Temel Conta fabrikasında grev yapan kadın işçiler: 'Gücümüzü bilelim, kullanmayı öğrenelim'

İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde bulunan Temel Conta fabrikasında çalışan kadın işçiler, 8 Mart'a grevlerinin 89'uncu gününde girdi. Mücadelelerindeki kararlılıklarını tekrar eden işçiler "Patronumuzun bize ‘aileyiz’ demesi maalesef inandırıcı gelmedi. Biz burada bir aile olduğumuzu öğrendik" dedi.

Temel Conta fabrikasında grev yapan kadın işçiler: 'Gücümüzü bilelim, kullanmayı öğrenelim'
Abone Ol google-news
Yayınlanma: 08.03.2025 - 12:31

Temel Conta'nın İzmir Kemalpaşa'daki fabrikasında işçiler, fabrika yönetiminin sendika yetkisini tanımadığı gerekçesiyle 10 Aralık 2024'ten bu yana grev yapıyor.

89 gündür grevde bulunan fabrikanın kadın emekçileri, mücadelelerini ve bu süreçte yaşadıkları anlattı.

11 yıldır Temel Conta’da çalışan, işçi temsilcisi Sinem Kaya, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Ben 11 yıldır Temel Conta’da çalışıyorum. 11 yıl boyunca her türlü baskıya içeride maruz kaldık. Çocuğumuz hasta olduğunda işte en ufak bir hastane için dediğimizde iş çok, eşin götürsün, hiç mi kişi yok evde götürsün falan dendi. Bunlar tabi bir anneyi yıpratacak şeyler. Bir kadın olarak her türlü baskıyı görüyorsun. Bir kere sesi yükselttiklerinde seni bastıracaklarını düşünüyorlar. Evet, ilk zamanlar bunda çok başarılı oluyorlardı, başımızdaki amirler. Öyle emir aldıklarında da söylüyorlardı. Seslerini yükseltip bize daha fazla baskı yaptılar. Birden fazla iş yükü yüklediler. Onu yapacaksın, bunu yapacaksın. İçeride çalışmamamız gereken hani üzerimizde sorumluluğu olmayan alanlarda bile işte orada iş acil onu yapacaksın, buraya geleceksin, bunu yapacaksın. Bizi fabrikanın içinde her alanda kullandılar. Bunu da genelde o baskıyla işte biraz sesini yükselterek bunu yapacaksınız, burada çalışıyorsanız bunu yapacaksınız. İşine gelmiyorsa kapı orada. Sürekli zaten bu tehdide maruz kalıyorduk."

"PATRONUN HİÇBİR ZAMAN 'AİLESİ' OLMAMIŞIZ"

Biz bugün burada ‘Mağdur değil, güçlü kadınlarız’ sloganını yazdık. Çünkü biz güçlüyüz aslında. Mağdur değiliz. Sadece birazcık sesimizi çıkartmamızı öğrenmemiz gerekiyor. Her türlü bizi baskılıyorlar. Ama biz de sesimizi çıkarabildiğimizi kendimize ilk önce bir söylemek gerekiyor. Kendimizi kendimize ispatlamamız gerekiyor ki ondan sonra bu dik duruşa sahip olabiliyorsunuz. Genelde bizi hep çocuklarımızdan vuruyorlar. Eşlerimizden vuruyorlar. 'Sen evine destek ek gelirsin, bunu yapacaksın, asgari ücret ama bunu vermeyen yerler de var. İşinizin kıymetini bilin' denildi. Biz işimizin kıymetini her zaman bildik. Her zaman elimizden gelenin en iyisini yaptık. Aileyiz dediler. Gerçekten biz o ailenin bir parçası olduğuna inandık. Ve kendi ailemize yaptığımız fedakarlıkları iş yerimize de yaptık. Yeri geldi fazla mesailerde yemek bile aramadık, su bile aramadık, kaldık. Biz buradaki arkadaşlarımla bir aileyiz. Patronun hiçbir zaman bir ailesi olamamışız, onu gördük."

