Ege Üniversitesi’nde kreş isyanı

Eski AKP Milletvekili Necdet Budak rektörlüğündeki Ege Üniversitesi’nin (E.Ü.) zarar ediyor gerekçesiyle kreş ve anaokulu kapatma kararına tepki gösteren 9 sendika anaokulundan Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’na kadar sloganlarla yürüdü. Birlik Sağlık Sen Şube Başkan Yardımcısı Mustafa Döven, "100 yıllık Cumhuriyetimizin kamu kurumları sırasıyla özelleştirildi, şimdi sırada 70 yıllık üniversitemizin kreşine mi geldi?" diye sordu

Ege Üniversitesi’nde kreş isyanı
Abone Ol google-news
Yayınlanma: 22.07.2024 - 17:23

Eski AKP Milletvekili Necdet Budak rektörlüğündeki Ege Üniversitesi’nin (E.Ü.) zarar ediyor gerekçesiyle kreş ve anaokulu kapatma kararına tepkiler sürüyor. Üniversitede örgütlü SES, Eğitim-İŞ, HEP-SEN, Genel Sağlık İş, Birlik Sağlık Sen, Eğitim Sen ile Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası “Kreş hakkımızdan vazgeçmiyoruz” çağrısıyla kapatılan anaokulunun önünde toplanarak E.Ü. Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’na kadar yürüdü. 

“YÖNETEMİYORSUNUZ, BUNUN FARKINA VARIN ARTIK”

Sık sık, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Kreş hakkımız gaspedilemez”, Kreş hakkımız vazgeçmeyiz”, “Eğitim haktır vazgeçilemez”, “Çocuklarımızın hakkı özelleştirilemez”, “Özelleştirme dur, eğitime devam” sloganları atan sendika üyeleri adına basın açıklamasını okuyan Birlik Sağlık Sen Şube Başkan Yardımcısı Mustafa Döven, kreş ve anaokulun kapatılmasıyla 120’den fazla ailenin mağdur edildiğini ifade ederek, “Ege Üniversitesi; yüksek öğrenim ve sağlık hizmet sunumu açısından Türkiye’nin en önemli kurumlarından biridir. Buna rağmen kurumumuz uzun süredir maaşları vermekte sorunlar yaşamakta, çalışanların özlük hakları gasp edilmekte, eksik eleman ve yetersiz malzeme ile hizmet üretilmekte, çalışma ortamlarında sağlıklı fiziki koşullar sağlanamamakta ve bunun gibi sayabileceğimiz birçok sorun varken, biz çalışanlar özveriyle görevlerimizi yerine getirmeye devam etmekteyiz. Gösterdiğimiz özverilerin karşılığı olarak; yemeklerde hijyen ve kalite eksikliği, otopark sorunu, fazla mesai, yetersiz yıllık izin gibi sorunlar yaşanmaktayken birde çocuklarımızı emanet edeceğimiz kreş ve ana okulunun özelleştirilmesi söz konusu oldu. Verimliliği arttırmak için çalışanların aidiyet duygusunun beslenmesi gerekirken, ege üniversitesi yönetimi olarak, içimizdeki aidiyet duygusunu köreltiyorsunuz. Yönetemiyorsunuz, bunun farkına varın artık. Şartların çok kötü olduğu ortamda birde çalışanları çocuklarıyla vurduğunuzun farkında mısınız?” diye konuştu.

“DEVLET KURUMU KAR AMACI GÜDEMEZ”

Kreş ve anaokulunun özelleştirileceğini ifade eden Mustafa Döven, “Bir devlet kurumu kendi çalışanına verdiği hizmette kar amacı güdemez. Kaldı ki alınan ücretler dışarıdaki birçok özel kreşle nerdeyse eşit. Kar etmiyor diyorsanız, bu sizin yönetemediğiniz anlamına geliyor. Daha önceki basın açıklamasında da belirttiğimiz üzre; Kamu kurumlarında kar zarar amacı gütmeden ücretsiz verilmesi gereken hizmet, zarar ettiği için kapatılması, hem 657 sayılı devlet memurları kanunu 191. Maddeye, hemde Yüksek Öğretim Kurumları, Mediko-Sosyal Sağlık, Kültür ve Spor İşleri Dairesi Uygulama Yönetmeliğinin 15. Maddesi (e) bendinde; “Üniversitede çalışanların okul öncesi çağdaki ve okul çağındaki çocuklarının çalışma saatleri içinde bakımları ve eğitimlerine yardımcı olmak üzere, kreş, yuva ve benzeri birimler kurmak ve bu konuda ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak hizmetin en iyi şekilde görülmesini sağlamak” hükmüne ve kamu işçilerinin kurumla yaptığı toplu sözleme kapsamına aykırıdır. Ayrıca kreş kadınların iş hayatında ve sosyal hayatta daha etkin olması açısından elzemdir, bu karar kadınları iş hayatından koparıp evlere kapatılmasının da önünü açacaktır” ifadelerini kullandı.

