Bu fotoğraf sergisinde para geçmedi

Van’da Vedat Atlı bir yurttaş, çalışma mesaisinden arda kalan zamanda kendini geliştirerek çektiği fotoğraflarla sergi açtı. Atlı, sergisindeki fotoğraflarına bedel olarak ise para değil kitap istedi. Sergide topladığı kitapları köyüne gönderen Atlı, kitaplara muhtaç çocuklar için umut oldu. Çocukluğunda okumak için kitap bulmakta zorluk çeken Atlı, amacını, sergisini gazetemize anlattı.

24 Mart 2020 Salı, 23:57

Yüksekova’da doğup, büyüdüğü köyde okuyan 200’e yakın çocuk için bir kütüphane kurmak amacıyla 7 Mart’ta Van’da fotoğraf sergisi açan Vedat Atlı, Van’da bir devlet hastanesinde çalışıyor. 17 Mart’ta kadar açık olması planlanan sergi koronavirüs nedeniyle yarıda kaldı. Salgından sonra sergiyi devam ettireceğini belirten Atlı, şu ana kadar binlerce kitap toplandığını belirtti.

‘DANIŞTIM, FİKİR ALDIM’

Bu fikir nasıl oluştu?

Yaklaşık iki ay önce Nav Caff Tea diye bir kafeye gittim. Bana buranın sanatsal etkinliklere bağışlanmış bir sanatsal etkinliklere bağışlanmış bir sanat galerisinin olduğunu söylediler. Daha sonra burayı görmeme için davet ettiler. Buraya baktıktan sonra işletme sahiplerinden Ali Can bey burayı kullanabileceğimi, herhangi bir ücret karşılığı olmadan sergi açabileceğimi söyledi. Bu tekliften sonra köydeki öğretmen kuzenimi aradım, kitap ve kütüphane durumunu sordum. Bana bu konuda çok eksikliğin olduğunu söyledi. Hatta kütüphanelerinin geçen yıl sınıf eksikliğinden sınıfa çevrildiğini söyledi. Bu bilgileri aldıktan sonra sergiyi açmaya karar verdim ve yaklaşık iki ay boyunca çevremdeki insanlara ‘bu sergiyi hiç para karıştırmadan nasıl yapabilir ve çocuklara bir kütüphane kurabiliriz’ diye danıştım, fikir aldım. Herkes bir fikir söyledi. Mesela birisi; gelen davetliler en az bir kitap getirsin, bir başka arkadaşım ise fotoğrafları kitap karşılığında satalım. Örneğin, ‘bir kitabın bedeli 100 kitap olsun’ dedi. Böyle böyle iki ay sonunda kolektif bir fikir ortaya çıktı ve sergiyi bu şekilde açtık. Gelen ziyaretçiler, ellerinde kitap varsa en az bir kitap getirmeleri istendi. Her fotoğrafın bedeli kitap karşılığı belirlendi. 20 fotoğrafın 6 tanesi açık artırma etiketi aldı. Mesela bir tanesi 300 kitap teklifi aldı.

‘YEPYENİ DÜNYALARA YOLCULUK HER ÇOCUĞUN HAKKI’

Serginin amacı nedir?

Sergime gelen ziyaretçilerin kitap getirmesini, gelemeyenlerin ise kargo yoluyla sergi yerine kitap göndermelerini istedim. Serginin ilk iki gününde binden den fazla kitap toplandı. Ülkenin diğer illerinden de gelen kitaplar oldu. Hatta yurt dışından insanlar bize destek oluyor. Bu etkinliğin sonunda dağ başındaki bir köyde yaşayan çocukların zihnini uyandıracak bir kütüphane kurmaktır amacım. Sabahları okuma saatinde çocukların okuyacakları kitapların olmaması aldıkları eğitimin yürüyecek ayaklarından bir tanesinin eksik olması anlamına gelir. Çocukların derslerde ve öğretmenlerinde duydukları hayatların, hikayelerin kitaplarla pekişmesi gerekir. Yepyeni dünyalara yolculuk her çocuğun hakkıdır. Lakin çocuklar bu yolda eksik ayakla ilerleyemezler. Bu sergimle çocukların bu yolculukta ki eksik ayaklarına destek olabilmeyi amaçladım. Umarım bu amacıma, yüreğinde yolculuk hissi olan, her birey omuz verir. Bu şekilde çocukları güzel günlere taşıyabilelim.

SOKAK HAYVANLARI DA UNUTULMADI

Tepkiler nasıl oldu?

Sergiye gelen insanların tepkisini ölçmek için sergi çıkısına iki tane defter koyduk. Bunlardan bir tanesi kitapların gideceği köy çocuklarına ziyaretçilerin mesaj yazması için, diğeri ise bana mesajları içindi. Çocuklara olanın okudukları zaman ufuklarının açılacağı, köylerinin dışında da büyük bir dünya olduğunu düşünmeleri içindi. Diğeri ise benim daha iyi işler yapabilmem için motivasyon kaynağım olsun diyeydi. Nitekim üç günün sonunda 300’e yakın insan bu defterleri doldurdu. İstisnasız hepsi de bu projeye hayranlık duyduklarını dile getirmiş. Feqiye Teyran Derneği Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Eymen Mete hanım da sergiyi ziyarete gelen davetlilere, sokak dostlarımıza vermeleri için mama paketleyip sergi çıkışına koydu. Yani bu sergiye gelen kişiler buradan çıktıktan sonra bütün varlıklara bakış açıları değişsin istedik. Bu amaçla bir proje oluştu.

