Faydalı bilgiler... Büyü

Faydalı bilgiler... Büyü

Tayfun Atay / Cumhuriyet
02 Temmuz 2015 Perşembe, 19:40

Büyü, “doğaüstü”ne insani müdahale girişimidir. Doğaüstü varlık ve güçlere inanç noktasında dinle buluşur. Fakat doğaüstü varlıkların insan tarafından kontrol ve maniple edilebileceğine inanç noktasında dinden ayrılır.

Daha çarpıcı deyişle, dinde doğaüstü güce “yakaran”, büyüde ise “buyuran” bir tavır hâkimdir. Büyü, doğaüstü varlık ya da güçlerin denetiminin insan tarafından mümkün olduğu inancına dayanır.

Dinsel ve büyüsel inançların iç içe geçtiği, büyünün nerede bitip dinin nerede başladığını belirlemenin olanaksızlaştığı durumlar sıklıkla ortaya çıkar. Gündelik hayatta insanların pek çok zaman dinsel ve büyüsel işlemi birbirine paralel, hatta tamamlayıcı şekilde uygulamaya soktukları görülür. Söz gelimi işlerinin yolunda gitmesini arzu eden bir insan, sabah evden çıkarken hem İslâmî çerçevede “Bismillah” deyip hem de yolda giderken uğursuzluk getirmesin diye merdiven altından geçmemeye dikkat edebilir. Veya sıcak çatışmaya giren bir asker, Allah’a dua ederek yardım niyazında bulunabildiği gibi, aynı zamanda bir nazar boncuğu da taşıyabilir.

Din de, büyü de hayatın kaygı, korku, karmaşa, belirsizlik ve güvensizliklerini giderme yolunda başvurulan uygulamalar. Ancak din, insan varoluşunun büyük ölçekli sorunlarıyla haşır neşir olur: Yaşamın anlamı ne? İnsan, nereden gelir nereye gider? Ölümden sonra ne olacak? Kâinat, yeryüzü ve mahlûkat nasılneden var oldu?..

Büyü ise gündelik yaşamın özel, anlık, pratik, küçük ölçekli sorunlarıyla ilgili işlerliğe sokulur. Bir hastalığı iyileştirmek, yağmur yağdırmak, bir etkinliğin yolunda ve başarılı gitmesini sağlamak veya uzun süreli bir seyahatin kazasızbelâsız gerçekleşmesini güvenceye almak gibi...

Demek ki din, yaşamın anlamına, büyü ise yaşamın pratik ihtiyaçlarına yönelik. Dinde dua ya da kurban yoluyla, inanılan güçten yardım istenir. Büyüde ise olayların ve insanların belli çaba ve uygulamalarla kontrolü istenir.

Antropoloji kaynaklarında büyü iki ana kategoride karşımıza çıkar. İlki “kara büyü” ve hedeflenen her ne ise ona zarar vermeye yönelik. “Ak büyü” ise hedefin iyiliği gözetilerek gerçekleştirilir. Doğal ya da insani felaketleri önlemeye, çoluk-çocuğu, evi-barkı, hısım-akrabayı, malı-mülkü zararlı dış etkilerden korumaya yöneliktir. Antropolog Bronislaw Malinowski bu anlamdaki büyüyü çok çarpıcı tanımlar; “insanın iyimserliğinin ritüelleştirilmesi” diye.

Gerek ak, gerekse kara büyü gerçekleştirme yolunda iki ana yöntemden biri taklide gitmektir ve buna “taklit büyüsü” denir. Dünyadaki en popüler örnek, “voodoo bebeği”: Bir kişinin taklidi olarak tasarımlanmış makete iğne batırma, yakma, parçalama ve benzeri işlemlerle zarar vererek, aynı zararın maketin temsil ettiği asıl kişide de gerçekleşeceğine inanılır.

Bir de “temas büyüsü” var ve bir şeyin parçası üzerinde gerçekleştirilecek işlemin bütüne de aynı etkiyi yapacağı inancına dayanıyor. Bir kimsenin saçı, kesilmiş tırnak parçası, dişi, vücut sıvısı, hatta dışkısı, o insan üzerinde belli etkilere yol açma arzusuyla işleme tabi tutulur.

Dindeki kurumlaşma büyüde yoktur. Din adına hareket edenler (rahipler, ulema, vd.) belli bir eğitim, ayrışma ve hiyerarşi içinde karşımıza çıkarken büyünün özel icracısı büyücüler olabileceği gibi o, herkes tarafından da icra edilebilir. Ya da şamanlıkta olduğu gibi bir inanç pratisyeni başka pek çok etkinliğin yanı sıra büyücülük de yapabilir.