. Haliyle çizgiyle desteklendiği için kitap algıyı görsellikle de sağlıyor. Anne babalar bu maddelerden haberdar olmalı. Çocuklarının “sosyal bir varlık” olduğunu, anne babalarından bağımsız olarak hakları bulunduğunu bilmeleri açısından yararlı olur bu. Ayrıca sadece kendi çocuklarından sorumlu değil aileler, dolayısıyla, bu hakları bilmekle, bilmeyenlere müdahale şansları da olur. “Çocuktur ne hakkı olacak?” kadar yanlış bir soru olabilir mi?

YILLAR SONRA GELEN “HAKLAR”

Çocuk sevmeyen var mıdır? Homeros’un İlyada’sında Truvalılar çok çocuklu oldukları için övülürler. Çok çocuklu olmakla neden övünülür ki? II. Ramses’in yüz altmış çocuğu olduğu söylenir. Hayatları nasıldı bu çocukların bilemiyoruz tabii. Çocuklar çok da mutlu yaşamış değiller geçmişte. İngiltere’de “çocuk” lafı bile kullanılmazdı. Ağır işlerde çalıştırılan çocuklardan “küçük işçiler” diye söz edilirdi. On sekizinci yüzyıl İngilteresi bir felaketti. Çok sayıda anne babanın, çocuklarını Thames Irmağı’na attıklarını anlatan kitaplar vardır. Büyük Rönesans tarihçisi Jacob Burkchardt’ın “İtalya’da Rönesans Kültürü” adlı o harika kitabında Gilles de Retz diye birinden söz edilir. Cinlere sayıları bine varan çocuk kurban etmiş bir manyaktı. Büyüklerin şiddetine maruz kalmış milyonlarca çocuk var dünyamızda bugün bile. “Çocuk işçi”, “çocuk asker”, “çocuk militan” “çocuk gelin”. Ne soysuz tanımlamalar. En alçakça olanı haz endüstrisinde “kullanılan” çocuklar. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1990’da ortaya çıkması çok geç kalınmış bir girişim değil mi?

Richard Lewinshon’ın, Cinsi Âdetler Tarihi kitabından bir alıntı size: “Açlık, aileleri bir tek çocukla kalmaya mahkûm ediyordu. Başka bir çocuğa gebe kalındı mı, çocuğun doğmasını önlemek için elden gelen şey esirgenmiyordu. Bununla birlikte, her şeye rağmen çocuk doğar da erkek olursa, anne baba öteki Yunan şehirlerinin çoğundaki gibi çocuğu büyütmekte veya açık havaya bırakmakta ya da istedikleri gibi öldürmekte serbest değillerdi. Kuramsal bakımdan çocuk devletindi. Baba yeni doğan çocuğu bir sağlık kuruluna götürmek zorundaydı, bu kurul, çocuğun büyüyüp de, iyi bir asker yetişebilip yetişemeyeceğini kontrol ederdi. İyi bulduysa, devlet alırdı üstüne çocuğun bakımını sıhhi durumu iyi görülmezse Taygetus Boğazı’ndaki bebek mezarlığına atılırdı”.

Yani çocuk tarihi son derece tatsız. O nedenle Dokgöz’ün albümüne dikkatle bakmak lazım. Neşterle, tarama ucunu aynı başarıyla kullanan biri olarak bize bu sözleşmeyi anımsattığı için doktora teşekkür borçluyuz.

[1] Karikatürlerle Çocuk Hakları Sözleşmesi – Prof. Dr. Halis Dokgöz, Akademisyen Kitabevi, Ankara, 2020