CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB davasının duruşması, 37'nci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülmeye devam ediyor.
Cumhuriyet, Silivri'deki mahkemeden gelişmeleri anlık olarak bildiriyor.
19:40 - DURUŞMA TAMAMLANDI
İBB Davası’nın 37.günü, Gökhan Köseoğlu’na sorulan soruların ardından tamamlandı. Davanın yarın yine avukat ve sa
18:30 - AVUKATLAR VE SANIKLARDAN SORU YAĞMURU
Aranın ardından tekrar başlayan İBB Davası’nda, Köseoğlu’na avukatlar ve bazı sanıklar tarafından çok sayıda soru yöneltildi.
İBB Satın Alma Müdürü Güldem Şık, Köseoğlu’na “Serdar Haydanlı’ya İBB’den resmi belge gönderdiniz mi?” sorusunu yöneltirken Köseoğlu “Hayır, fotoğraf ve klasör gönderdim” yanıtını verdi.
Daha sonra söz alan reklamcı Murat Kapki de Köseoğlu’na “Haydanlı’ya gönderdiğiniz veriler, resmi bir kurumdan veri sızıntısı olmuyor mu?” sorusunu yöneltti. Köseoğlu, gönderdiği belgelerin resmi belge değil fotoğraf ve klasör olduğunu söylerken Kapki, “Fark etmez. Kültür AŞ arşivinin evrakında olan bir şeyi senin dışarıda bir şirkete veriyorsun sonuçta. Benim şirketime herhangi bir evrak gönderdin mi sen? Neden Serdar Haydanlı'ya gönderiyorsun? Peki Serdar Haydanlı ile para trafiğinde bulundunuz mu birbirinizle?” sorusunu yöneltti. Köseoğlu, olmadığını söyledi.
Sonrasında tekrar söz alarak bir soru daha yönelten Güldem Şık ise “Çok kararsızdım ama aklıma takılan bir şey var. Savcılıktan bana bir bilgi gelmişti. 'Murat Ongun'la Barış Kılıç’ın adını ver, 4-5 ay sonra seni çıkarttırırız' dediler. Gökhan Bey, size de böyle bir teklif geldi mi? Etkin pişmanlıktan faydalanmanız yönünde bir şey söylendi mi?” diye sorarken Köseoğlu, “Böyle bir şey söylendiyse ben neden hâlâ buradayım zaten. Ben 13 aydır tutukluyum” diye yanıtladı.
17:30 - İKİNCİ ARA VERİLDİ
Ongun’un ardından Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın söz alarak görev tanımlarıyla ilgili Köseoğlu’na kısa sorular yöneltti. Bunun ardından duruşmaya ikinci ara verildi.
16:45 - ONGUN SÖZ ALDI: SORUŞTURMA SAVCISININ DURUŞMADA YER ALDIĞINI AÇIKLADI
Hakimin ihalelere ilişkin teknik sorularının ardından söz alan Murat Ongun, Köseoğlu’na, “2019 öncesi ve 2019 sonrası Kültür AŞ ihalelerinde farklılık var mıydı?” diye sordu. Köseoğlu, “İhalelere hakim değilim, sorumlu değildim ama hakedişleri biliyorum. Orada hiçbir farklılık yoktu” dedi. Ongun, “Savunmanızın yüzde 90’ında ihalelerden bahsettiniz, o nedenle ihaleleri sormuştum” yanıtını verdi.
Görevlendirmelerle ilgili kısa sorular yöneltmeye devam eden Ongun, daha sonra “Kültür AŞ’de 5 ay içinde ihale alan bir firma olmuş mudur?” diye sorunca Köseoğlu “Görev ve yetki tanımlarım dışında olan bu soruyu cevaplamak istemiyorum” diye yanıtladı.
Ongun ayrıca, iki gündür duruşma savcısının duruşmada olmadığını ancak soruşturma aşamasındaki savcılardan bir tanesinin duruşma savcısı olarak duruşmalarda yer aldığını açıkladı.
Devam eden soru-cevap kısmında Ongun, iddianamede Köseoğlu ve 4.5G firması sahibi Serdar Haydanlı ile çok sayıda mesajlaşmasının yer aldığını belirterek “İhale alan her firma sahibiyle bu kadar yoğun bir iletişiminiz oluyor mu? diye sordu. Mahkeme başkanı “İstemezseniz cevaplamayabilirsiniz” diyince seyirci sıralarından tepki yükseldi.
15:30 - “ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİMİN ARKASINDAYIM”
Daha sonra davada, etkin pişmanlıktan faydalanan ancak yeterli görülmediği için tutukluluğu devam eden Kültür AŞ çalışanı Gökhan Köseoğlu’nun savunmasına geçildi.
İddianamedeki 14 eylemle sorumlu tutulan Köseoğlu, bu eylemler içerisinde konu edilen 6 senelik ihalelerin hiçbir aşamasında görevi, yetkisi ve imzası olmadığnı söyledi. İddianamede görev tanımlarının yanlış aktarıldığını, farklı görev tanımlarına sahipmiş gibi aktarıldığını, bunun da kendisinden önce görevde olan kişinin kartının kopyalanmasından kaynaklandığını öne süren Köseoğlu, “Bu duruma bir benzetme yapmam gerekirse; elleri olmayan birine silahla adam öldürdüğü söyleniyor” diye konuştu.