"KABUL EDİLEMEZ"

“Dünyada gelişmiş ülkelerde, çocuk bakımı yönünden çalışan anneler desteklenir ve gelişmiş ülkelerde eğitimin her basamağı ücretsiz verilmektedir” diye devam eden Döven, “Ülkemizde de her ne kadar göstermelik de olsa doğum sonrası anne için çalışma hayatını kolaylaştırıcı sosyal ve mali adımlar planlanırken, bilim merkezi olan üniversitemizin yöneticilerinin aldığı bu karar çok manidar. 100 yıllık Cumhuriyetimizin kamu kurumları sırasıyla özelleştirildi, şimdi sırada 70 yıllık üniversitemizin kreşine mi geldi? Biz bu soyguna seyirci kalmayacağız. TBMM de kabul edilen tasarruf tedbirleri 1 Ocak 2025 den itibaren yürürlüğe girecekken, kreş ve anaokulumuzu özelleştirmek için aceleniz nedir? Halen kreşe gelen öğrenciler varken, tadilata başlayıp, okulu inşaata çevirmenin gereği nedir? Kurumumuzda çalışmakta olan işçi, memur, akademisyen, eğitimci, personel ve tüm sağlık çalışanları için kreş temel bir ihtiyaç ve haktır.  Sizin yaptık oldu, kapattık bitti gibi düşüncelerinizle vazgeçmemiz düşünülemez, kabul edilemez” dedi.

Ekonomik krize dikkat çeken sözcü, “Kreş bizler için, erken saatlerde işe başlayıp geç saatlerde çıktığımız iş yerlerimizde, 7/24 hizmet üretirken çocuğumuzun güvende olması demek, Açlık ve yoksulluk sınırı altında sıkışmış, buhrana sürüklenmiş ekonomimiz için bir nefes demek. Tek Ses olarak kanunlarla güvence altına alınan haklarımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğimizi tekrar ve daha yüksek sesle duyurmak için bu alanda toplandık. Yaz ortasında alınan bu kararla akıbetinin belli olmadığı kurum kreşimizin kapatılmaması için, daha önceki basın açıklamasında da dile getirğimiz soru ve taleplerimizi tekrarlıyoruz Kurumdan hizmet alan 120’nin üzerinde evladımızı hangi özel işletmelere kurban edeceksiniz? Anaokulumuzda fedakarca hizmet eden, emek üreten, açlık sınırı olan 19 bin 926 liraya adeta köle gibi çalıştırdığınız öğretmenlerimiz, sınıf annelerimiz, temizlikçilerimiz, aşçılarımız ve emekçilerimiz ne olacak? Gece gündüz demeden, deprem, sel, pandemi nedir bilmeden bu kuruma ve kamuya kesintisiz hizmet üreten kurum çalışanlarını bir çırpıda ortaya bırakarak kime ve neye hizmet ediyorsunuz? Hiçbir bilgilendirme yapmadan, hiçbir çözüm arayışına girmeden kamu kurumunu adeta bir işletme gibi görerek ‘kâr edemiyoruz’ anlayışına sığınıp, ‘Ege büyük bir ailedir’ sloganı ile ortada gezerken hangi aileden bahsediyorsunuz?” diye sordu.

Döven sözlerini şöyle noktaladı:

“Arkamda duran şu kocaman gerçek Ege Ailesinin yetkililerden beklentileri açıktır; Kurum kreşimizin özel sektöre peşkeş çekilmemesini, hiçbir şekilde kâr amacı güdülmeden, var olan işletmenin kamu çalışanları ve geleceğimiz için ücretsiz hale getirilmesi, açlık sınırında çalıştırılan kreş çalışanı öğretmenlerimizin ve emekçilerimizin mali iyileştirmeler yapılarak görevlerine devam etmesi, tüm kamu çalışanlarının ve ebeveynlerin sürece dahil edilerek sağlıklı bir bilgilendirme ile almış olduğunuz karardan geri dönülmesini açıkça bu meydandan  talep ediyoruz. Bizler bu meydanda toplanan işçi, eğitim ve sağlık sendikaları olarak aldığınız bu kararın sonuna kadar karşısında olduğumuzu ve mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğimizi bildiririz.”


Cumhuriyet Tatil Otel Rezervasyon

En Çok Okunan Haberler