En pahalı seçim
Deniz Yıldırım
Son Köşe Yazıları

En pahalı seçim

06.03.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

AKP-MHP ittifakının “beka”, “güvenlik” vaadi üstünden kampanya kurduğu dördüncü seçime gidiyoruz. İlki 1 Kasım seçimleriydi; 7 Haziran sonrası yaratılan iklimde fazlasıyla “başarılı” oldu. İkincisi 16 Nisan referandumuydu; AKP-MHP toplam oyunun 10 puan altında bir evet oyuyla (mühürsüzler dahil) rejim değiştirildi. Ardından yine Bahçeli tarafından beka için “yeni sistemin yetkilerini hemen kullanmak gerek” vurgusuyla birlikte erken seçim çağrısı yapıldı. Sonuç, 24 Haziran oldu.
31 Mart, bu iki partinin “beka-güvenlik” etrafında kampanya kurup seçmenin oyunu istediği 4. seçim. Fakat bu kez tek başına yeterli olmayabilir bu “bölen” strateji. Bir kere seçmen için bu söylem sıradanlaştı. Yeni bir vurgu ya da vaat değil. İkincisi, geride kalan seçimlerde seçmen de ekonomiyle güvenlik denkleminde asıl sorun olarak güvenliği görmekteydi. Bu da değişti. Ekonomi açık ara bir numaralı sorun halkın gözünde.
Erdoğan sadece yerelden, adaylar üstünden yürüyecek bir kampanyanın bu tabloyu tersine çevirmeye yetmeyeceğinin farkında. Bu yüzden de “şehir şehir gezme; kampanyayı beka üstünden kurma ve muhalefeti de ‘tehdit’ olarak yansıtıp oy kaçışlarını engelleme” stratejisi izliyor. Belirli bir etkisi olacaktır; bütün araştırmalar AKP’nin bir lider partisi olduğunu gösteriyor çünkü. Örneğin KONDA’nın geçtiğimiz yıl yayımladığı AKP seçmen profili araştırmasına göre, bu partiye oy verenlerin yüzde 46’sı, yani neredeyse her iki kişiden biri, lideri nedeniyle oy verdiğini belirtiyor.
Ancak bu yeter mi? İktidarın mevcudu koruma arayışı (Erdoğan’ın ifadesiyle konsolide etme) onu kendisine oy vermeyenleri feda eden bir kampanyaya itiyor iyice. Diğer yandan ekonomik nedenlerle oy veren seçmeni ürküten ciddi gelişmeler var.

En yüksek enflasyonla seçime
Nitekim enflasyon verileri açıklandı. Yıllık TÜFE yaklaşık yüzde 20, gıda fiyatlarındaki yıllık enflasyon oranıysa yüzde 30 sınırında. Bizzat bakan Albayrak’ın açıklamalarına göre, son 20 yılın en yüksek gıda enflasyonuyla karşı karşıyayız. İşsizlik ise yüzde 12’ye ulaştı. Sadece 24 Haziran seçimlerinden bu yana bir milyon kişi işsiz kaldı. Ve son olarak, büyüme oranları ciddi ölçüde geriliyor; motor sektör olarak görülen inşaat kan kaybediyor.
AKP 17 yılda en düşük oy oranı olarak yüzde 38’i gördü. 2008 krizinin üstüne gelen Mart 2009 yerel seçimlerinde. Ekonomi etkilemişti. O zaman bile yıllık enflasyon oranı yüzde 7.7’ydi. Pazartesi açıklanan yüzde 20’lik seçim öncesi son enflasyon verisi üstünden bakarak, AKP’nin ilk kez bir seçime bu kadar yüksek hayat pahalılığı- enflasyon sorunuyla gittiğini de söyleyebiliriz. AKP’nin “en pahalı seçim”i diyebiliriz özetle.
Diğer göstergeyse tüketici güven endeksi verileri. Bu ay seviye 57.8’e indi. 24 Haziran seçimlerinde seviye 70’ti. AKP’nin yüzde 38’e gerilediği Mart 2009 seçimlerinde bile 60.8’di bu oran. Yani halk, ekonominin geleceğiyle ilgili olarak neredeyse ilk kez bu ölçüde karamsar.
Bu veriler AKP’ye oy veren “ekonomik seçmen kitlesi” için ne anlama geliyor? AKP çoğunluğu emekçi katmanlar olmak üzere alt ve orta sınıflardan, özellikle de ev kadınlarından oy alan bir parti. Her 100 AKP seçmeninden 37’si, yine KONDA araştırmasına göre ev kadını. Bugün mutfağın yanmasına karşı apar topar tanzim satışın gündeme gelmesi de bununla ilgili.
Diğer yandan bugüne kadar “istikrar” diye sunulan şey de aslında “borç alabilirsin, ev-araba taksidine girebilirsin, öngörebilirsin geleceği” vaadiydi. Sıcak paranın bol girdiği ve banka faizlerinin de düşük olduğu ortamda “hayali orta sınıf” borçlandırma yoluyla genişletildi. Tüketim alışkanlıkları değiştirildi, beklentiler yükseltildi. İktidara destek oranı yıldan yıla, ideolojinin dışında bu ekonomik nedenlerle de artmıştı.
Şimdi gıda enflasyonu ve işsizlik özellikle emekçi sınıflar üzerinde 17 yılın en olumsuz etkilerini sergiliyor. Yükselen banka faizleri ve iş-geçim kaygısıysa, “hayali orta sınıflar”ı ev ve araba için borçlanmaktan, yeni tüketim alışkanlıklarından uzaklaştırıyor. Hem konut hem de araba satışlarındaki şiddetli düşüş bunun delili. Üstüne de genç işsizliği içinde üniversite mezunlarının payı rekora koşuyor. Yani “beklentileri karşılanmayan”ların artışıyla birlikte, genç işsizliği de nitelik değiştiriyor.
Özetle en kırılgan üçlü; ev kadınları, genç işsizler ve borçlular. Kalan 25 günde özel olarak seslenilmesi gerekiyor.

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’e veda

Cumhuriyet’e veda

Devamını Oku
04.06.2022
‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

Devamını Oku
21.05.2022
Geçim siyaseti, aday siyaseti

Geçim siyaseti, aday siyaseti

Devamını Oku
07.05.2022
Hak mücadelesi

Hak mücadelesi

Devamını Oku
30.04.2022
23 Nisan ve iki halkçılık

23 Nisan ve iki halkçılık

Devamını Oku
23.04.2022
Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Devamını Oku
16.04.2022
‘Sonra hayat devam etti’

‘Sonra hayat devam etti’

Devamını Oku
02.04.2022
Değer mi hiç?

Değer mi hiç?

Devamını Oku
26.03.2022
Savaş ve siyaset

Savaş ve siyaset

Devamını Oku
19.03.2022
Transit

Transit

Devamını Oku
12.03.2022
Savaş (05 Mart 2022)

Savaş

Devamını Oku
05.03.2022
Ukrayna

Ukrayna

Devamını Oku
26.02.2022
Cemre düştü

Cemre düştü

Devamını Oku
23.02.2022
İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

Devamını Oku
16.02.2022
Güneşli Pazartesiler

Güneşli Pazartesiler

Devamını Oku
12.02.2022
En uzun gece

En uzun gece

Devamını Oku
09.02.2022
Çatlak

Çatlak

Devamını Oku
05.02.2022
Rejimin yeni aşaması

Rejimin yeni aşaması

Devamını Oku
02.02.2022
Borç

Borç

Devamını Oku
29.01.2022
‘Siyasetin sonu’

‘Siyasetin sonu’

Devamını Oku
19.01.2022
Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Devamını Oku
15.01.2022
Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Devamını Oku
12.01.2022
Deli İbram Divanı

Deli İbram Divanı

Devamını Oku
08.01.2022
İki ülkeden Türkiye’ye

İki ülkeden Türkiye’ye

Devamını Oku
05.01.2022
Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Devamını Oku
29.12.2021
Kâğıt

Kâğıt

Devamını Oku
25.12.2021
Geçim ve seçim: Şili dersleri

Geçim ve seçim: Şili dersleri

Devamını Oku
22.12.2021
Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Devamını Oku
18.12.2021
Yeni model

Yeni model

Devamını Oku
15.12.2021
Joker

Joker

Devamını Oku
11.12.2021
Milli Görüş partileri

Milli Görüş partileri

Devamını Oku
08.12.2021
Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Devamını Oku
04.12.2021
Birincil ittifak

Birincil ittifak

Devamını Oku
01.12.2021
Oblomov’dan Don Kişot’a

Oblomov’dan Don Kişot’a

Devamını Oku
27.11.2021
‘Yoksulluk Kader Olamaz’

‘Yoksulluk Kader Olamaz’

Devamını Oku
24.11.2021
Labirent

Bir intiharın genel provası

Devamını Oku
20.11.2021
Akışına bırakmak

Akışına bırakmak

Devamını Oku
17.11.2021
Kalabalığa kaçış

Kalabalığa kaçış

Devamını Oku
13.11.2021
Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Devamını Oku
10.11.2021
Truman kaçışı

Truman kaçışı

Devamını Oku
30.10.2021