Aykut Kocaman yorgunluğu
Feyzi Açıkalın
Son Köşe Yazıları

Aykut Kocaman yorgunluğu

09.11.2017 02:36
Güncellenme:
Takip Et:

Fenerbahçe futbol takımının teknik direktörü Aykut Kocaman’ı futbol şortlarının en frapan
olduğu 1980’li yıllardan beri tanıyorum. Türkiye ortalama vatandaşı ise onu 1996 futbol
sezonu son maçından sonra daha iyi tanıdı. Trabzonsporlu meslektaşlarının şampiyonluğu
kaybetmesinden dolayı üzgün olduğunu, Fenerbahçe’nin o yıllardaki sahibi(!) Ali Şen’in
hilafına söylemiş ve gönüllerde taht kurmuştu.

Kocaman’la yan yana ise ilk kez Esenboğa havalimanında geldik. Çalıştırdığı Ankaraspor ile
Antalya'ya gidiyorlardı. İlk izlenimim, boyunun göründüğünden kısa olduğuydu. Koltuğunun
altında, futbolcunun genelde taşıdığı, içinde ne olduğunu hiç kestiremediğim bir arzuhalci
çantası vardı.

Her zamanki gibi tek elini eşofmanın cebine sokmuş, uçağa giden otobüsün camından
öylesine boşluğa bakıyordu. Yanındaki futbolcularıyla konuşmuyor, etrafına da
bakınmıyordu. Bu bir göz kaçırma, gereksiz soru ve selamlaşmadan kaçınma özeni değildi.
Aksine, dikkatlerin onun üstünde olup olmadığı kendisini hiç ilgilendirmiyormuş gibi
duruyordu.

Bana trans halindeymiş gibi gelmişti. Ama mesleğine ilişkin bir konsantrasyon içinde de
değildi sanki. Orada yokmuş, o bir hayaletmiş de insanlar onu zaten görmemekteymişler(!)
gibi bir ruh halindeydi.

Etkilenmiştim gördüklerimden. O artık, golleri attıktan sonra jimnastikçiliğinden kalma bir
çeviklikle havya sıçrayıp, sonra da soyunma odasına giden bir futbolcu değildi. Şimdi futbol
yazar çizeri, klüp sahibi ve futbolu kendisinden iyi bilenlerin(!) tribünde olduğu bir arenaya
atılmıştı. Dövüşmeliydi; kendisinden beklenen buydu.

Çünkü futbolculuğundan kalma saygın duruşu kendisini izliyordu. Sporculuğunda sergilediği
farklılığın, yeni iş koluna nasıl yansıyacağının merakıyla değerlendiriliyordu. Herkesin bildiği
Fenerbahçeli günler; Aziz Yıldırım'ın zor günlerinde gösterdiği sadakat, dik duruş onu özellikle
Fenerbahçelilerin gözünde daha yüceltti.

Bu arada Türk futbolu da ülkenin ekonomik ve siyasal yapısına göre değişmekteydi. Stadlar
boş kalmaktayken, futbol kulüpleri birbirinden farklı nitelikteki yabancı sporcularla dolmuştu.
Teknik direktörün yani İngilizce’deki tanımıyla menajerin idareciliği daha önem kazanmaya
başlamıştı.

Ama Kocaman son Fenerbahçe macerasında yine kaldığı yerden devam ediyordu.
Futbolculuğunda, “kendisine oynamayan” paylaşımcı golcü özelliği, karekter gelişmişliği,
komplekslerinden arınmışlığıyla bir iyi insan portresi verirken, idareciliğinde aynı başarı
gözlenmiyordu.

Kocaman’ın genel anlamda konuşmaması(!), her türlü iletişimsizliği tabii ki çok yorum
kaldırdı. Karşıtlarını tartışmaya değer mi bulmuyordu? Cahil miydiler, yoksa kötü niyetli
olduklarını sezdiği için mi onlara yanıt vermiyordu?

Yoksa, hepimizin düştüğü hataya düşüp, 52 yaşında bile kendisini dinç hissetmesinin, genç
futbolcularla olan kuşak çatışmasına neden olmayacağını mı zannediyordu? Artık bir kuşağın
25 yıl değil, 10 yıldan bile az bir süre için tanımlandığı dünyada, 25 yaşındaki genci anlama
adına gayret göstermiyor muydu? Aksine, ona sürekli ders vermeyi öngörür, onunla çatışır
bir yönetim modelinin kendisini koruduğunu mu zannediyordu?

Fenerbahçe futbol seyircisi, Chelsea antrenörü Antonio Conte gibi gollerden sonra tribünlere
atlamasını ondan beklemiyor. Ama kameralar ona döndüğünde tanık olduğumuz donukluk,
tutukluk, sevinci gizleme hali Fenerbahçelileri yordu.

Taraftar Kocaman’ı çözmeye çalışmaktan yoruldu. Değişen futbol dünyası içinde güçlü
görüntü verebilmenin parametreleri değişti. Sonucun alınamadığı bir kişilik gösterisi, eski
saygınlığı yitirme tehlikesini de beraberinde taşıyor.

Bizim yorgunluğumuz tamam da, günümüz siyasi kullanımından farklı olarak Kocaman artık
“ruh yorgunluğu” geçiriyorsa işler kötü. O zaman kendisinden ricacı olmak da bizim
hakkımız...

Yazarın Son Yazıları

2025 ‘Seçimsizleştirme’den ‘Hayırsever Monarşi'ye geçiş yılıydı

2025 ‘Seçimsizleştirme’den ‘Hayırsever Monarşi'ye geçiş yılıydı

Devamını Oku
04.01.2026
Türk bisikleti nereye?

Yazının konusu yarışmacı, elit bisiklet sporu ve sporcusudur.

