Farkında mısınız, Türkiye bir günde eksen değiştiriyor
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Farkında mısınız, Türkiye bir günde eksen değiştiriyor

16.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Birinciye kaza, ikinciye tesadüf, üçüncüye istikrar diyoruz. Kazayı görüyor, tesadüfle karşılaşıyor ama istikrarı bir türlü okuyamıyoruz. Oysa Kurt Koffka’nın söylediği gibi: “Bütün, kendisini oluşturan parçaların bir araya gelmesinden farklı bir şeydir.

Pazartesi günü AKP Genel Başkan Danışmanı, yani Erdoğan’ın danışmanı Yasin Aktay, Yeni Şafak’ta yazdı. Mısır’la artık yeni bir sayfa açmak gerektiğini söyledi:

Türkiye ve Mısır arasında bu kopukluk başkalarına gereğinden fazla fırsatlar doğurmakta ve iki ülkeye de İslam dünyasına da çok pahalıya mal olmaktadır. Oysa iki ülkenin bir işbirliği ve dayanışma içinde olmaktan başka bir kaderleri yok ve eninde sonunda bunu yapmaları gerekiyor.

Aynı günün akşamında, AKP’nin önde gelen vekillerinden Mustafa Elitaş, TV5’te, yani Milli Görüş’ün kanalında Mısır meselesini açtı:

Bu sürecin arka kapı diplomasisiyle devam ettiğini biliyorum. Umuyorum ki bu arka kapı diplomasisinden sonra biraz daha devletlerarası ilişkilerinin oluşması kanaati bende de mevcut. İslam ülkeleri artık bütün kırgınlıklarını bir tarafa bırakarak, bugün yaşananların ne büyük bir oyunun sebebini olduğunu bilmemiz gerekiyor.

24 saatte olanlar bundan ibaret değil...

Gün bitmeden Suriye Devlet Ajansı (SANA), MİT Başkanı Hakan Fidan ile Suriye Ulusal Güvenlik Büro Başkanı Tümgeneral Ali Memlük’ün, Rusya gözetiminde bir müzakere gerçekleştirdiğini duyurdu. Ertesi gün, yani salı, Türkiye bu görüşmeyi Reuters aracılığıyla doğruladı. İki ülke Suriye’de krizi fiilen bitirecek başlıkları görüşmüştü.

Bunlar olurken Moskova’da, Rusya ve Türkiye’nin mimarı olduğu Libya görüşmeleri gerçekleşiyordu. Türkiye’nin desteklediği ve Doğu Akdeniz’de egemenlik anlaşması imzaladığı Ulusal Mutabakat Hükümeti Lideri Fayiz Serrac ile savaştığı Libya Ulusal Ordusu lideri Halife Hafter masaya oturmuştu.

Aslında başka gelişmeler de var. Ama uzatmayayım...


İsrail açıklamasıyla başladı


Asıl soru, tüm bunlar nasıl oldu? Daha bir hafta önce Erdoğan, “meşru hükümetle darbeci arasında arabulucu olunur mu” diye çıkışmıştı. Erdoğan, Mısır’daki yönetimi “eli kanlı diktatör”, Suriye’dekini ise “katil ve terörist” ilan etmişti. Ne değişti de her şey bir günde başkalaştı?

Eksik kalan parçayı da söylersek tamamlanacak gibi.

5 Ocak’ta, Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, köşesinde Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı ile yaptığı görüşmeyi yayımladı. En önemli kısmını aktarayım:

Bundan sonra mutlaka atmamız gereken adım şudur. Libya ile yaptığımız bu deniz anlaşmasının aynısını en kısa sürede İsrail ile de yapmalıyız...

Yaycı, sıradan biri değil. Türkiye’nin Libya Mutabakatı’nın mimarı. Bizzat Cumhurbaşkanı adını anmıştı:

Bu konudaki çalışmalar bir anda ortaya çıkmış değildir. Türkiye olarak, deniz yetki alanları konusunda Libya ile 10 yıl önce ilk adımları attıkHalen Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın Kurmay Başkanlığı’nı yürüten Tümamiral Cihat Yaycı’nın bu konuda hazırladığı raporlar, haritalar, yazdığı makaleler ve kitaplar ortadadır.

