Akit yazarlarıyla ne görüştüm?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Akit yazarlarıyla ne görüştüm?

18.10.2018 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Hepsi sadece dört günde oldu. İki Akit yazarıyla konuştum. Onları ilk arayan gazeteciydim. İkisi de haksızlığa uğramıştı. Birine soruşturma açılmış, öbürü yazdıkları nedeniyle kovulmuştu.
Aslında başka ortak özellikleri daha vardı.
Mahallelerinin politikalarını ve samimiyetini sorguluyorlardı. Ne tesadüf; ikisi de gazetelerinde McKinsey anlaşmasını eleştirmiş, hedef olmuştu.
Birisi Abdurrahman Dilipak.
Katalogla çalışan çok eşlilik ajanslarını anlatıyor, “İmam nikâhı da işin aldatmacası. Biri gidiyor, biri geliyor, iki gidiyor, iki geliyor” sözleriyle camianın durumunu resmetti.
Uğur Mumcu, Toktamış Ateş ile yıllar önce yaptığımız programlar sonucu, CHP’li bir belediye bir caddeye benim adımı vermişti” dediği yerde bu kez AKP vardı. “Benim o bölgede konuşmamın kendilerine zarar vereceğini düşünüyorlardı, iki kez erteleyip sonra toplantıyı iptal ettiler” sözleriyle manzarayı özetliyordu.
Suriye politikasını da FETÖ operasyonlarının dokunulmazlarını da eleştirdi. İp McKinsey’de koptu.
“FETÖ’den farkı yoktur. ENRON’a danışmanlık yapan bir kirli şirketi Türkiye’ye sokamazsınız. Sokarsanız cehennemin dibine kadar yolunuz var” dedikten sonra “beni ya da benim gibi düşünenleri dışlayıp Rothchild’leri McKinsey’gilleri dost edinenler, bir gün bazı gerçeklerin farkına vardıklarında çok geç olabilir” diyerek uyardı.
Cumartesi günü soruşturmayı öğrenince aradım. Bir zamanlar Akit’te yazan ve bu gazete tarafından kitapları dağıtılan Adnan Oktar’cılar, Dilipak’ı BİMER’e şikâyet etmişti. Devlet içinde elden ele dolaşan dosya sonunda savcılığa gelmiş, Dilipak ifadeye çağrılmıştı. Suçlama ise “uyuşturucu madde kullanımını özendirme”ydi. Dilipak, emperyal sistemin Türkiye’de kenevir ekimini engellediğini söylüyor, “Solventi yasaklamıyorsunuz, o zaman keneviri niye yasaklıyorsunuz” diye soruyordu. Kapsamlı bir savunmayla, kenevirin serbestleşmesini sağlamak istiyordu. Konuşmamızda son sözü “Benim katlanmak zorunda olduğum güçlükler bir başkası için baht kaynağı olsun” idi.

Fethullah Gülen'in yanı başındaki Nurettin Nebati, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın yardımcısı oldu.

AKİT’ten kovduran fotoğraf
Dört gün sonra bu kez Nurettin Veren.
O, bir zamanlar Fethullah Gülen’in en yakınındaki isimdi. 35 yılını Gülen’in yanıbaşında geçirmişti. FETÖ’nün kirlerini anlatmak için kapı kapı dolaşan Veren’in hikâyesini, 15 yıl önce sadece Cumhuriyetçi gazete ve televizyonlar yayımlayabiliyordu. Gülen’e karşı çıkmanın bedelini ağır ödedi. Hapis yattı, ailesi dağıldı, sağlığını kaybetti.
Yandaşlar, eski dostları FETÖ ile mücadeleye karar verince Nurettin Veren’i keşfetti. Akit TV’de programcı, Akit gazetesinde yazar oldu.
Ancak kısa süre sonra arıza çıktı.
Zira Veren, iktidarın yukarılara taşıdığı birçok ismin geçmişini hatırlatıyordu. Erdoğan’ın Politika Kurulu’na getirdiği Beril Dedeoğlu’nun da, Danışmanı yaptığı Yasin Aktay’ın da Gülencilerle ilişkisini unutturmuyordu. “AK Parti ile FETÖ el altından el mi sıkışıyor” sözlerine “Bu ülke Cumhurbaşkanının çiftliği değil” ifadesini de ekleyince yandaş medya ile ilişkisi kaynama noktasına geldi.
Salı akşamı Veren’i aradım. Önce televizyon programına son verilen, ardından “haddini aşmadan konuş” diye uyarılan Veren’in çizgiyi aşması McKinsey ve Berat Albayrak’ın kadrosuyla ilgili yazdıklarıyla oldu. Albayrak’ın Maliye’yi yönetmek için bakan yardımcısı yaptığı Nurettin Nebati’nin, Fethullah Gülen’i Pensilvanya’da ziyaret ettiği fotoğrafı arşivinden çıkaran Veren, önce uyarıldı. Tekrarlayınca, bizzat Nebati’nin ağzından “Keşke FETÖ seni öldürseydi, 4 sene değil 40 sene hapis yatsaydın” diye hakarete uğradı. Veren, yaşadıklarını, “Öfkesine hâkim olamayan bu adam McKinsey’den daha fazla zarar verir ülkeye” ifadeleriyle anlatınca, kapıya kondu. Yıllar önce Gülencilerin tehlikeli olduğunu anlatacak yer arayan Veren, başladığı yere dönmüştü.
Dilipak ya da Veren, İslamcı mahallenin içinden gelen ve onların diliyle konuşan iki insan. Ancak görmemiz gereken şu: Siyasal İslam kendi evlatlarını yiyor.
Bir zamanlar hacca giden karınca hikâyeleriyle yetişenler, bugün korumaların kapısını açtığı makam arabalarıyla sınanıyor. Devletin tahtına oturdukları, servetin keselerini edindikleri oranda, muhafazakârlar, ıslanmış tuz çuvalları misali ağırlıklarından kurtuluyor. Pensilvanya geçmişlerini “bir kereden bir şey olmaz” pişkinliğiyle açıklıyor.
İkisi de belki farkında değil…
Dilipak da Veren de İslamcılar için, batan gemiden yük oldukları için atılan, dededen kalma sandıklardan başka bir şey değil aslında.

 

 

 

 

 

Yazarın Son Yazıları

Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025