"GÜCÜMÜZ KULLANMAYI ÖĞRENELİM"

Kadınların güçlü olduğunu vurgulayan Kaya, "Biz kadınlar gerçekten güçlüyüz. Sadece sesimizi çıkartmayı bilelim ve o yüksek sesten korkmayalım. Eğer onlar bize yüksek sesle bir şeyleri yaptırıyorlarsa biz sesimizi daha yüksek çıkaralım. Emin olun ki zaten bu bizim kazancımız olacak. Kadınlar genelde hemen böyle bir ihbar konuşunca ürküyor açıkçası. Hemen içine kapanıyor. Sessizce ağlıyor. Ama sonra işinin başına dönüp devam ediyor. Ama hayır, bunu yapmayalım. Sesimizi çıkaralım. Çünkü bizler güçlü kadınlarız. Önce bunu bilelim. Biz gerçekten güçlüyüz. Sadece içimizdeki gücümüzü bilelim. Sesimizi çıkaralım. Biz zaten evimizi idare ediyoruz. İnanın ki biz evimiz en zor şartlarda idare ediyoruz. Çekip çeviriyoruz. O yüzden biz zaten güçlüyüz. Sadece bu gücümüzü bilelim, içimizdeki gücü kullanmayı öğrenelim. Bizden güçlüsü yok" ifadelerini kullandı.

"DİRENMEYİ, HAKKIMIZI SAVUNMAYI ÖĞRENDİK"

10 yıldır Temel Conta’da çalışan Şengül Selçuk ise içeride yaşadıkları baskılara rağmen mücadeleyle kazandıkları öz güvene değinerek “Kendimize öz güvenimiz arttı. Burayı çıkınca pek çok hakkımızın olduğunu da anladık. İçeride ‘Biz bir aileyiz’ dediklerinde biz buna hep inanmışız. 10 yıldır ben burada çalışıyorum ama dışarıya çıkınca tamamen burada bir aile olduk. Direnmeyi, hakkımızı savunmayı öğrendik" dedi.

Yaşadıkları zorlukları da anlatan Selçuk, "Çalışma hayatımda çocuğumu büyütürken çok zorlandım. Gece vardiyasında çalıştım, o zamanlar zor. Burada da soğukta, yağmurda, çamurda kaldık. Sabahları erken geldik. Akşam yine aynı saatlerde çıktık. Mesai kaldıklarında burada bekledik. Şu an havalar güzel. Baharı burada kutluyoruz. 8 Mart’ta hep beraber olalım. Kadının gücünü gösterelim” diye konuştu.

"GREVDEN KİMSE KORKMASIN"

7 yıldır Temel Conta’da çalışan Zeynep Zobuoğlu, sendika talebini dile getirerek “Sendikasız çalışmak istemiyoruz. Sendikalı bir şekilde içeri girmek istiyoruz. Haklarımızı istiyoruz. Daha güvenli bir şirkette çalışmak istiyoruz" dedi.

Bir kadın olarak çalışma hayatına katılmasıyla ailesine destek olduğunu belirten Zobuoğlu, çalışma hayatında ve grevde yaşadığı zorlukları ise şu şekilde dile getirdi:

"Soğuk en başta bu bizi yıldırmıyor. Devam ediyoruz. Devam edeceğiz. Direne direne kazanacağız. Mutlaka kazanacağız. Grevden kimse korkmasın, hakkımızı savunmalıyız.”

"PATRONUMUZLA DEĞİL ARKADAŞLARIMIZLA AİLEYMİŞİZ"

20 yıldır Temel Conta’da çalışan Şadiye Gülbahar birlikte mücadelenin önemine vurgu yaparak “Biz burada diğer arkadaşlarla bir aileymişiz. Patronumuzun bize ‘aileyiz’ demesi maalesef inandırıcı gelmedi. Biz burada bir aile olduğumuzu öğrendik" dedi.

"Çok şey yaşadım burada. İzin konusunda. Çok şey yaşadık, hangi birini anlatayım. Burada da soğukta, yağmurda her gün burada olduk. Kendime güvenim geldi, daha güzel bir duygu yaşadım" diyen Gülbahar, "Bunu diğer bayan arkadaşlara da öneririm. Grevden kimse korkmasın. Birlikte kazanacağız. Kimse korkmasın, herkes göze alarak çıksın. Herkes hakkının peşinde mücadelesini versin” çağrısı yaptı.