Bu köşeyi okuyanlar hatırlayacaktır. 30 Aralık’ta, Yaycı’nın Libya ile deniz anlaşması tezini, bugüne taşıma hikâyesini yazmıştım. Orada Yaycı’nın konuyu kamuoyuna anlatma girişimlerinin Hulusi Akar’a takıldığını anlatmıştım.


Devlet eksen değiştiriyor


Yaycı, Libya Mutabakatı doktrinini neyse ki bir dergide kaleme aldı. Türkiye-Libya Arasında İmzalanan Münhasır Ekonomik Bölge Andlaşmasının Sonuç ve Etkileri” başlıklı makalesi, Kriter Dergisi’nde yayımlandı. Kriter Dergisi’nin SETA tarafından çıkarıldığını, Saray’da Erdoğan’a akıl veren “3 danışmandan 5’inin” resmi yayın organı olduğunu hatırlatayım. Belli ki orası uygun bulunmuştu!

Makale, Libya Mutabakatı’na gelen süreci ve mutabakatın içeriğini ayrıntısıyla ele alıyor. Fakat en önemli kısmı “gelecek dönemde yapılması gerekenler” ara başlığını taşıyor. Bu bölümü okuyunca “Libya Mutabakatı” olarak andığımız sürecin yalnız olmadığını, aslında “Libya-Mısır-İsrail-Lübnan” paketinden oluştuğunu görüyorsunuz. Çizilen yol haritasına göre Libya’yla atılan ilk adımı, bu ülkelerle işletilecek süreç takip ediyor.

Makale Mısır’a şunu söylüyor:

Türkiye yerine Güney Kıbrıs ile anlaşma yaparak 11 bin 500 kilometrekare deniz alanını kaybediyorsun.

İsrail’e şunu söylüyor:

Türkiye ile anlaşman durumunda 16 bin 344 kilometrekare deniz alanı kazanacaksın.

Lübnan’a şunu söylüyor:

Güney Kıbrıs ile anlaşma yaparak 3 bin 957 kilometrekare deniz alanı kaybediyorsun.

Kissenger’ın Ortadoğu’da Mısır’sız savaş, Suriye’siz barış olmaz sözüyle, Lübnan’ın “yavru Suriye” olma halini tamamlarsak bir günde yaşadığımız baş döndürücü trafik anlaşılıyor. Türk devletinin aklının bir yanı, AKP döneminin son yıllarına eşlik eden “herkesle savaş, hiç kimseyle barış” doktrinini, Doğu Akdeniz aracılığıyla dönüştürmeye çalışıyor. Becerebilirse Suriye, İsrail, Mısır, Lübnan ve tabii Libya ile anlaşıp, Yunanistan-Kıbrıs Rum Yönetimi ile çıkar çatışmasına girmeye hazırlanıyor. Sürecin Cumhurbaşkanı’na da bir brifingle anlatıldığını öğreniyoruz. AKP’den ardı ardına gelen açıklamalar kamuoyunu hazırlarken, dış politikadaki MİT-Dışişleri hamleleri sürecin taşlarını döşüyor. Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’la birlikte pazartesi akşamı yaptığı sert tondaki Libya Mutabakatı yasadışı ilan edilsin çıkışı, sürecin karşıdan da aynı şekilde göründüğünü anlatıyor.

Mısır’la, Suriye’yle, Libya’yla yapılan görüşmeleri öğrendik. Peki, İsrail? Bir İsrail Dışişleri yetkilisine Rafael Sadi aracılığıyla konuyu sorduğumuzda aldığımız yanıt şu oldu: “Bu konuda bir açıklama yapamayız.

Bir de 24 saat kısa derler...

İnsan bazen koca hayata bir hiçliği, kimi zaman ise bir güne uzun tarihi sığdırabiliyor.

Yazarın Son Yazıları

Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025