İmam Halil Konakcı'dan Diyanet'e isyan: Daha neyi bekliyoruz?

Cami kürsülerinden hilafet çağrısı yapmasıyla bilinen imam Halil Konakcı, Diyanet İşleri Başkanlığı yönetimine "kendilerine sahip çıkılmadığı" iddiasıyla isyan etti. Konakcı, "Adamlar gırtlağımıza çökmüşler, en son artık 'pornocu' demişler. Daha neyi bekliyoruz? Anamıza avradımıza mı sövsünler!" dedi.

cumhuriyet.com.tr

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun depremzede çocuklara ilişkin, "Evlat edinen ile evlatlık arasında evlenme engeli doğmaz" fetvasının ardından gazeteci Fatih Altaylı, Twitter hesabından “Yahu siz gerçekten sapıksınız anladık da diyanet gibi bir kurumda ne işiniz var. Sapıklar. Gidin porno sektörüne girin" paylaşımı yapmıştı. 

Diyanet İşleri Başkanlığı, bunun üzerine Fatih Altaylı hakkında "Başkanlık ve personeline yönelik çok ağır hakaretlerde bulunduğu" iddiası ile suç duyurusunda bulundu.

Cami imamı Halil Konakcı ise başkanlığın bu adımını yetersiz buldu. Kadınları hedef gösterdiği, hilafet özlemini dile getirdiği açıklamalarıyla sık sık gündeme gelen İmam Konakcı, yeni "sohbet"ini içeren videoda Altaylı'yla ilgili Diyanet'e sitemde bulunarak şöyle dedi: 

"160 bin personelli bir kuruma 'pornocu' diyor herif ya! Terbiyesiz! Bu kadar güzide, kalabalık, devletimizin göz bebeği bir kurumuz. Kurumun amirlerinden de biri çıkıp 'Sen ne diyon ulan!' diyemedi ya! Ben bu kurumun resmi personeliyim. Bu kurumun evladıyım. Benim amirlerim de benim babam gibi olacak, beni koruyacak. Evlatlarını korusana ya! Ufacık bir yazıyla kınama, dava açmakla bırakma. Çık 'Sana lanet ediyorum' de. Salon beyefendisi gibi 'Bize ve kurumumuza yaptığın bu yakıştırmayı geri iade ediyorum' de. Adamlar gırtlağımıza çökmüşler, en son artık 'pornocu' demişler. Daha neyi bekliyoruz? Anamıza avradımıza mı sövsünler!"

Geçen sene yaptığı bir konuşmada kadınları hedef alarak “Kadın erkek eşitliği tamamen yalan. Namazını kıldırt hanımına, başını örttür. Sokaklar kasap dükkânı gibi. Et görmekten içimiz dışımıza çıkıyor” diyen imam Halil Konakcı hakkındaki suç duyurusuna “işleme konulmama” kararı verilmişti. Jet hızıyla alınan kararda, açıklamaların “düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, suç teşkil etmediği” savunulmuştu.