AYM, üç kritik iptal kararı verdi!

Anayasa Mahkemesi (AYM), OHAL döneminde çıkarılan ve sonradan TBMM’den geçerek yasalaşan 3 düzenlemenin iptaline karar verdi. Kayyım atanan belediyelerde aksayan belediye hizmetlerinin başka bir belediye tarafından yapılabileceğine dair düzenlemeyi iptal eden yüksek mahkeme, büyükşehir belediyelerinin toplu taşıma hizmetlerindeki grevlerin Bakanlar Kurulu kararıyla 60 gün süreyle ertelenebilmesine ilişkin düzenlemeyi de anayasaya aykırı buldu. Mahkeme, haklarında terör iltisaklı istihbarat raporu verilenlerin kamu ihalelerinden yasaklanmasına ilişkin düzenlemenin de iptaline hükmetti.

14 Şubat 2020 Cuma, 02:00

OHAL kapsamında düzenlenen bazı KHK’lerin kabulüne ilişkin Kanun, 1 Şubat 2018’de Meclis’te kabul edildi. CHP, yasadaki bazı düzenlemelerin iptali için AYM’ye başvurdu. Yüksek Mahkeme de üç düzenlemenin iptaline karar verdi. Buna göre AYM, büyükşehir belediyelerinin şehir içi toplu taşıma hizmetleri ile bankacılık hizmetlerinde ekonomik veya finansal istikrarı bozucu nitelikte olan grev ve lokavtların Bakanlar Kurulu kararıyla 60 gün süreyle ertelenmesine dair düzenlemenin iptaline karar verdi.

GREV ENGELLENEMEZ

Kararda, bankacılık hizmetleri ile şehir içi toplu taşıma hizmetlerinin, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından kabul edilen toplum için yaşamsal nitelik taşıyan temel kamu hizmetlerinden olmadığı, grevin belli bir seviyede ekonomik ve finansal istikrarı etkilemesinin her zaman mümkün olduğu kaydedildi. Buna karşın başlanmış bir grevin ertelenmesinin, grev hakkının yaşama geçirilmesine engel oluşturacağı ifade edilen kararda, “Demokratik bir toplumda temel hizmet sayılamayacak bir sektörde iktisadi kaygılarla anayasanın tanıdığı grev hakkının sınırlanması kabul edilemez. Bu sınırlama demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmamaktadır” denildi.

YARGI DENETLEYEBİLMELİ

Mahkeme, 7071 sayılı Kanun ile getirilen ve haklarında terör iltisaklı istihbarat raporu bulunanların kamu ihalelerinden yasaklanmasına ilişkin düzenlemenin de iptaline karar verdi. Emniyet ve MİT’in hazırladığı raporların ceza soruşturmasına esas alınabilecek nitelikte bilgi ve belgelere dayanma zorunluluğu olmadığı anlatılan kararda, “Güvenlik kurumlarınca yapılacak değerlendirmenin otomatik sonuç doğurması ile idarelere ve idari işlemi denetleyecek mahkemelere gerçek ve tüzel kişilerin terör örgütleriyle iltisakı yahut irtibatı bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapma yetkisinin verilmemesi, söz konusu bildirimlerin doğruluğunu denetleme ve gerçek duruma göre idari işlem tesis etme imkânını önemli ölçüde sınırlamaktadır” değerlendirmesi yapıldı. Kararda, bunun “çalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik orantısız bir sınırlama getirdiği” savunuldu. 

OBJEKTİF BİR OLGU DEĞİL

Mahkeme, kayyum atanan belediyelerde, aksayan belediye hizmetinin başka bir belediye tarafından yerine getirilebileceğine ilişkin düzenlemeyi ise şu gerekçeyle iptal etti:

“Afet, kitlesel göç ve teröre maruz kalma gibi durumlardan farklı olarak Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası gereğince belediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilmesinin belediye hizmetinin aksamasına neden olacak ve yardım talebi konusunda acil bir karar verilmesini gerektirecek objektif bir olgu olarak kabulü mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla bu durumda belediyenin karar organının kararına gerek duyulmaksızın yardım talebinin karara bağlanması mahalli idarelerin özerkliğine ve yerinden yönetim ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.”