‘BİR KİTABI TÜM SINIF SIRAYLA OKUYORDUK’

Kendi çocukluğunda nebi eksikler hissettin?

Bir dağ köyünde, bir çocuğun bir kitaba ulaşması zordu. Bende bu zorluğu yaşadım. O kadar eksik vardı ki elime geçen her kitaba, dergiye sarılıp okumak zorunda kaldım. Mesela daha 2. sınıf öğrencisi iken ‘Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi’ni elime geçirdim ve çok az anlamama rağmen, elimde başka bir şey olmadığı için, bu dergiye sarıldım. Yaşıma uygun kitap bulamıyor, çok farklı kitapları okumak zorunda kalıyordum. Bazen de bir kitabı tüm sınıf sırasıyla okuyorduk. O köyden çıkmış biri olarak o çocukların, biz varken, aynı zorlukları çekmesine gönlüm razı olmuyordu.

‘HEDEFİM, İYİLİĞE ARACI ETMEK’

Fotoğrafçılık nereden çıktı?

Hayata bakış açım güzellik penceresindendir. Tos pembe değil, gerçek bir güzellik arayışçısı diyebilirim kendime. Çocukluktan beridir doğadaki ayrıntıları gözlemler, varlıktaki hakikati arıyorum. Yani insanların fazla dikkat etmediği, onlar için herhangi bir anlamın olmadığı şeylerde ve yerlerde duran güzellikleri büyütüp onlara gösterme isteğine sahibim. Bu beni mutlu ediyor. İşte tam olarak elimde o an hangi kamera varsa onunla bunu kayda alıp, işleyip gösterime sokarım. Fotoğrafçılığın bendeki gerçek amacı budur. Fotoğraf benim için bir amaç değil, araçtır. Güzellikleri, ayrıntıları, farklılıkları göstermeye yarayan bir araç... Tabi temel hedefim, bu etkinliği, iyiliğe aracı etmek. Çünkü günümüzde fotoğraf, trend olan bir faktördür. Ben de bunu kullanıp insanlara ulaşmaya çalışıyorum, iyi işlerin beraber yapılmasını sağlamaktır. Fotoğraf çekme konusunda ve makineler hakkında herhangi bir eğitim almadım. Terimleri bildiğim  söylenemez. Benim fotoğrafçılığım tamamen ışığa hükmetmektir. Yaşadığım bölgede isim yapmış, ödül kazınmış çok fazla fotoğrafçı var. Hepsini beğenerek ve takdir ederek takip etmeye çalışıyorum. Çoğuyla tanışma fırsatım oldu. Bir kısmı bu sergimi ziyaret edip, tebrik etti. Hepsi de bölgedeki güzellikleri, tarihi kayıtlara geçirme çabası içindedir. Hepsinin yürekten tebrik ediyorum.

BAZI ŞEYLERİ İHMAL ETME KORKUSU

Peki fotoğrafçılıkla ilgili bir teklif aldın mı?

Gönlümün bir yerlerinde, iyi bir doğa fotoğrafçısı olma hayali duruyor. Bunu hep istiyorum. Lakin evde baktığım hasta bir abim var ve onu bırakıp gidemiyorum. Abim 7 yıl önce bir trafik kazası geçirdi. Bu kazadan sonra yatağa bağımlı kaldı. Ailemle ona bakıyoruz ve ondan çok uzaklaşmadan içimdeki hayallerimi gerçekleştirmeye çalışıyorum. Eğitim verelim diye teklifler aldım. İyi niyetli, güzel yürekli fotoğrafçı arkadaşlarım bu teklifi yaptılar. Lakin fotoğrafın içine girdiğimde bazı şeyler ihmal ederim korkusuyla teklifleri geri çevirdim. Şimdilik, ‘sahip olduklarım bana yeter’ düşüncesindeyim.

ABİ, FOTOĞRAF, OKUL, HASTANE..

Neler yapıyorsun?

Hobi olarak vakit buldukça fotoğraf çekiyorum. Günde ikişer saat sabah-akşam hasta olan abime masaj yapıyorum, YYÜ Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik lisans bölümü öğrencisi olarak derslere katılıyorum, vakit buldukça doğa ve kültürel varlıkları koruma ve farkındalık etkinliklerine her fırsatta katılıp elimden geleni yaparım. Ve o günkü moduma göre makinemi alıp çeşitli yerlere gidip fotoğraf çekmeye çalışıyorum. 

‘AĞIRLIKLARINI BIRAKAN ROKET GİBİ’

Bunca yoğunlukta fotoğrafa nasıl zaman ayırabiliyorsun? 

Açıkçası öncelikle muhatap olduğum insanlarla iyi bir iletişim kurmaya çalışıp işleri kolaylaştırmaya çalışırım. Bu hadisi hayatımın çizgisi olarak seçtim, ‘İşleri kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız.’ Bu söz benim iletişimim rehberim olan bir sözdür. Düzgün bir iletişim ve iyi bir zaman planlaması ile işe, okula, fotoğrafa, sosyal sorumluluk projelerine, spora, filim izlemeye, kitap okumaya, yabancı dil geliştirmesine ve çevre-aileme zaman ayırabiliyorum. Kalabalıktan uzak durup minimal bir hayat tarzına sahibim. Çok kiyafet, çok eşya, gereğinden fazla ağırlıkların tamamının insanı aşağı çektiği inancındayım. İnsanın, gerektiğinde atmosferi geçebilmek için ağırlıklarını bırakan roket gibi ağırlıklarını bırakması gerektiğini söyler ve böyle yaparım.