Devamını Oku
08.10.2025
Emine Abla Turizmi

Bir Doğu Karadeniz gezisi öncesi Google’da konuk değerlendirmeleri arandığında, göze ilk çarpan, hizmet sektöründeki sözgelimi “Emine Abla ve Ali Abi” betimlemeleri oluyor.

Devamını Oku
02.09.2025
Her şey Yerel Yönetimler Yasasıyla başladı

Her şey değil tabii ki; taşradaki/yereldeki ganimetin üretimi ve paylaşımını öngören bu yasaya sıra geldiğinde, ülkedeki kamuya ait varlıklar çoktan görücüye çıkmış, satılmıştı bile.

Devamını Oku
13.07.2025
En iyimiz en çalışkanımızdı…

Bu sözleri CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kaybettiği yakın çalışma arkadaşı, Manisa Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’ in ardından söylemişti.

Devamını Oku
11.06.2025
Siyasi tutuklamaların taşradaki etkisi

Yazının başlığında ‘siyasi gözaltı’ ya da ‘tutuklama’ sözleri yer alınca, bu anlatımın öznesinin CHP olduğunu anlıyoruz.

Devamını Oku
01.06.2025
Özgür Özel nasıl koşuyor

Özgür Özel nasıl koşuyor

Devamını Oku
27.05.2025
Kötülüğün resmini çizdiler

Kötülüğün resmini çizdiler

Devamını Oku
25.05.2025
En Batı’daki Doğu Fas

En Batı’daki Doğu Fas

Devamını Oku
27.04.2025
AKP umudu çoğalttı!

AKP umudu çoğalttı!

Devamını Oku
24.03.2025
Yarınını Yaren leylek gibi bekleyen halk

Yarınını Yaren leylek gibi bekleyen halk

Devamını Oku
16.03.2025
14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevgisizlik

14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevgisizlik

Devamını Oku
16.02.2025
Hristiyanlıkla ilgili bişey…

Hristiyanlıkla ilgili bişey…

Devamını Oku
07.01.2025
2024 yılı bir büyük şakaydı…

2024 yılı bir büyük şakaydı…

Devamını Oku
04.01.2025
Birden fazla Vietnam

Birden fazla Vietnam

Devamını Oku
19.12.2024
AKP’nin demokrasi şöleni kongreleri

AKP’nin demokrasi şöleni kongreleri

Devamını Oku
12.10.2024
Tasarruf tedbirini bahane eden yerel basın

Tasarruf tedbirini bahane eden yerel basın

Devamını Oku
22.08.2024
Olimpiyat açılış ve kapanıştan ibaret değildir

Olimpiyat açılış ve kapanıştan ibaret değildir

Devamını Oku
09.08.2024
Avrupa Futbol Şampiyonası kapatılsın… Olimpiyat kalsın…

Avrupa Futbol Şampiyonası kapatılsın… Olimpiyat kalsın…

Devamını Oku
20.07.2024
3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nde Nâzım Hikmet

3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nde Nazım Hikmet

Devamını Oku
03.06.2024
Cumhuriyet’le tanışıklığımın kırkıncı yılında

Cumhuriyet’le tanışıklığımın kırkıncı yılında

Devamını Oku
09.05.2024
Ah şu çöl tozları

Ah şu çöl tozları

Devamını Oku
27.04.2024
Son Güneş Tutulması örneğinde bilimin popülerleştirilmesi

Son Güneş Tutulması örneğinde bilimin popülerleştirilmesi

Devamını Oku
13.04.2024
Umarım 2054 yerel seçimlerinde

Umarım 2054 yerel seçimlerinde

Devamını Oku
30.03.2024
Ergun Hiçyılmaz’ın ardından

Ergun Hiçyılmaz’ın ardından

Devamını Oku
14.02.2024
Deve pazarlığı

Deve pazarlığı

Devamını Oku
27.01.2024
Ülke tarihinin gördüğü en ‘siyasi’ yerel seçim

Ülke tarihinin gördüğü en ‘siyasi’ yerel seçim

Devamını Oku
10.01.2024
Seçmece başlıklarla 2023 yılı özeti

Seçmece başlıklarla 2023 yılı özeti

Devamını Oku
31.12.2023
Cumhuriyetin başkenti Ankara ve Anıtkabir

Cumhuriyetin başkenti Ankara ve Anıtkabir

Devamını Oku
29.10.2023
100. değil asıl 101. yılın nasıl kutlanacağı önemli

100. değil asıl 101. yılın nasıl kutlanacağı önemli

Devamını Oku
27.10.2023
Hızır'ın malları

Hızır'ın mallar

Devamını Oku
22.10.2023
Sıradanlaştırılıp değersizleştirilen 100. yıl kutlamaları

Sıradanlaştırılıp değersizleştirilen 100. yıl kutlamaları

Devamını Oku
18.10.2023
Derna’nın trajedisi

Derna’nın trajedisi

Devamını Oku
15.09.2023
Yerel seçimler neden hayat memat meselesi oldu

Yerel seçimler neden hayat memat meselesi oldu

Devamını Oku
10.09.2023
Doğanay Güzelgün’ün katili kim?

Doğanay Güzelgün’ün katili kim?

Devamını Oku
19.07.2023
Deniz’in babası

Deniz’in babası

Devamını Oku
17.07.2023
Siyasal İslam yazın yol alır

Siyasal İslam yazın yol alır

Devamını Oku
28.06.2023
Merve Dizdar umudu çoğalttı

Merve Dizdar umudu çoğalttı

Devamını Oku
29.05.2023
Bak, bi tanesi

Bak, bi tanesi

Devamını Oku
12.05.2023
23 Nisan Bebek Bayramı

23 Nisan Bebek Bayramı

Devamını Oku
23.04.2023