Amerikan edebiyatının kayıp ustasından!

Amerika’daki ırk ilişkileri üzerine yapıtlarıyla Afro-Amerikalı yazar William Melvin Kelley’in Güz Dönümü; 50’li yılların son çeyreğinde hayali bir Güney eyaletinde geçen, Tucker Caliban adlı siyahi bir çiftçinin tüm tarlasına tuz döküp ağaçlarını keserek, hayvanlarını öldürüp evini ateşe vererek ve hiçbir açıklama yapmaksızın ailesiyle birlikte eyaleti terk ederek fitilini ateşlediği, tüm siyahların bu eyaleti terk etmesine yol açan benzersiz bir göçün hikâyesi.

24 Ekim 2020 Cumartesi, 13:14
Abone Ol google-news

Amerika’daki ırk ilişkileri üzerine yazdığı deneysel düzyazı ve taşlamalarıyla bilinen Afro-Amerikalı yazar William Melvin Kelley’in henüz 24 yaşındayken kaleme aldığı; pek de uğrak sayılmayacak bir eskici dükkânının tozlu raflarında yeniden keşfedilmeyi bekleyen Güz Dönümü’nün geçtiğimiz yıllarda bir gazeteciyle buluşması, Amerikan edebiyatı için dönüm noktalarından biriydi.

Oysa Kelley, Harvard Üniversitesi’nde başarılı bir öğrenciyken yazar olma kararı alarak akademiyi terk eden, gençlik yıllarında kuşağının en yetenekli Afro-Amerikalı sanatçıları arasında anılan, William Faulkner’dan James Baldwin’e bir dizi büyük edebiyatçıyla karşılaştırılan bir isimdi.

SİYAH VE BEYAZ ARASINDA...

Sivil Haklar Hareketi’nin ırk ayrımcılığına karşı verdiği mücadeleyi çok çetin bir atmosferde yürüttüğü günlerde bu yakıcı konularda kalem oynatmasına ve dönemi dolayısıyla son derece ses getirmesine rağmen Kelley’in gereken ilgiyi görmemesinin ve metinlerinin zaman aşımına uğramasının birçok farklı nedeni vardı.

Her şeyden önce Kelley “beyazların siyahlara dair ne düşündüğü hakkında yazan bir siyah”tı. İki taraf da birbirleri hakkındaki utanç verici düşüncelerinin derin ve karanlık sularında boğulmaktan çekiniyordu.

Siyah okurlar, anlatılan kendi hikâyeleri olmasına rağmen Kelley tarafından tasvir edilen sinik beyazların zaten gündelik hayatta sürekli maruz kaldıkları utanç verici tutumlarından kesitler okumak istemezken, beyazlar Amerikan eyaletlerinin görünmez yasalarla belirlediği çerçevede riayet etmeye mecbur hissettikleri, kendilerine tanınan yabancılaştırıcı üstünlük politikalarıyla yüzleşmekten kaçınıyordu.

BENZERSİZ BİR GÖÇ!

Güz Dönümü işte tam da bu atmosferde yazılan, ‘50’li yılların son çeyreğinde hayali bir Güney eyaletinde geçen, Tucker Caliban adlı siyahi bir çiftçinin tüm tarlasına tuz döküp ağaçlarını keserek, hayvanlarını öldürüp evini ateşe vererek ve hiçbir açıklama yapmaksızın ailesiyle birlikte eyaleti terk ederek fitilini ateşlediği, tüm siyahların bu eyaleti terk etmesine yol açan benzersiz bir göçün hikâyesidir.

Bu göçün gerekçesi eyaletteki siyahiler için ne kadar açıksa, eyaletin beyaz sakinleri için o denli karmaşık ve anlamlandırılamazdır. Çünkü ne bu sessiz isyan ne de ardından gelen göç dalgası, şiddete başvurularak ateşlenir. Fakat beyazlar - ve doğalında okurlar - geçmişin ve bugünün adaletsizliklerini, ayrımcılığı, örtük ve açıktan sistematik şiddeti kendi vicdan terazilerinde tartmak üzere kendileriyle baş başa kalır.

Güz Dönümü’nü özgün kılan tam da budur. Irkçılık meselesini yaşamı boyunca bir beyaz sorunu olarak gören Kelley, Güz Dönümü’nde siyahilerin yaşamını farklı sınıflara mensup beyazların gözünden, onların gözlemlerine dayanarak aktarır. Siyahilerin sesleri yalnızca diyaloglarda görünür, metin boyunca hiçbiri dile gelmez. Dolayısıyla okur, tüm diğer siyahlarla birlikte Tucker Caliban’ın da zihnindeki düşünce ve tasarıları doğrudan öğrenemez. Oysa kurgunun kilit noktasını tam da bu oluşturur.

KUŞAKTAN KUŞAĞA İNTİKAM DUYGUSU

Kelley Amerika’daki ırk ilişkilerini her boyutuyla aktarabilmek için alternatif tarih anlatılarına da başvurur. Karakterlerinin yolculuğunu, kurduğu kuşaklar arası bağlarla beslerken, “intikam” duygusunun kuşaktan kuşağa sessizce aktarıldığını ve asla sönmeyeceğini vurgular. Akıbetin ve iradenin siyahlar tarafından tekrar ele geçirilişi, kendi kaderlerini tayin hakkını kazanışları yalnızca bu hayali eyaletin beyaz sakinlerini değil, her kuşaktan okuru sarsacak ürkütücü yoğunlukta bir gerçekliğe bürünür.

M. Barış Gümüşbaş’ın dilimize kazandırdığı, Ahmet Birsen editörlüğünü üstlendiği Güz Dönümü, yapıtları son yıllarda pek çok dile çevrilmiş, “Amerikan edebiyatının kayıp devi” olarak nitelendirilen Kelley’e hak ettiği değeri nihayet kazandıracak nitelikte bir ilk roman.

Güz Dönümü / William Melvin Kelley / Çeviren: M. Barış Gümüşbaş / Sel Yayıncılık / 210 s.