Bilgi hayal gücüyle birleşince...

2020, bütün dünya için epey zor geçti. Bugün de sürüyor bu zorluk. Beklenmeyen bir anda, daha önce görülmemiş bir versiyonla ortaya çıkan virüs aylardır durdurulamıyor. İrem Uşar, koronavirüsün sokakta ve bedenimizdeki yolculuğunu bir çocuğun gözünden öyküleştirdi.

09 Ocak 2021 Cumartesi, 14:03
Abone Ol google-news

Fotoğraf: KADİR İNCESU

Yokluk, yoksunluk, yasaklar, sınırlamalar, ‘dur, yapma’lar... Hepsi hayatın gerçeği ama hepsiyle hepimizden daha kolay başa çıkar çocuklar. Kimi gün düşlerinde bir uçurtmaya binerler, kimi gün bir arkadaş ıslığı bir anda siler acıları, kimi gün renklerin atlıkarıncası boyar dünyalarını... Hayatın zorluklarına gülüp geçmekte, direnmekte, bir umar yaratmakta yöntemleri sınırsızdır çocukların.

İrem Uşar, koronavirüse karşı mücadeleyi irdelerken başrolü çocuklarımıza veriyor. Çünkü biz, zamanında ve doğru biçimde tanıştırabilirsek daha da çok sever ve eğlenceli bulur çocuklar “bilim”i. Bilim insanlarının başarısı da, tıpkı çocuklar gibi, varsıl meraklarından, sınır tanımayan hayal güçlerinden doğmaz mı?

Şu salgın günlerinin sorumlusu virüsü çocuklara kavratma telaşına düşmemiş Uşar; çocuk kahramanı Ali’yle el ele verip olan biteni hepimiz için anlaşılır kılmış. Dahası var elbette. Onları da Günnur Aksakal Baykan yazdı...

CAVİDLER, CURCUNA İSTİYOR!

Her şeye ara verdik: eş dostla görüşmeye, sinemaya, yeni yerler keşfetmeye, işlerimize gitmeye, anne-babamızı görmeye belki… Geçim telaşı hayati endişelere karıştı, gitti. Kafamız karmakarışık; biz yetişkinler, içinden geçtiğimiz yeni duruma uyum sağlamakta bu denli güçlük yaşarken, bir yandan da aklımızı durmaksızın aynı soru kurcalıyor: Peki, ya çocuklar? Onlar bu durumu nasıl görüyor? Ne hissediyor?

Çocuk edebiyatının kıymetli kalemi İrem Uşar, Ali, Cavid’e Karşı ile bu soruyu bizim için cevaplıyor.

Ali, yeni tanıştığı virüs arkadaşı Cavid’le bir yolculuğa çıkıyor. Kimi zaman endişeli kimi zaman umutlu bu yolculuğun, Ali’nin hayatını kökten değiştirdiği muhakkak!

Ali’nin hayatını değiştiren, ona yeni hedefler ve amaçlar kazandıran bu yolculuk, derste istenen bir ödevi yapmak üzere dışarıya çıktığı bir günde başlıyor. Tabii ki dersler artık çevrimiçi, Ali her istediğinde dışarıya çıkamıyor. Hepimizin hayatı gibi onunki de değişti: evi artık sadece evi değil, hem okulu hem ebeveynlerinin işyeri. İşte böyle günlerden birinde, ipucu vermemek için ne olduğunu söylemeyeceğimiz bir vesileyle, Cavid’le tanışıyor. Bu tanışma elbette büyüklerden gizlenen bir arkadaşlığa dönüşüyor.

BU GEZEGEN KİMİN?

Ali’ye göre, Cavid uzaklardan hatta başka bir gezegenden gelen bir canlı ve bu nedenle Ali onu tanımak istiyor; oysa Cavid tam tersini düşünüyor. Hepimizin aklında kalan reklam mottosuyla söylersek, arkadaşlarıyla birlikte “on yüz bin milyon” yıldır buradalar fakat insanlar çok daha sonra ortaya çıkmalarına rağmen birdenbire her şeyin “patronu” kesiliyor.

