Bu hayat kimin hayatı?

Dünya çapında otuzun üzerinde dile çevrilen Blake Crouch’u aynı adla diziye uyarlanan kitabı Wayvard Üçlemesi ve uluslararası ilgi gören kitabı Karanlık Madde’yle tanıyoruz. Yazarın, Sahte Bellek (Doğan Kitap) romanı da okuyucuyla buluştu. Hiç bilmediğiniz yerlerin özlemi, yaşamadığınız hayatın anılarıyla uyandığınızı hayal edin. Sahte Anı Sendromunun çıldırtmak için seçtiği kurbanlardan biri olduğunuzu düşünmek bile tüyler ürpertici. Romanda bu gizemli hastalıkla ilgili sır perdesini aralamada New York Polis Teşkilatı’ndan dedektif Barry Sutton’a eşlik ediyoruz.

17 Ekim 2020 Cumartesi, 19:54
Abone Ol google-news

HİÇ OLMAMIŞ HAYATIN ANILARIYLA UYANMAK

Roman, bir sabah uyandığınızda işiniz, eşiniz, çocuklarınızla ilgili tüm anılarınızın sahte olmasına ve bu sahte anıları tüm netliğiyle hatırlamanıza sebep olan bir sendromun etrafında şekilleniyor.

Kasım soğuğunda New York’ta yüksek bir binada buluyoruz kendimizi. Deneyimli dedektif Barry Sutton, araştırmakla görevlendirildiği intihar vakası neticesinde kendisi de bu sendromun belirtilerini hayatında gözlemlemeye başlar. Hiçbir zaman var olamamış hayatı, var olanın içine girmiş çözülmesi güç bir düğüm oluşturmuştur.

İki koldan ilerleyen hikâyemizin öteki başkahramanı ise nörolog Helena Smith. San Jose’nin eteklerinde mütevazı bir hayat süren Helena’nın hayatı bir yabancının ziyaretiyle değişecektir.

Annesi Alzheimer hastası karakterimiz bu hastalıktan muzdarip kişilerin anılarını saklamasını sağlayacak bir buluş yapmaya çalışmaktadır. Helena, buluşunun kötücül ellerde dünyaya zarar verebileceğinin bilincinde değildir.

Dedektifimiz ve Helena’nın yolları bu buluş sebebiyle kesişir ve kendimizi sonunu merakla beklediğimiz bir maceranın ortasında buluruz.

İLERİYE BAKARAK YAŞAYIP, GERİYE BAKARAK DERS ALMAK

Çoğu okurun bir seferde, elinden bırakamadan bitirdiği Karanlık Madde’deki başarısını Sahte Bellek’te de sürdürüyor Crouch. Sayfalarını çevirirken hem sonuna erişip gizemi çözmeyi istiyorsunuz hem de sonsuza kadar sürmesini istediğiniz, tansiyonu yüksek bir olay zincirinin izleyicisi oluyorsunuz.

355 sayfalık roman; zaman, geçmiş, gelecek, şu an, bellek, anı, ölüm, özlem kavramları üzerine uzun uzun düşünmenizi sağlıyor. Akıcı dili, etkileyici olay örgüsüyle tadının damağınızda kalacağı kesin. Her sayfada artan gerilim dozu romanı bir oturuşta bitirebilmenizi sağlayan en büyük etkenlerden.

Gerçekliğin değişip evrildiği bir dünyada sabit kalmak imkânsıza yakın. Fakat baş kahramanlarımız Barry ve Helena dünyayı kaostan kurtarmakla yükümlü. Bunu başarmak için güçlerini birleştirmeliler.

Bu denli farklı bir kurguyu romanına yedirmeyi başaran Crouch’un yaratıcılığı övgüye değer. İnsan doğasına dair sorgulamaları, kızının kaybının acısıyla baş etmeye çalışan dedektifimiz Barry Sutton’un hikâyesi, Helena’nın cihaz geliştirme çabası zekice aktarılmış.

Okuyucu bu temel sorular ve sorunlar üzerine düşünürken kendini romanın bir kahramanıymış gibi hissediyor. Peki ya siz hiç bilmediğiniz bir hayatın anılarıyla uyansanız ne yapardınız?

Sahte Bellek / Blake Crouch / Çeviren: Solina Silahlı / Doğan Kitap / 355 s. / Temmuz 2020.