Olaylar Ve Görüşler

Bir temel sorun kuvvetler ayrılığı - Av. Ali Yılmaz Gürkan

08 Mayıs 2024 Çarşamba

Toplumsal bir olgu olarak kabul edilen hukukun herhangi bir normunun usulüne uygun çıkarılmış olması onu kendiliğinden etkin hale getirmez. Onun gerçek değeri uygulamada görülür ve anlaşılır. Uygulamada maksada uygun olarak kullanılmayan veya ihlali halinde bir yaptırımla karşılaşmayan hukuk kuralları da vardır, buna zaman zaman yargıda da rastlanır ve çoğu zaman buna karşı da hiçbir şey yapılamaz. Bu yargılamalar sonucu verilen kararlara duruşma sonrası yapılan isyanlarda kararın hukuki olmayıp politik olduğu veya adil olmadığı itirazı yüksek sesle dillendirilir. Oysa mevcut anayasal sistemimiz devlet organlarının işleyiş ve yetki alanlarını belirleyerek her türlü yetki kullanan kurum ve kişilerin etkili, keyfi yönetimini engellemiş ayrıca bu konuda yasal düzenlemeler de yapılmıştır.

YÜRÜTME ORGANI

Devlet iktidarının uygulama alanı olan yasama, yürütme ve yargı fonksiyonlarının alanları itibarıyla birbirinden ayrılması ayrı organlar eliyle yürütülmesi her birinin, devlet iktidarını bir yönüyle kullanması sahip oldukları yetkilerle karşılıklı birbirlerini dengeleyerek denetlemesi ve gereğinde frenlenmesi, böylece hak ve hürriyetlerin üstün devlet iktidarı karşısında güvence altına alınması ve bu biçimle korunması anayasalarda yer alan kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanır.

Bugün yürütme organının anayasal konumu, yetkileri yasama, yürütme, yargı dengesini yürütme lehine bozmuş genel hukuk ve haklar açısından birçok olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir. Oysa 16 Nisan 2017 tarihinde oyladığımız 6771 sayılı anayasa değişikliği kanunu 18 madde olmakla birlikte anayasada o tarihte 69 maddede değişiklik yapmış, “Türk tipi başkanlık sistemi” adıyla yeni bir hükümet sistemi yaratmış ve topluma refah ve mutluluk vaatleri verilmişti. Daha ileri gidilerek Montesquieu ve kuvvetler ayrılığı teorisi bazı aydınlar tarafından “ne idüğü belirsiz, yoz bir Fransız aydınının (Montesquieu) köhne görüşleri” olarak tanımlanmıştı.

YENİ ANAYASA ARAYIŞI

Uygulamaya konan bu hükümet sistemi ile beklentiler karşılanmamış olmalı ki bugün yeni bir anayasa arayışı doğmuştur. Hakların en büyük ve en etkin korumasını sağlayan kuvvetler ayrılığı yurdumuzda uygulanan anayasal sistemle yeni bir içerik kazanmıştır. Adeta yasama, yürütme tek bir organ olarak faaliyet gösterir görünüm kazanmıştır. Parlamentodaki çoğunluk parti disiplini yoluyla partili cumhurbaşkanına bağlanmış böylece parlamentonun önemi kalmamış yürütmenin gücü artarken uygulama iktidarın kişileşmesine açıkça rıza göstererek sistemi kişi yönetimine indirgemiştir.

Oysa anayasanın en önemli işlevi devlet kurumlarını meşrulaştırmak ve organlarının, ahenkli çalışmasını sağlamak, yetki ve sorumluluklarını belirleyerek yetkilerinin dışında faaliyetlerini önlemektir. Hukukilik bu yola sadık kalınarak yapılacak uygulamalarla olur kamunun gücü ancak böyle meşruiyet kazanır.

Yurdumuzda yürütme ve idarede mevcut olan merkeziyetçilik mevcut bütün kurumlarda demokrasinin yaygın bir şekilde işlemesinin önünde bir engel olduğu gibi yargının bağımsız işlemesini de gölgeler niteliktedir.  

 Av. Ali Yılmaz Gürkan

  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları