Erdoğan’ın ‘iş takipçileri’
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Erdoğan’ın ‘iş takipçileri’

04.03.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Milli Eğitim Bakanı hangi partili? Sağlık Bakanı’nın adı ne?
Farkında mısınız? Bu sorulara eskiden bir çırpıda yanıt verirdik. Şimdi daha mı zorlaştı? 
Şubat ayının sekiziydi. Cumhurbaşkanı ilk seçim mitingini Sivas’ta yapıyordu. Ankara-Sivas hızlı tren hattını anlatırken bir anda durdu. Alışık olmadığımız şu sözü söyledi:
“Ulaştırma Bakanı da burada. İşi takip etmez, bitirmezse eyvallah, güle güle.”
Tesadüfen söylenmiş değil...
Geçen haziran ayında yeni devlet sistemini anlatırken “patenti bana ait, bundan dolayı eleştiri aldım, adeta anonim şirket gibi devleti yönetme kabiliyeti...” demişti.
İlk de değil...
Darbe girişimi de yeni devlet nizamı da ortaya çıkmamışken, 2015 yılının mart ayında, “bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa, Türkiye de öyle yönetilmelidir” demiş ve herkesi şaşırtmıştı.
Erdoğan’ın herkesin gözü önünde bakanını “bitirmezse eyvallah” diye fırçalaması, bakanına bir tür “iş takibi” görevi vermesi, yeni sistemin göremediğimiz protokol düzeni olabilir mi?

Bakanlıkta bürokrat avı
Hepimiz merak ettik. Acaba bu sözleri duyan Bakan Cahit Turhan ne yaptı?
Öğrendiğimize göre mitingden sonra uçakta Cumhurbaşkanı’nın yanına gitti. Sahiden işler aksıyordu. Üstelik aksayanlar hızlı trenden ibaret değildi. Ulaştırma Bakanı, her şirket müdürünün yaptığı gibi, topu altındaki bürokratlara attı. Kendisini çalıştırmadıklarını anlattı. Cumhurbaşkanı da şikâyet etmek yerine bürokratlarını değiştirmesini söyledi. Ne zaman adım atmaya kalksa Binali Yıldırım’ın şekillendirdiği bürokrasiden döndüğünü söyleyen Bakan Turhan’a, Erdoğan kendi kefaletini hatırlattı.
5 gün sonra Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) Genel Müdürü Funda Ocak’ın emekli edildiğini öğrendik. Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Erol Çıtak, TCDD Genel Müdürü İsa Apaydın, TCDD Taşımacılık Genel Müdürü Veysi Kurt, Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Hızır Reis Deniz görevine son verilen diğer bürokratlardı. Listeyi uzatmayalım. Bir hafta içinde aşağıya doğru gidildikçe çok sayıda bürokrat görevinden oldu. Hatta PTT Genel Müdürü Kenan Bozgeyik’in de görevden alındığı haberi önce duyuldu, sonra yalanlandı. Bir şeyler olmuş, direkten dönmüştü.
Biz Binali Yıldırım’ın giderayak Meclis’teki garsonunu müşavir yapmasını konuşurken, Yıldırım’ın elinin değdiği bakanlıkta yaşananları konuşamadık.
Bu sadece bir bakanlıkta yaşananlar. İçişleri ya da Adalet gibi eski düzeniyle devam edenler hariç, bugünlerde hangi bakanlıkla konuşsanız size aynı hikâyeyi anlatıyor. Erdoğan’ın şirket müdürü olarak atadığı bakanlar ile Türkiye’nin her şeye rağmen köklü bürokrasi geleneği birbiriyle karşı karşıya geliyor. Herhangi bir siyasi sorumluluğu olmayan, transfer edilmiş bakanların sözleri, siyasetçiler ile yaşamaya alışmış bürokratlar tarafından göz ardı ediliyor. Birkaç yıl önce hükümet medyasında “18 yılda devlete maaşının 16 bin katını kazandırdı” diyerek övülen DHMİ Genel Müdürü gibi bürokratlar nihayetinde sahayı terk etmek zorunda kalıyor. Kimi zaman bürokratlar ile bakanların ters köşe olması Saray’a kadar taşınıyor. Erdoğan’dan başka tutunacak dalları olmayan atanmış bakanlar, Cumhurbaşkanı’nın arkalarında durarak “tekrar şans vermesiyle” yoluna devam ediyor. Kimi yandaş gazetelerde Kültür Bakanı’na ya da Aile Bakanı’na yapılan örtülü ya da açık eleştirileri okuyor musunuz? Saray’la sorunlarına çare bulamayan bürokratlar için gazetelere yapılan şikâyetler, bakanların ömrünü kısaltmak için bir yol oluyor.

‘Siyaset lazımsa Erdoğan yapar’
Bakanlarla ilgili dikkat çeken bir başka ayrıntı daha var.
Muğla Milas’ta CHP’den AKP’ye geçen Barış Saylak’ın Erdoğan’la sosyal medyaya düşen bol “Reisim” dediği konuşmasını izlediniz mi? Erdoğan’dan seçim kampanyası için Kültür Bakanı’nı Milas’a göndermesini istiyordu. Bu kez UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’ne giren Hekatomnos Anıt Mezarı’nı açığa çıkarma çalışmaları yarım kalmıştı. Bakan’ın ziyaret edip “bitireceğiz” demesini arzuluyordu. Erdoğan teklifi reddetti. “Onlar seçim kampanyasına katılamazlar, dışarıdan oldukları için seçim kampanyasına katılma şansları yok” diyerek CEO bakanların AKP’nin seçim işlerine karışmadığını anlattı. Sahiden AKP’li olanlar hariç bakanlar seçim çalışmalarında görünmüyordu. Erdoğan’ın söylediği gibi onların işi “iş takibi”ydi.
Sadece bakanlar mı?
Belki de sokaklarda artık parti bayrakları görmüyor olmamız tesadüf değil. Türkiye’nin herhangi bir metropolünde dolaşın, ay sonunda seçim olduğunu anlayamıyorsunuz. Birkaç yıl önce “Cumhurbaşkanı partili olmamalı”yı tartışıyorduk. Erdoğan, 24 Haziran seçimleriyle kurduğu yeni düzende “partili olma”nın da ötesine geçti. Neredeyse siyaset yapma hakkını tümüyle kendi elinde topladı. Erdoğan’ın düzenlediği seçim mitingleri olmasa AKP’de bile seçim heyecanı yok. Kimi tabelalarda gördüğümüz seçim afişlerinde bile artık siyasi parti logosu göremiyoruz. “Bu ülkeye siyaset lazımsa onu da Cumhurbaşkanı yapar” düzenindeyiz. Üstelik muhalif kimi partiler de bu düzene uyarak siyaseti sokaktan, halktan koparıyor.
Unutmayın, bitmeyen inşaatların da, bürokrasiyi kurallı bir düzene kavuşturmanın da çözümü başka bir siyasette ama kesinlikle siyasette.

Yazarın Son Yazıları

Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025