Hükümet, terörle arasına mesafe koymalı
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Hükümet, terörle arasına mesafe koymalı

13.02.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Guevaranın hangi koşullarda öldüğünü bilmiyoruz. Ama ölümünden sonra cesedine yaptıklarına bakarak, eline düştüğü insanların kafa yapısı hakkında bir fikir edinebiliriz. Önce sakladılar cesedi. Sonra sergilediler. Sonra, bilinmeyen bir yerde adsız bir mezara gömdüler. Sonra kazıp yeniden çıkardılar. Sonra yaktılar. Ama yakmadan önce, daha sonra teşhis edilebilsin diye, parmaklarını kestiler.”

John Berger hafızalara kazınan fotoğrafı böyle anlatıyordu.

Nazileri ülkeden atan Yunanistan’da 1947-49 arasında iç savaş yaşandı. Komünistler arasında Osmanlı Tugayları isimli silahlı bir Türk birliği de çarpışıyordu. Başında “Kapetan Kemal” lakaplı Mihri Belli vardı. Che Guevara, genel kanının aksine Küba değil Arjantin doğumluydu. Küba Devrimi son durağı olmadı, dünyayı dolaştı, Bolivya’da devrim yapmaya çalışırken öldürüldü. Vietnam’da emperyalizme kök söktüren Ho Chi Minh, 1920’lerin başında Fransa’da komünist partinin kurucuları arasındaydı.

Yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca örnek var.

19. yüzyıldan miras kalan “enternasyonal” siyaseti 20. asrın solcuları sürdürdü. Dünya sanki dümdüz bir ova gibi önlerindeydi. Emperyalizmin sınır tanımaz müdahaleleri karşısında sınır bilmez bir direnç yaratıyorlardı. Dünyayı değiştirenler sabah Uzak Asya’da uyanıyor, öğlen Avrupa’da savaşıyor, akşam Latin Amerika dağlarında uykuya dalıyordu.

Sebebi yenilgi mi? 21. yüzyıl solunda artık herkes “kendi halinde”ydi. Artık enternasyonal olan ise başkalarıydı.

10 yıllık cihat enternasyonali İdlib’e sıkıştı

17 Aralık 2010 günü Tunus’ta seyyar satıcılık yapan Muhammed Buazizi kendini yakarak dominonun ilk taşını devirdi. 28 Aralık’ta protestolar Cezayir’e atladı. 14 Ocak 2011’de Ürdün’de, 17 Ocak’ta Moritanya, Sudan ve Umman’da, 25 Ocak’ta Mısır ve Lübnan’da isyan başladı. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da ardı ardına düzen değiştiren olaylar, 15 Mart’ta Suriye’nin Dera kentine sıçradı.

Başlangıçta kitle kalkışması gibi görünen hareket, 29 Temmuz’da Hatay’da Özgür Suriye Ordusu’nun kuruluşuyla silahlı aşamaya evrildi. Emperyal devletler tarafından “yer yer desteklenen” halk hareketleri, İslamcı örgütler eliyle enternasyonal cihat ideolojisine savruldu. Berlin’den ya da Tokyo’dan uçağa binen sakallı adamlar Antep’te iniyor, Halep’te kâfir saydığı başka mezheptekinin kafasını kesiyordu.

El Kaide ya da IŞİD gibi adları sürekli değişen enternasyonal cihatçı terör büyüdükçe Suriye masasındaki devletler birer birer kalktı. Yerlerine vekâletler bıraktılar. “Artık bitti” diye düşünülen Suriye’deki iktidardan başka ülkeyi bütün halinde tutabilecek başka bir güç olmadığı görüldü. Vücudun bütün cerahatinin bir organda toplanması gibi, yenildikçe İdlib’de toplanan “enternasyonal cihatçı terör” ile Rusya-Suriye Ordusu baş başa kaldı. İdlib’in düşmesi “enternasyonal cihat ideolojisi”nin 10 yıllık parantezinin kapanması anlamına gelecek.