Siyasi görüşünün iddiamadeki CHP suçlamasına göre farklı olduğunu, hiçbir maddi çıkar elde etmediğini ve MASAK raporlarında adına rastlanmadığını belirten Köseoğlu, “2021’de Kültür AŞ’ye gelen müfettişlere usulsüzlüklerle ilgili bilgi verdim. Bu örgüt üyeliği iddiasıyla çelişiyor” diye konuştu.
Köseoğlu, “Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri tekrar ediyorum. Sanık değil tanık konumundayım” ifadeleriyle savunmasını sonlandırırken Mahkeme Başkanı, “İki etkin pişmanlık ifaden var. Baskı altında mı verdin?” diye sordu. Köseoğlu herhangi bir baskıyla karşılaşmadığını söyledi.
Daha sonra davada, etkin pişmanlıktan faydalanan ancak yeterli görülmediği için tutukluluğu devam eden Kültür AŞ çalışanı Gökhan Köseoğlu’nun savunmasına geçildi.
15:25 - İMAMOĞLU: '6 ÖRGÜT YÖNETİCİSİNDEN 4’Ü MEFTA OLDU'
Daha sonra, İBB Davası’nın görüldüğü salona dönen Ekrem İmamoğlu, çocukluk arkadaşı Seza Büyükçulha’ya soru sormak için söz aldı.
İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Engin Ulusoy var, Zabıta Daire Başkanı. Yaşı var. Sürünerek de olsa buraya gelemiyor. Ama sağlık ama başka noktada taraflarıyla işkenceye dönmüş, bu işkencenin 6 ayından sorumlu heyet olarak karşımızda olduğunuz için bir an önce Engin Bey ve benzer kişileri kurtarmanın sizin boyunuzun borcu olduğunu ifade edeyim. İkinci olarak yan salonda bir casusluk davası yürütülüyor. En az buradaki iddianamede kadar absürd ve alçakça hazırlanmış bir iddianame var orda da. Orada sanık olarak bulunan Hüseyin Gün, burada da örgüt yöneticisi. Bu beyefendi daha önce örgütle ilgili sorularda sessiz kalmıştı ama bugün örgütten haberdar olmadığını ve örgütü bilmediğini söyledi. Beni ta 6 yıl önce sadece 5 dakika gördüğünü söyledi. İddianamede yer alan 6 örgüt yöneticisinden 4’ü mefta oldu. Bir başka yönetici de önüne konan şablonu imzaladığını söyledi. Hüseyin Gün de itirafçı olarak geçiyor. Ne kadar boş bir iddianameyi yargıladığınızı söylemek için iletiyorum bunları. Bu iddianamenin senaryo yazarı olan iktidarın, Cebeci bölümünü bitirdiniz. Cebeci’de maşallah bir tek bulaşıkçı ve çaycı yoktu…”
Mahkeme başkanı “Başkaları adına konuşmanıza gerek yok. Durumlardan haberdarız” derken İmamoğlu “Haberdarsınız ama çözüm sağlamıyorsunuz. Cebeci konusunda sizden valiyi, bakanlığı ve ilgili kurumları buraya çağırmanız talebinizde bulunduk” dedi.
Mahkeme başkanı “Birinci celseyi kapatırken bu konuda bir ara kararda bulunacağız” dedi.
14:20 - BÜYÜKÇULHA’NIN AVUKATLARI KONUŞUYOR
Davaya verilen aranın ardından Ekrem İmamoğlu da “casusluk davasındaki” ara kararı beklemeden İBB Davası’nın görüldüğü salona geldi.
Duruşma, Seza Büyükçulha’nın avukatlarından Neslihan Çıtlak’ın savunmasıyla devam ederken Çıtlak, savcılığın 10 saniyelik bir videoyu "Asıl kasayı bulduk" diyerek basına servis ettiğini, ancak iddianamede Büyükçulha hakkında tek bir eylemde suç isnat edilemediğini söyledi. Çıtlak, “Ekrem İmamoğlu ile ilgili bir bilgi verebilir diye bir kişinin özgürlüğünden bir sene çalabilmek bu kadar kolay mı?” dedi.
13:00 - İBB DAVASINDA İLK ARA
Seza Büyükçulha’nın ilk avukatının savunmasını tamamlamasının ardından İBB Davası’na bugünkü ilk ara verildi.
12:30 - “SUÇ ÖRGÜTÜ DEĞİL, AİLE!”
Savunmasının devamında Büyükçulha, “İddianame ne diyor? Çocukluk arkadaşı olması nedeniyle… Olay neymiş? Eylem neymiş? Çocukluk arkadaşı olması nedeniyle. 144. eylem var da benim mi haberim yok? Eğer 144. eylem çocukluk arkadaşı olmaksa ben tanık olayım” dedi.
