Deniz Berktay ile Kuzeyden Notlar: Devletin dini olunca

İznik Konsili’nin 1700. yılı mayısta kutlanacak. Tarihi toplantının dini ve siyasi etkileri yeniden gündemde.

Deniz Berktay ile Kuzeyden Notlar: Devletin dini olunca
Abone Ol google-news
Yayınlanma: 25.03.2025 - 04:00

Ülkemize sahip çıkmanın şartlarından biri, bu toprakların kimin için ne önem taşıdığını bilmektir. Anadolu topraklarının tek önemi geçiş yoları üzerinde olması değil, buralar, dinler tarihi bakımından da büyük öneme sahip. Katoliklerle Ortodoksların kutsal kabul ettiği ilk yedi konsil (dini toplantı) bugünkü Türkiye topraklarında yapılmış. İşte bu konsillerin ilki olan, 326 yılındaki İznik Konsili’nin bu yıl 1700. yıldönümü kutlanacak. Papa Françesko’nun da sağlık durumunun düzelmesiyle bu etkinliklere gelmesi kesinlik kazandı.

PEKİ, NEDİR İZNİK KONSİLİ?

Önce bu konsilin ne olduğunu değil de ne olmadığını söyleyelim. İznik Konsili, bize okullarda din kültürü derslerinde öğretilen türde bir konsil değil. Okullarda bize, İsa’nın getirdiği İncil’in zamanında kayıt aldına alınmadığı için sonradan tahrif edildiği, hatta kısa sürede birbirini tutmayan yüzlerce İncil’in ortaya çıktığı belirtilir, bu İncillerden hangisinin gerçek olduğunu anlamak için İznik’te bir konsilin toplandığı, burada bütün İncillerin bir masaya konarak masanın silkelendiği, masadan düşmeyen dört tane İncil’in (Matta, Markos, Luka ve Yuhanna) kutsal kabul edildiği anlatılırdı.

Oysaki Hıristiyanların kutsal kitap anlayışı, Müslümanlarınkinden çok farklı: İslamiyet’te, Kuranıkerim’in harfiyen Tanrı’nın sözü olduğuna inanılmasına karşılık Hıristiyanlar, İncil’in İsa’ya gönderildiğine inanmaz. Hıristiyan inancına göre, İsa’nın göğe yükselmesinden sonra onun havarilerinden bazıları, Kutsal Ruh’un verdiği ilhamla İsa’nın hayatını ve öğretisini kendi üsluplarına göre kaleme almışlardır. Ortaya kutsallığı şüpheli bazı İnciller çıkmış olsa da bu kitaplardan hangisinin kutsal olduğunu Hıristiyanlar, İznik Konsili’nden çok önce, 100’lü yıllarda kendilerince karara bağlamıştır (Ayrıca Hıristiyanlar, dört İncil’in kendi içinde bazı ufak çelişkileri olduğunu kabul ederler fakat bunun büyük mantık hataları olmadığını söyler).

ÖYLEYSE, İZNİK’TE NEDEN KONSİL TOPLANDI?

Mesele, devletin dine müdahale etmesidir. Bildiğimiz üzere Hıristiyanlar, ilk üç yüz yıl Roma İmparatorluğu’nun ağır baskılarına uğradı. 300’lerdeyse Roma İmparatoru Konstantin (Bugünkü İstanbul’u kurduran kişi. Şehrin eski adı olan Konstantinopolis, oradan geliyor), bu dini devlet dini yapmanın koskoca bir imparatorluğu ayakta tutmak açısından iyi bir yol olacağını düşündü. Fakat bu dini devlet dini yapmanın da başka sorunları getirdiğini fark etti. Zira o tarihlerde Hıristiyanlık içinde mezhep çatışmaları başlamıştı ve devlet kendisini mezhep çatışmalarının içinde buldu. Dini ülke yönetimi için bir araç olarak gördükleri için de bu tartışmaları devlet eliyle çözmeye karar verdier ve bu amaçla 325 yılında imparatorluk genelinden rahiplerin katılımıyla imparatorun başkanlığında bir konsil toplandı. Konsilde, devletin resmi din anlayışı benimsendi ve bunu kabul etmeyenler sapkın ilan edildi. Bugünkü Türk topraklarında bu şekilde yeni konsil toplanacak ve kararı kabul etmeyenler resmi Hıristiyanlığın gazabına uğrayacaktı (bir zamanlar Hakkâri’de yaşayan Nasturiler, Mardin’deki Süryaniler, Ermeni Gregoryenler gibi). İşin ilginci de bütün bunlara öncülük eden Konstantin’in kendisi, o esnada vaftizli değildi ve ancak yıllar sonra, ölmeden az önce vaftiz olacaktı. Bu sebepten midir bilinmez ama devletin dine müdahalesi Roma’yı kurtarmayacak hatta belki de dağılmasını hızlandıracaktı (Hıristiyanlığın ortaya çıkışından itibaren bu konuları ele alan ve Cumhuriyet Yayınları’ndan çıkan “Rusya Batı Çatışmasında Fener Rum Patrikhanesi” adlı kitabımı ilgilenenlere tavsiye ederim).

İşte bu mayıs sonunda İznik Konsili’nin 1700. yıldönümü kutlanacak. Ancak etkinliğe ev sahipliği iddiasında bulunan Fener Rum Patrikhanesi şimdiden bunu Lozan’da kendisine tanınan çerçevenin dışına çıkmak için fırsat olarak kullanmaya başladı. Bu konuyu ayrıca önümüzdeki haftalarda ele alacağım.