‘Muhalifler’ değil ‘teröristler’

Yandaş medyanın “muhalifler” dediğine bakmayın. Türkiye, İdlib’deki en büyük örgüt Heyet Tahrir Şam’ı (HTŞ) Resmi Gazete’de yayımladığı ilanla terör örgütü olarak tanımlıyor. Şehirdeki Hurras El Din, Türkiye’nin resmen terör örgütü saydığı El Kaide bağlantılı 10’un üzerindeki örgütten oluşuyor. Ya da Türkistan İslam Partisi’nin eylemlerini Türk devleti terör kabul ediyor. “Cici cihatçı” sayılanlar bir yana İdlib’de terör örgütleriyle beğensek de beğenmesek de Suriye devleti savaşıyor. 4 yıl önce “hiçbir devlet kendi sınırları içerisinde hendekleri, barikatları kabul etmez” meselesini dünyaya anlatan bizim hükümet ise “İdlib’i kontrol eden terör örgütlerine karşı operasyonu durdurun” diye çırpınıyor.

Cihatçılarla aynı fotoğrafa sokuluyoruz

Bilinçli ya da bilinçsizce, sistem iki taraftan Türkiye’yi bir bataklığa doğru itiyor. 4 ay önce Erdoğan’a telefonda “çekiliyoruz” diyen Trump, bir de görev veriyordu: “Bundan sonra IŞİD tutukluları Türkiye sorumluluğunda”. Türkiye, Suriye için barış umudu yaratan Astana-Soçi sürecinde de Rusya’ya benzer bir söz veriyordu: İdlib’deki sözde “ılımlı cihatçılar” ile “terörist cihatçılar”ı ayrıştırmak.

Dün Trump’ın çekilmesini “büyük başarı” diye anlatan iktidar, bugün ise “geri gel” diye kendisine başka yol arıyor. İster o kutupta ister bu kutupta yer alsın değişmeyen bir şey var. Hükümet; Türkiye’yi, Çin’den Kafkasya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya dünyanın cihatçılarının toplandığı fotoğrafın içerisinde poz vermeye zorluyor. İktidarın İhvancı takıntıları ülkeyi savaşa sürüklerken; Türkiye teröristlerin arabulucusu, gardiyanı, ayrıştırıcısı oluyor. Elbirliği ile yapılan bu karanlık yolculuğun kurbanı ise bize ait olmayan savaşta şehit edilen günahsız Mehmetçiğimiz oluyor.

İdlib’deki terörün yenilgisi dünyayı değiştirir

Avrupa’da yükselen İslam karşıtlığından mı şikâyetçisiniz? Her coğrafyada yükselen yabancı düşmanı aşırı sağ politikacılar sizi rahatsız mı ediyor? Türkiye’de günden güne artan mültecilerin sorunlarından mı endişelisiniz? Türkiye’nin sınırlarının güvensiz olması sizi kara kara düşündürüyor mu? Dünyanın hangi sorununa el atarsanız atın, İdlib’deki terörün yenilgisi, çözmek için en iyi başlangıç noktasıdır. 10 yıllık enternasyonal cihatçı terör defterinin İdlib’de kapanması, İdlibliler dahil, savaştan beslenmeyen herkesin çıkarınadır. Türkiye’nin, Türk milletinin çıkarı da savaş çağrılarında değil, İdlib’deki terörle arasına mesafe koyan, yenilgisini kolaylaştıran politikadadır.

Salı günü cihatçılar İdlib’de bir Suriye helikopteri düşürdüler. Yanan cesedi bir süre izledikten sonra, enkazdan çıkarıp işkence yaptılar. Sonra bir aracın arkasına bağlayıp sürüklediler. Tam bu sırada içimizdeki İhvancılar ise vahşete bakarak sevinç çığlıkları atıyordu. Oysa John Berger’in söylediği gibi; görüntü ölüyü değil, öldürenlerin kafa yapısını anlatıyordu.

Türkiye bu ortaçağ barbarlığından yolunu ayırabildiği için sınırlarını başkalarının çizdiği bir ülke olmaktan kurtuldu. İdlib’e sıkışmış enternasyonal cihatçı terör bizim değil. Bu savaş bizim savaşımız değil.

Yazarın Son Yazıları

Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025