Savcılıkta yaklaşık bir buçuk saat savcı ile yaptığı görüşmede sağlık sorunlarından Trabzonspor çevresine kadar birçok ayrıntıyı anlattığını belirten Büyükçulha, bu anlatımların iddianameye yansımadığını söyledi. “Savcı beyle bir buçuk saat kadar sohbet ettik. Muhabbet havasındaydı görüşmemiz, bir sorgu havasında değildi. Anlattım ama iddianameye yazmamış” diyen Büyükçulha, İstanbul’a geliş nedeninin sağlık tedavileri ve çocuklarının eğitimi olduğunu belirtti. Hakkındaki suçlamaların temelinin yalnızca yanlış bir görüntü ve yanlış yorumlar olduğunu ileri süren Büyükçulha, “Karşılama yaptığım kıyafetimi de gördünüz zaten. Dört dakika içeride kalıp restorana geri döndüm. Buna rağmen örgütsel toplantı suçlamasıyla karşı karşıyayım” dedi.
Savunmasının sonunda mahkeme heyetine İmamoğlu ailesi ile fotoğrafını gösteren Büyükçulha, haklarında kurulan suç örgütü iddialarına tepki gösterdi. “Bu fotoğrafa sevgi, saygı, aile öyküsü deyin. Suç örgütü demişler, aile öyküsü diyebiliriz” ifadelerini kullandı.
Büyükçulha, savunmasını “Sayın Heyet bizden suç örgütü çıkmaz. Çıkmaz! Bu fotoğraftan suç örgütü mü çıkar ya? Aile! Ya Sayın Savcı bizden suç örgütü çıkartamazsınız” sözleriyle bitirdi.
11:30 - "CEM KÜÇÜK, BEN HENÜZ UÇAKTAYKEN BENİ GİZLİ KASA İLAN ETMİŞ"
Seza Büyükçulha, savunmasında isminin ne eylemlerde ne tanık beyanlarında ne de resmi belgelerde olmadığına vurgu yaptı.
Büyükçulha, kamuoyunda çok konuşulan, Le Meridien Hotel'de Ekrem İmamoğlu'yla birlikte görüntülenmesine ilişkin ise şunları söyledi: "Doktorumun tavsiyesiyle o otele düzenli spor yapmaya gidiyordum. Bir gün spor sonrası yemek yerken Ekrem'in otele geldiğini görüp, restorandan aşağı inerek selam vermek istedim. Sırf bu fotoğraf ve baz kayıtlarıyla, orada gizli toplantılara katıldığım yazıldı. Toplantıya gidiyorum ama ayakkabıma bakar mısınız? Beyaz spor ayakkabı, üstümde beyaz eşofman üstü, gri eşofman altı. Toplantıya böyle mi gidiyorum? Bu fotoğraf için, 'toplantı için karşılama' dendi ama bu karşılama değil, karşılaşma. Beraber orada olduğumuz belirtilen başka bir gün aynı saatlerde bile orada değiliz."
Büyükçulha ayrıca, Trabzon'da gözaltına alınıp İstanbul'a getirildiği 23 Mayıs 2025 günü, henüz uçağı İstanbul'a inip ifade vermeden iktidara yakınlığıyla bilinen Cem Küçük'ün X'te kendisini "gizli kasa" ilan ettiğini söyledi. Büyükçulha, ilgili kısımda şöyle konuştu:
"Cem Küçük'ün tweeti 23 Mayıs 2025, saat kaç? Öğleden sonra 7.25. Ben neredeyim sayın hakim biliyor musunuz? Ben uçaktayım. Akşam 6 uçağına bindim Trabzon’da, saat 8’de Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaydım. Henüz emniyete girmemişim, kolluğa ifade vermemişim, savcıya ifade vermemişim, hakimin karşısına çıkmamışım. Ben daha uçaktayken, daha emniyete girmeden kasa olduğum söylenmiş. Kim söylemiş? Cem Küçük. Tanıyor muyum kendisini? Tanımam. Ne iş yapar? Twittercı.
Siz Ekrem Başkan'a soru sordunuz sayın hakim, dediniz ki sizin için ifade veriyorlar dediniz. Ne husumet var sizle dediniz? Şimdi bu Cem Küçük’ün benle ne husumeti var? Bu soruyu Cem Küçük’e sorun. Seza Büyükçulha ile ne husumeti varmış diye sorun."
10:53 - İBB DAVASI BAŞLADI
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 76 kişinin tutuklu olduğu 414 sanıklı İBB Davası’nın 37. günü başladı.
İmamoğlu "casusluk davası" için yan salonda bulunurken dava bugün, Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı tutuklu Seza Büyükçulha'nın savunmasıyla devam ediyor.
Trabzon'da işletmecilik yapan Büyükçulha'nın iddianamedeki 143 eylemde ismi geçmiyor. Le Meridien Hotel'deki görüntülerde yer alan Büyükçulha'ya “örgüt ve rüşvete ilişkin" suçlarla birlikte gayriresmi olarak İmamoğlu'nun kasası olmak gibi suçlamalar yöneltiliyor.
