Destek Yayınları'nın 'Felsefe Serisi' üzerine

Destek Yayınları’nın Epitetos ile başlayan ve şu anda yaklaşık kırk kitaba ulaşan Felsefe Serisi hakkında serinin Yayın Koordinatörü, editör ve yazar Özlem Küskü ile konuştuk..

20 Kasım 2020 Cuma, 12:54
Abone Ol google-news

DERİNLERDE BİR YOL HARİTASI 

- Hazırladığınız felsefe serisi son dönemde oldukça ilgi çekiyor ve sayıca da bir hayli arttı serinin hacmi, en başından alırsak fikir nasıl çıktı ortaya? Ve tabii bu kadar büyüyüp ilgi göreceğini bekliyor muydunuz?

Seriye başlama fikri Yayınevi Grup Başkanımız Yelda Cumalıoğlu’ndan çıktı. İlk kitabı Aslı Perker’in, daha önceden hiç çevrilmemiş Epiktetos metinlerinden hareketle hazırladığı özel bir Epiktetos derlemesi oldu. Devamında diğer Stoacılar ve farklı zamanlardan filozoflar geldi.

İçeriğin yoğun ve uzunluk olarak da az ve öz olmasını tercih ettik. Niyetimiz felsefe gibi zor okunan bir türü her okurun seveceği bir forma sokmaktı. Tasarım olarak da içerikte de farklılaşmaya çalıştık. Bugün itibariyle Epiktetos 54, Farabi ise 65. baskıyı yaptı.


FELSEFENİN İYİLEŞTİRİCİ ETKİSİ

- Bu kitaplar için sözü edilen kişi ya da akımlara birer “başlangıç kitabı” diyebilir miyiz?

Seride seçilen her bir filozof ve kitap felsefenin derin sularına dalmak isteyenler ve nereden başlayacaklarını bilemeyenler için bir yol haritası. Her kitap filozofun temel düşüncelerinin birer özeti, derinleşmek isteyenler için de rehberlik edecek bir kılavuz diyebiliriz.

- Okurlardan nasıl dönüşler aldınız kitaplarla ilgili?

Çok olumlu geri dönüşler aldık. Neredeyse tüm seriyi okuyan çok sayıda okurumuz oldu. Sadece kitap okurlarından değil alanda çalışan akademisyen ve hocaların da övgü ve paylaşımlarını görmek bizi çok mutlu etti.

- Bu seri içinde yer alacak kitapları nasıl/neye göre seçiyorsunuz? Özellikle son kitaplar içinde çok özgün isimler var, bunlardan örnek verebilir misiniz?

Serinin amaçlarından biri okura felsefeyi sevdirmekse diğer amacı da bugünün insanına felsefenin iyileştirici etkisini duyumsatmaktı. Stoacılarla başlamamızın nedeni de biraz buydu, önerilen fikirler bugünün sıkışmış dünyasında kendine bir çıkış kapısı arayan insanlık için hiç de yabana atılacak cinsten değildi.

Freud bir konuşmasında narsisim çağının Galileo’nun dünyanın aslında güneşin etrafında döndüğünü keşfetmesiyle başladığını söyler. Kendi merkezini başka bir gezegene kaptıran insanlık olarak sanırım bu buhranı atlatamadık.

PROKLUS’TAN ATATÜRK’E...

Felsefe biraz da bu işe yarıyor, dünyanın bizimle başlayıp bizimle bitmediğini, kaos içinde sürdürülen bir hayatın benzerinin binlerce yıl önce de var olduğunu, yaşantıların ve sıkıntıların sürekli tekrarlandığını görmek ve hatırlamak rahatlatıcı. Serinin her bir kitabı biraz da bu çabayla seçiliyor.

Son kitaplar arasında hayli ilginç isimler var. Kaan Demirdöven’in özenli çalışmasıyla hazırlanmış İstanbullu Proklus, Göktuğ Halis’in kusursuz anlatımından tıbbın babası Paracelsus, Ferhat Atik’ten hiç bilinmeyen yönleriyle Atatürk, Akademisyen Fırat İlim’den şimdiye dek hazırlanmış en zengin Bruno çalışması ve benim hazırladığım dilimizdeki en kapsamlı kaynak olan kolektif bilinçdışının kâşifi filozof, psikiyatr Carl Gustav Jung.

- Destek Yayınları Felsefe Serisi’nin yeni kitapları arasında kimler olacak?

Yakın zamanda çıkacaklar arasında Pitagoras, Heraklitos, Thomas Moore, Zerdüşt, Spinoza, Lacan, Empedokles, Thales gibi isimler bulunuyor.