Cavid ve arkadaşları var olmak ve bu patronlara dersini vermek için curcuna istiyorlar ve tam da bugünlerde bunu kısmen başarıyorlar. Yarattıkları curcuna ciddi sonuçlar doğuruyor ve maalesef, bu kez Ali’nin babaannesi olası ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalıyor. Belli ki bu artık bir savaş. Peki, bu savaş nasıl geçiyor?

Ali’yle birlikte üç hafta geçiriyoruz. Bir yanda çok özlemesine rağmen tedavisi nedeniyle yüz yüze bile gelemedikleri, çok sevdiği babaannesi; diğer yanda üzgün ve endişeli ruh haline rağmen işlerine devam eden anne ve babası; her gün ekran başından bile olsa devam etmek zorunda olduğu okulu; neler olup bittiğini anlamak için sorulara boğduğu Cavid ve biyoloji kitapları…

Üç haftanın sonunda, bambaşka bir Ali tanıyoruz artık. Yaşadığı belirsizlikten, apaydınlık bir çıkış yaratmayı başarıyor. Kim bilir, belki bundan yirmi yıl sonra Ali ve bulduğu çıkış yolu sayesinde nelerin üstesinden geleceğiz...

Resimleyen: HUBAN KORMAN

ÇOCUK GÖZLERLE BAKMAK

Ali, Cavid’e Karşı sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de keyifli bir anlatı. Bir anlığına Ali’nin fantastik dünyasına giriveriyorsunuz ve hayal etmeye başlıyorsunuz: “Gerçekten virüslerle konuşabilseydim, neler sorardım? Neler konuşurduk? Yaptıklarına üzülürler miydi?” Tabii bunları hayal etmemizde kitabı resimleyen Huban Korman’ın da büyük payı var. Cavid’e kattığı mimikler ve nokta atışı çizimleriyle işimizi epey kolaylaştırıyor.

Ayrıca bu gezegene ya da en iyi ihtimalle bu ülkeye ait olmadığından emin olduğumuz COVID19, namı diğer Cavid, dilimizi doğru düzgün konuşamıyor. Hatta kendi adının bile nasıl telaffuz edildiğinden bihaber! Devrik cümleleri ve ancak Türkçe bilmeyen bir kişinin yapabileceği bazı gramer hataları/ eksiklikleriyle Ali’yle iletişim kurmaya çalışan Cavid’in her konuşması tıpkı kendi gibi dağınık bir yazı tipiyle yazılıyor. İncelikle düşünülmüş bu detaylar kitabın özenle hazırlandığını göstermesinin yanı sıra onu oldukça eğlenceli kılıyor.

YENİ KAVRAMLAR YENİ ALIŞKANLIKLAR

Yetişkinlerin yüzünde yarattığı gülümseme dışında, Ali, Cavid’e Karşı’nın çocuklara bu süreci nasıl anlatmak gerektiğine dair bir yol haritası çizmesi bugünlerde en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri.

Burada özellikle Ali’nin, ailesi ve Dr. Mehmet’le diyaloglarına dikkat çekmek gerekiyor.

Dünyasına çok yabancı olan entübe, PCR, tomografi gibi kavramları kendi çabasıyla anlamaya çalışan bir çocuğa, doyurucu ve gerçekçi cevaplar verilmesinin nasıl iyi sonuçlar yaratacağını gösteriyor. Maske kullanımı, el yıkama gibi “sıkıcı” yeni alışkanlıkların ve öğretmenlerin çevrimiçi dersleri nasıl ilgi çekici hale getirebileceğine dair aralara serpiştirilen öneriler de cabası!

Kitabı bitirdiğimizde, Ali, Cavid’e Karşı için bilimsel danışmanlık yapması nedeniyle, Prof. Dr. Önder Ergönül’e bir teşekkür notu görüyoruz. Bir bulaşıcı hastalıklar uzmanının arka planda verdiği bilgiler, yazarın akıcı diliyle birleştiğinde COVID19 virüsünün gelişimini ve insan vücudunun işleyişini olabilecek en basit ve anlaşılır şekilde anlatan keyifli bir eser ortaya çıkıyor. İrem Uşar’ın attığı tohum, toprağa düşüyor. Güvenle okuyalım, okutalım!

Ali, Cavid’e Karşı / İrem Uşar / Günışığı Kitaplığı / Aralık 2020 / 112s. / 9+