2020 Dünya Çocuk Kitapları Haftası Türkiye Bildirisi

Prof. Dr. Sedat Sever’in başkanlığını sürdürdüğü ÇOGEM-Ankara Üniversitesi Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Uygulama ve Araştırma Merkezi, her yıl Kasım ayının ikinci haftasında Dünya Çocuk Kitapları Haftası Türkiye Bildirisi yayımlıyor. Bu yılın bildirisini Adnan Binyazar kaleme aldı.

19 Kasım 2020 Perşembe, 17:56
Abone Ol google-news

ÇOCUK VE KİTAP

Yüzyılların düşünce süzgecinden geçirilerek çağımızda da anlam yitimine uğramayan “Ağaç yaşken eğilir” atasözü, eğitimin temel ilkelerinden biri sayılır.

Gözlemlediğim iki olayı anlatarak başlayayım bildiriye...

Berlin otobüslerinde, orta kapıdan girilir girilmez, iki çocuk arabasının sığabileceği, sağında solunda annelerin oturabileceği çıkıntıların bulunduğu bir yer vardır. Otobüsün o kapısı, çocuk arabalarının kolayca girebileceği biçimde yapılmıştır. Bir yolculuğumda buna tanık oldum.

Gencecik bir anne, içinde çocuğunun bulunduğu arabayı yerleştirip çıkıntılı yere oturdu. Yaşı iki buçuk üç arasındaki kız çocuğunun elinde kapağı sert kartondan, sayfaları kalınca resimli bir kitap vardı.

O yaştaki çocuklar aç kuşlar gibidir, elindeki her şeyi ağzına götürür. Bu çocuk elindekini ne ağzına götürüyordu ne de kitabı bir yerlere sürtüp duruyordu. Sol eliyle tuttuğu kitabın sayfalarını sağ eliyle çevirmeye çalışsa da, sayfayı ucundan yakalamayı bir türlü başaramıyordu. Anne, çocuğun küçük parmaklarını tutup sayfaları çevirmesine yardım etti. Çocuk anneye bakıp sayfayı onun gibi, üstünden tutarak çevirmeye çalışıyordu.

KİTABA SAYGI

Çocukla annenin kitap ilişkisi, beni çocukluğuma götürdü. Büyükannem nereye giderse beni de yanına alırdı. Bir gün üzüm bağlarına giderken yerde bir kâğıt parçası gördü, eğildi, onu yerden alıp bir duvar kovuğuna yerleştirdi. Ardından her konuda olduğu gibi erdemli sözlerini sıralamaya başladı:

“Yerde taş görünce al bir kenara koy, yoksa taş birisinin ayağına takılıp düşüp yaralanmasına yol açar. Ekmek, nimettir, onu da yere düşürme, düşeni de alıp bir ağacın dibine koy ki karıncaların da karnı doysun. Az önce gördün, kâğıdı yerden alıp kovuğa koydum. Çünkü bilgiler kâğıtta saklanır. Kâğıt olmasa bilgiler akılda kalmaz, uçar gider...” demişti.

Bir bildiride bu ayrıntıları yazmak, kimilerinde konu dışına çıktığım izlenimi yaratabilir. Oysa kitap, söyleneni yazıya geçirerek yaşadıklarımızı, gördüklerimizi, düşünceleri, duyguları sonsuzluğa erdirir. O nedenle çocuğa önce kâğıdı, dolayısıyla kitabı koruma bilinci aşılanmalıdır.

Ayrıca konuyu böylesine açımlayışımın iki nedeni var. Örneğin günümüzde yayınevleri, yayınlarında çocuk yazını ürünlerine de yer veriyor. Çocukların kitaba duyduğu ilginin arttığının göstergesidir bu.

Çocuk kitaplarındaki içerik zenginliği, çeviri dili, özellikle resimleme üst düzeyde. Yazınsal dünyamız bu yönden bir çocuk yazını Rönesansı yaşıyor. Neredeyse bütün yayıncıların Küçük Prens'i yayımlamış olması, klasikler başta olmak üzere Shakespeare'in Romeo ve Juliet gibi bir solukta okunan sevda başyapıtının çocukların okuma dünyalarına arasında yer alacak bir özenle çevrilmiş olması, Rönesans gelişimi değil de nedir?

ÇOGEM

Konuyu böylesine ayrıntısına inerek yazmamın özünde, ÇOGEM Başkanı Prof. Dr. Sedat Sever'in Türkiye'de çocuk yazınını kurumsallaştırması, yazarlara üniversite çatısı altında bir yuva kurmuş olması yatıyor.

ÇOGEM ayrıca şunları da sağladı: Çocuğa yönelik yazmak kolay sanılıyordu. O nedenle onun diline öykünülerek çöpe atılacak kitaplar doldurmuştu kitap dünyasını. ÇOGEM'in yarattığı eğitim ortamında çocuk kitapları artık büyüklere yönelik yazılanlara verilen emeğin üstünde bir düzeyde yazılıyor. Eskiden olduğu gibi, temel amaç, çocukları eğlendirmek değil, onu okuma dünyasına sokacak bir dil düzeyi tutturarak yazmaktır.

Sever, günümüzde çocuk yazınının kuramsal kitaplarını yazarak öğretmenleri, ana babayı aydınlatıyor, sempozyumlar düzenleyerek yazarları bir araya getirip, sorunların üniversite düzeyinde tartışılmasını sağlıyor.

Dünya Çocuk Kitapları Haftası'nda, çocuk yazınına emek verip bugün aramızda olmayanları saygıyla anıyor, bu alandaki kitapları, yazı-resim-çizim-yayım kalitesinde üstün düzeye ulaştıran yazarları, ressamları, yayınevi çalışanlarını, çocuklarına özenle kitap seçen ana babaları, öğretmenleri kutluyorum.